DÜŞÜNCE

Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM
ozsaglam@kibrispostasi.com
Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM

Mesele Donbass'tan öteye Karadeniz-Akdeniz-Afrika...

Yayın Tarihi: 19/04/21 07:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Yaklaşık son 3 haftadır Karadeniz’de Rusya ve Ukrayna arasındaki gerilim artmış durumda...

Gerilimin bugünlerde olması bir tesadüf değil elbette,  7 Nisan 2014’te  Donetsk Halk Cumhuriyeti , 27 Nisan 2014’te ise Lugansk Halk Cumhuriyeti kuruldu... Yani gerilim kuruluş yıldönümlerine denk geliyor...

İki de facto cumhuriyet ve Ukrayna merkezi hükümeti açısından Nisan ayı hassas...

Önce Ukrayna merkezi hükümetin iki cumhuriyete yönelik girişimlerde bulundu, ardından Rusya  iki de facto cumhuriyetin sınırına askeri güç konuşlandırdı, Rusya’nın bu tavrı Ukrayna’daki Zelensky yönetimi tarafından tepkiyle karşılandı...

Ardından Zelensky gerek ABD-NATO ve Türkiye nezdinde girişimlerde bulunarak Rusya’ya karşı denge sağlamaya çalıştı...

Zelenksy’nin söylem düzeyinde ABD ve NATO’dan yana desteği sağlamdı...

Ardından Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan ve diğer yetkililerden de istediği siyasi desteği elde etti!

Ancak bu destek siyasal alandan askeri alana ne düzeyde taşınabilir? Soru burada! Türkiye NATO üyesi olması nedeniyle Batı yanlısı Ukrayna yönetimine destek vermek durumunda kalıyor!

Ancak Türkiye aynı zamanda Rusya ile büyük bir ticaret hacmine sahip, ortak enerji projelerine imza atan, S400 füzelerini Rusya’dan satın alan ve Akdeniz’de Rusya’ya nükleer santral inşa ettiren ülke....

Tüm bu veriler Türkiye’nin dış politikada zor bir dönemeçte olduğunu gösteriyor, ama aynı zamanda çok yönlülük nedeniyle de ‘’pazarlık marjının’’ kendiyle ilgili konularda artırma ihtimalini de yaratıyor...

Yazının başında da belirttiğim üzere esas mesele Donbass değil...

Dış aktörler için esas mesele Karadeniz’den Akdeniz’e ve Afrika’ya kadar uzanan jeopolitik derinlik...

ABD’nin Biden yönetimi Rusya’nın Donbass sınırına asker konuşlandırmaya başlamasının ardından ABD’nin savaş gemilerinin boğazlardan geçerek Karadeniz’e gireceğini açıkladı, ancak ardından Biden-Putin diyaloğuyla bu karar uygulanmadı (bilindiği üzere kıyıdaş olmayan ülkelerin savaş gemileri Karadeniz’de 21 günden fazla kalamıyorlar).

ABD’nin kararını niye uygulamadı tartışması devam ederken, Rusya Kerç (Kerch) boğazının donanmayla kapattı ve ardından Akdeniz’deki 2 savaş gemisini de Sivastopol’a gönderdi... Böylece Ukrayna’nın Azak denizindeki sahilleri şu anda Rusya donanması tarafından kuşatılıyor... Ukrayna gemilerinin Mariupol limanında mahsur kalma durumu söz konusu...

Ukrayna’nın Batı yanlısı ve milliyetçi politikalarının Donetsk ve Lugansk’ta ve çevresinde yeniden nüksetmesi Rusya tarafından bu kez daha sert cezalandırılabileceği mesajı veriliyor...

Tüm bunlar olurken, Donetsk ve Lugansk’ta sivil güçlerin de silahlanması devam ediyor...

Öte yandan İngiltere’nin  Mayıs ayı başında bölgeye savaş gemilerini göndereceği haberleri medyaya düşüyor...

Romanya ve Bulgaristan’ın NATO’ya üye olması, Ukrayna’nın ve Gürcistan’ın NATO programlarına katılmaları ve ileride üye olma istekleri, Türkiye ile askeri işbirlikleri Rusya’yı Karadeniz’de oldukça rahatsız ediyor...

Karadeniz’in Batı yakasını Bulgaristan ve Romanya’nın NATO’ya üye olmalarıyla birlikte Batıya  kaptıran Rusya’nın önce Abhazya, daha sonra da Kırım ve Donbass üzerinden doğu ve orta Karadeniz’de kurduğu etkinliğini pekiştirme çabasında olduğunu söylemek mümkündür...

Rusya’nın 2015 yılında yayımladığı Rus Deniz Doktrininde de açıkça Karadeniz (Krasnadar Bölgesi) ve Akdeniz arasında ticaret rotasının güçlendirilmesinden bahsedilmekle birlikte Kızıl Denizde-Afrika kıtasındaki ilişkiler ve Hint okyanusundaki etkinlik alanı da unutulmuyor. Bu bağlamda da Sudan’da Rus deniz üssünün inşa edilmesi ve 25 yıllık bir süre Rusya’nın kullanılması için Sudan hükümetiyle Aralık 2020’de bir anlaşma imzalanıyor...

Rusya’nın Suriye’deki rolü malum, Mısır’daki Sisi yönetimiyle enerji ve ticaret alanındaki ilişkilerinden de daha önceki yazılarımda bahsetmiştim...

Dünya ekonomi politiğinin ve jeopolitiğinin bir bölümüne bu yazımda değinmeye çalıştım...

Sonuç olarak Rusya-Ukrayna gerilimi sadece Donbass’tan ibaret değil bir anlamda jeopolitiğin dünya genelinde yeniden doğuşu anlamına geliyor...

Son 30 yıldır Batının tek başına domine ettiği bölgelerde Çin'den sonra artık Rusya da bir oyuncu olma yolunda adımlar atmaya çalışıyor...

Bulunduğumuz coğrafyada yaşananları daha iyi kavramak bağlamında da büyük resmi iyi okumalıyız diye düşünüyorum...

Bu konular üzerine daha fazla kafa yormakta yarar var sanırım... 

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM yazıları