DÜŞÜNCE

Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM
ozsaglam@kibrispostasi.com
Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM

Birleşmiş Milletlerin işlevsizliği!

Yayın Tarihi: 21/06/22 07:00
okuma süresi: 7 dak.
A- A A+

Uluslararası İlişkiler disiplininin önde gelen temsilcilerinden ABD’li bilim insanı  Richard Falk’un 1999 yılında yayınladığı ‘’Predatory Globalization’’ kitabı 2001 yılında Küre Yayınları tarafından Türkçeye ‘’Yırtıcı Küreselleşme’’ olarak çevrildi. Kitap, Falk’ın eleştirel bakışı ve önermeleriyle dolu... Kitabın bölümlerinden birinin başlığı: ‘’Birleşmiş Milletler’i Islah: Gerekli Fakat İmkansız’’ şeklinde... Kitaba dair detay vermiyorum, meraklı okuyucu dostlara, bulup okumalarını tavsiye ediyorum... Niye böyle bir giriş yaptım diyebilirsiniz... 

Dönelim esas mevuzmuza, başlıktan da anlaşılacağı üzere Birleşmiş Milletler’in (BM) işlevi üzerine biraz kafa yormakta yarar var sanırım...

BM 1945 yılında dünya barışını korumak amacıyla işlevini yitirmiş olan Milletler Cemiyeti’nin yerine kurulmuştur...

Soğuk Savaş döneminde ABD-Sovyetler Birliği arasındaki ideolojik-jeopolitik rekabet nedeniyle BM Güvenlik Konseyi sürekli bloke olan ve karar üretemeyen bir organ haline gelmişti... Ancak yine de denge politikası bağlamında BM bir bakıma işlevini bir yere kadar sürdürüyordu... Özellikle 3.Dünya olarak tanımlanan ülkeler UNCTAD ve benzeri alt kurumlar üzerinden çıkarlarını maksimize etmeye çalışıyorlardı!

 Soğuk Savaş sonrası Kosova Savaşıyla birlikte uluslararası sistem 2.Dünya Savaşı öncesini  andıran bir döneme dönüşüyordu...

Çok kutuplu dünya sistemine doğru bir adım bağlamında Rusya ve Çin, ABD’nin BM kararı olmaksızın NATO güçleriyle Belgrad’ı bombalmasına tepki veriyorlardı ve Sırbistan’ın toprak bütünlüğüne vurgu yapıyorlardı...

Sonuçta ABD-NATO politikası kazandı ve Kosova sınırlı tanınan bir devlet olarak uluslararası ilişkiler sistemine 2008’de ilan ettiği bağımsızlıkla girmiş oldu.  BM Güvenlik Konseyi’nin kararı ve yapısı (Rusya ve Çin’in vetoları) nedeniyle Kosova BM’ye üye olamadı, ancak 112 devlet tarafından tanındı ve bölgesel örgütlenmelerle ilişkiler kurdu (UEFA’ya da üye oldu)....

NATO 1997 Madrid zirvesinde alınan kararlar çerçevesinde Doğu Avrupa’ya doğru genişlerken küresel düzlemde de askeri müdahalelere yoğunlaşıyordu! Rusya ise buna tepki olarak Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü ve Avrasya Ekonomik Birliği üzerinden yakın çevresinde etkinliğini artırıyordu...

Kosova olayını takiben BM kararı olmaksızın ABD öncülüğünde koalisyon güçleri Irak’a askeri operasyon düzenlediler ve Saddam iktidardan uzaklaştırılarak idam edildi.... 

Öte yandan 2008 Ağustos ayında Gürcistan askeri kuvvetlerinin Güney Osetya’ya saldırısı ve ardından Rusya’nın tepki vermesi neticesinde Rusya askeri varlığını  Abhazya ve Güney Osetya’ya yerleştirerek Karadeniz’de ve Kafkaslarda jeopolitik bir avanataj sağlıyordu... Her iki cumhuriyet  Rusya tarafından tanınınırken, bu tanınmayı takiben 4 devlet tarafından daha tanındılar ve tanımayan devletlerin kurumlarıyla dahi sınırlı da olsa ilişkileri geliştirmeye başladılar... Gürcistan-Abhazya ve G.Osetya arasındaki ilişkilerde bir yumuşama olsa da uyuşmazlık çözümsüz bir şekilde önümüzde durmakta...

