DÜŞÜNCE

Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM
ozsaglam@kibrispostasi.com
Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM

Bir düşünsek!

Yayın Tarihi: 30/03/21 09:00
okuma süresi: 3 dak.
A- A A+

Sabah uyanıp yol alıyorum köye doğru...

Geçmişin sembolünü yaşatmak amaç...

1974 öncesi üzüm bağlarıyla dolu Arçoz’a (Yiğitler) yol alıyorum...

Amaç kendimce hobi amaçlı üretimde bulunmak...

Hırsım yok, toprakla uğraşmak gerçekten iyi geliyor...

Üretime doğallığa dönüş bir bakıma...

Yolda giderken, arabanın radyosunda Anna German söylüyor...

1982 yılında yaşamını yitiren German’ın kulakları okşayan kendine has romans şarkıları...

Nadejda (надежда) diyor Anna German…

Yani Umut…

Umut deyince bir an düşünüyorum. Kendi kendime soruyorum umut var mı ?

Küresel düzeydeki salgın elbette bizleri huzursuz ediyor...

Sorgulatıyor, kimi zaman ise insanlığa dair umutsuzluğa itiyor...

Bol komplo teorisi var, malum !

Ama beni esas umutsuzluğa iten bu da değil...

Hala daha başka bir boyutta ülkemiz...

Başka bir deyişle bir kısım "kanaat önderi", "siyasetçi" ve "sosyal medya şövalyeleri..."

Yerçekimine karşı meydan okuduklarını sanıyorlar...

Dedim ya bir kısım, ama algısal anlamda hegemonya kuruyorlar...

Ama bu hegemonya sadece yerel düzeyde...

Abartarak algı yaratıyorlar...

Gerçeği gizleyerek...

Okumadan yazan bir kısım insan topluluğuyuz...

Nüfusa oranla en çok gazete yayımlanan veya internet gazetesi olan ülkeyiz sanırım...

Muhtevaya dair bir tartışma ve değerlendirme ise yok...

Siyasette de öyle...

Güzel hitap ediyor veya halkla iç içe, cenazeye, düğüne, kulüplerin yemeklerine gidiyor üzerinden siyasetçi değerlendirmesi...

Nepotizm ön planda olunca falancanın evladı muamelesi de var !

Kriterler bu düzeyde.....

Kriterler bu düzeyde olunca da sonuç da böyle oluyor...

Mali disiplinini sağlayamayan, sosyal devlet olmanın gereklerini  yerine getiremeyen, üretimden kopan, tüketim kültürünü içselleştirmiş bir yapı...

Bir dostumun dediği gibi ithalat lobisinin pek muteber temsilcilerinin yerel düzeyde sözüm ona ‘’hegemonya’’ kurma halleri...

Tüm bunları düşünüyorum bahçede uğraşırken...

Ardından gün bitiyor ve eve dönüyorum...

Fazla da germemek gerek diyor insan kendi kendini...

Umutsuzluğa kapılmak yerine derin bir nefes alarak düşünüp yüzleşmek ve üretime odaklanmak en iyisi sanırım.....

Nihayetinde  gece Ömer Faruk Tekbilek’den insan ruhuna hitap eden müziklerle kapanıyor, yine düşünerek...

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM yazıları