Sağda işbirliği
Ahmet Yönlüer'i, Din İşleri Başkanlığı esnasından tanıdım.
Önceden sadece adını biliyordum.
İstanbul'daki İslâm Konferansı'nda, zaman zaman tartışarak, iyi bir ekip olmuştuk.
Dönüşte uçakta anlattığı fıkraları da unutmadım.
İşin doğrusu, o günkü Ahmet ile kavga da edilir ama iş de yapılırdı.
Sonradan, hiç üstüne elzem olmayan işlere kalkıştı, iki camii arasında beynamaza döndü.
Eski partisi ile arası açıldı, yenisi ile yıldızı barışamadı, kendi kurduğu da hayır edemedi ki edemezdi; Bu günlere geldik. Aslında Din İşleri Başkanlığı'na yani müftülüğe yazık etti
Orası tam yeriydi
Geçen gün Facebook'ta şakalaşırken, "bizi bıraksaydılar neler yapardık ama koymadılar ki Nazım'ım " gibi bir mesaj attı bana
İstanbul'daki konferansı kastediyordu!
Gerçekten de altını üstüne getirmiştik.
İki deli bir olunca diye bir darb-ı mesel var ya?
"Bizi istemediler napalım?" deyip geçtim ama "biz de rahat durmadık ki be Ahmet" diyemedim
Dün, yağmur fırtına...
Ben gene Karpaz yollarında
Be aşkın esbab-ı mucibesini de yakında yazacağım
Yoksa millet Allah bilir neler yakıştırır! Arabanın camlarını kapamışım
Yağmur kırbaç gibi şaklıyor ön camda
Yolda bazen küçücük, bazen kocaman gölcükler
Radyo'da Ahmet Yönlüer'in sesi
Gürül gürül gürlüyor gene
Bütün sağı, DP çatısı altında toplanmaya çağırıyor
Yılbaşı gecesi, Serdar Denktaş'la konuştuklarımızı hatırladım, Ahmet'i dinleyince
Onunla dostluğumun çok daha eskiye dayandığını, okur biliyor
Benimle paylaştığı şeylerin değerini hep verdiğimi de herhalde kendisi de kabul eder
Serdar, bence Kıbrıs siyasetinde hep olması gereken bir figürdür.
Soyadından dolayı değil, liberal fikirlerinden ve yurtseverliğinden ötürü
Soyadı, ailesinin çok uzun yıllar taşıyacağı bir onurdur elbette ama rahmetli ağabeyinin söylediği bir lâf vardı ki tarihi değerdedir: "Kıbrıs'ın küçücük siyaset sahnesi, iki Denktaş'a dar gelir "
Baba bana alınmasın
Yönlüer, "Ölüsü %10 alan DP" diyor ve ötekilerin tümünün baraj sorunu olduğunu söyleyip, birleşilecek adresi gösteriyor.
Ahmet, bence de haklıdır ama Denktaşofobia'yı ne yapalım?
Bu aşureden, en az beş tane parti başkanlığı hırsı ve talebi olan, hiç değilse, üç tane Dışişleri Bakanlığı talep eden değerli dostumuz çıkar ki, bunların etini ayni tencerede kaynatmak mümkün müdür?
Doğrusu bilemem
Bir de Türkiye ile daha doğrusu AK Parti ile ilişkiler meselesi var ki Yönlüer benden iyi biliyor
Siyaset, özünde düşünce ve inançla yapılan bir iştir
Bizdeki esnaf takımını bir yana bırakın, insanlar genellikle siyasetle uğraşmaktan zarara uğrarlar!
Maddi, manevi
Çocuklarınızı, eşinizi ihmal eder, refah düzeyinizin aşağa çekilmesine katlanır, bir dostumun deyişiyle "deli guvvatı" ile , kapı kapı koşturursunuz.
Ama en sonunda siyaset, oldukça egoist, subjektif, bazen da gereğinden fazla duygusal bir iştir de
Ahmet Yönlüer'in çağrısı, bu noktada sorulara yol açıyor
Evet, gerçekten de ÖRP'nin geleceği yoktur
Avcı'nın ayakları yere basmalı
Yönlüer'in HİS'inin hiçbir şansı yoktur, evet
O zaten "Boyumun ölçüsünü aldım" diyor
Tahsin Ertuğruloğlu'nun kuracağını açıkladığı partinin de bunlardan farkı olacağını sanmaması lâzım
Konuk'un Çınar Partisi'ini, Hasipoğlu'nun adını unuttuğum partisini, İrsen Küçük'ün TAP partisini, Enver Emin'in gene adı şanı kalmamış partisni hatırlarsa, benzer maceraların takipçilerinin vardığı yer, kendisine iyi bir kılavuz olabilir.
Ahmet Yönlüer haklıdır
DP'nin bile örgütünü benim beğenmediğimi bilen bilir ama ortada örgüt olarak bir tek onlar var
Ancak
Tahsin Ertuğruloğlu veya Turgay Avcı'nın, Serdar'ın başkanlığını kabul etmelerini istemektense, dinlerini değiştirmelerini talep etmek, herhalde daha az fenalarına gider
Onun da kendi kurduğu ve tek başına %10 oy çıkardığı örgütü, berikilere teslim etmesini, herhalde bekleyemezsiniz
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.