Abhazya ve G.Osetya mevzularının ardından sözde Arap Baharına tanıklık etti dünya... BM kararları bir tarafa bırakılarak Libya’da sözde Arap Baharı uygulamaları devam etti... Fransa ve ABD öncülüğünde NATO’ya üye ülkeler Libya’da bir kargaşaya ve iç savaşa yol açtılar... İstedikleri oldu ve Kaddafi iktidardan uzaklıştırlarak öldürüldü! Siyasal İslam Libya’da boy gösterdi! Sorunlar bitmedi Rusya Libya’ya ilişkin ilgisini devam ettirdi... Libya üzerinde de jeopolitik-ekonomik mücadele devam ediyor... BM’nin etksizliği de gözden kaçmıyor! Libya’ya ilişkin kurumları kilitlenen, çalışmayan bir BM var!

2013 yılında Ukrayna’da başlayan ayaklanma neticesinde Devlet Başkanı Yanukoviç Şubat 2014’te ülkeyi terk etmek zorunda kaldı...

2014 Baharında Donetsk ve Lugansk Ukrayna’dan bağımsızlıklarını ilan ettiler... Ardından Kırım düzenlenen referandumla Rusya’ya katıldı...

BM’nin bu konularda yine işlevi-rolü yok...

Donetsk ve Lugansk’ta sorunun çözülmesi için devreye Fransa ve Rusya öncülüğünde AGİT oluyordu...

Gelelim 2022’ye... Ukrayna üzerinde BM Güvenlik Konseyi daimi üyleri jeopolitik bir rekabete giriyorlar... Ukrayna yönetimi otoriterleşen Lugansk ve Donetsk’e ilişkin imzalanan Minsk Anlaşmasına uymamayla ve neo-nazi gruplara desteğiyle Rusya'nın artan tepkisiyle karşılaşıyor ve  Rusya Ukrayna’ya bir askeri operasyon düzenliyor... Rusya daimi üye olması nedeniyle Ukrayna'ya askeri operasyon yaparken BM nezdinde bir sıkıntı yaşamıyor, (yaptırım kararı BM çatısı altında alınamıyor Rusya'nın BM Güvenlik Konseyindeki vetosundan dolayı, ancak ABD liderliğinde ve AB çerçevesinde yaptırımlar yaşama geçiriliyor, yaptırımlardan kimin daha çok zarar ettiği de ayro bir konu!)

ABD öncülüğünde Batılı kurumlar (NATO) ve ülkeler Ukrayna yönetimine  askeri ve finansal anlamda destek veriyorlar... BM’nin bu hususta da etkin bir rolünün olması imkansız...

BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi Rusya’nın Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Sırbistan’a diplomatik bir ziyaret gerçekleştireceği sırada Karadağ (Montenegro), Bulgaristan ve Romanya hava sahalarını Sırbistan’a kapatıyorlar ve ziyaret gerçekleşemiyor...  Dikkat edin BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi devletin Dış İşleri Bakanının ziyareti engelleniyor..... Bu sırada daimi üyeler arasındaki savaş da devam ediyor!

Yakın tarihimizden günümüze kadar olan uluslararası ilişkiler sistemi içerisinde meydana gelen olayları-savaşları ve BM’nin işlevsizliğini sizlere özetlemeye çalıştım... Orta ve Doğu Afrika'da olanlara hiç değinmedim bile!

Küresel Güvenlik ve Barış çerçevesinde hükümetler arası bir ilişki biçimine sahip BM’nin yapısına ve işlevine ilişkin yeniden düşünmemiz gerekiyor...

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM yazıları