İki Kıbrıslı Sadrazam

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.58

7.65

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

İki Kıbrıslı Sadrazam

Bu yazı, bir okurumun, isteği üzerine yayınlanıyor…

Osmanlı'dan adayı devralmaya gelen ilk İngiliz vali Sir Garnet Wolsley, Londra'ya gönderdiği bir raporda, " Bu Türkler'in yönetimi, şaşılacak kadar insancıl ve İsviçre gibi demokratiktir" der. Kıbrıslırumlar'ın iddialarının tam aksini öne süren bu rapordaki görüş, 1930'larda adada vali olarak bulunan, Britanya hariciyesinin en önemli birkaç diplomatından biri olan Sir Ronald Storss tarafından da doğrulanır. Storrs, anılarında "Osmanlı yönetimi, son derecede demokratikti ama gene de bir kâfir yönetimi idi" benzeri bir cümle kullanır. Tabii hazretin hristiyan olduğunu unutmayalım ki "kâfir" nitelemesi, kafamızı bozmasın. Ve şunu da ekleyelim ki Storss, bilinen ünlü Elenofil'lerden de biridir.

Storss, anılarının bir başka yerinde, adadaki kendi yönetimlerini eleştirirken, "şunu bunu yaptık amma" der, "unutmayın ki bir daha bu adanın Piroi köyünden ya da geriye kalan diğer 670 köyünün herhangi birinden, bir imparatorluk başvekili de çıkamaz! Bu adamlar, bizi nasıl benimsesin?" der. Storss haklı... 19.yy iki Osmanlı sadrazamı hediye etmiştir Kıbrıs'a... Pirioi'li Mehmet Kâmil Paşa ile Fasula'lı Mehmet Emin Paşa...

Madem ki lâf onlardan açıldı, hadi haklarında uydurulmuş birkaç da fıkra anlatayım:

Bir defasında, "büyük kabine" kurulmasına karar verilmiş. Padişah defalarca sadrazamlık yapmış Mehmet Emin Paşa ile Kâmil Paşa'ya, bakan olarak görev vermiş. Biri İçişleri, öteki de Dışişleri... Bunlar, Trakya'da bir manevra esnasında, çadırda bakanlar kurulu topluyorlar. Masanın başında sadrazam oturuyor, sağında biri; solunda öteki. Toplantının en civcivli anında, bir inek başını çadırdan içeri sokup, "mööööö" diye bönürmeye başlıyor. Öteki vekiller sus pus ama bizim Kıbrıslılar gülmeye başlıyorlar zira sadrazamın halk arasındaki lâkabı, "Öküz"! Mehmet Emin Paşa, sadrazama soruyor:

  • Muhterem hemşireniz ne buyurdular paşa hazretleri? Sadrazam durur mu? Cevap, işte tarihe geçti:

  • Hiç... Soruyor, iki Kıbrıs eşeği arasında ne işin var?

Bu olay olmuş mu yakıştırılmış mı bilemem ama o esnada İzmir valisi olan Kâmil Paşa ile şair Eşref arasındaki şu mesele, gerçek:

Paşa tatil için adaya gelmeye karar vermiş. Kıbrıs'ın yabancısı olmayan, ikinci eşi de zaten Kıbrıslı olan Eşref'i çağırtmış, adadan bir isteği olup olmadığını sormuş. O da bir eşek istemiş. Paşa "tamam" deyip, bunu göndermiş. Tatilini yapıp geri döndüğünde, rıhtımda bekleyenler arasında Eşref de baş köşede. Ne var ki paşa bunun isteğini unutmuş. Makam arabasında tam rıhtımdan ayrılacağı sırada, bir kenarda bekleyen şairi gören Kâmil Paşa, arabayı durdurup, el ederek Eşref'i yanına çağırmış.

  • Eşref, demiş; senin eşeği getirmeyi unuttum... Şair cevap vermiş:

  • Birşey değil devletlüm. Sen geldin ya!

Bunlar şimdi nerden aklıma geldi? Kâmil Paşa'nın bir resminden. 1913'te hisar üstünde çekilmiş. Arkasında da müftü Ziyai Efendi... Paşa o sırada 83 yaşındadır. Şu duruşa bakın!

Alttaki resim ise 1910 yılında Britanya ve Hindistan İmparatoru Kral V. George'un karaliyet yatında, Port Said'te çekildi. Kral, Hindistan'da taç giymeye gidiyordu ve Port Said'te yatını durdurup, Kâmil Paşa'yı bekledi. Görüşmek için... Paşa, kraliçe ile oturuyor. Arkasında kral ve Osmanlı veliahtı, ayakta duruyor. Koltuğu tutan, İngiltere kralıdır. Onun yanındaki fesli, Mısır Hidivi... Onun da yanındaki Osmanlı veliahtı... O kılıçlı da ünlü Lord Kitchiner'dir... Britanya Savaş Bakanı idi ilk harpte... Teğmenliğinde de Kıbrıs'ın kadastro çalışmasını yapmış, uzun bir süre Lefkoşa'da Karababa Türbesi'nin yanında, şimdi mevzi olan bir evde yaşamıştı... Paşa oturuyor, bunların tümü ayakta...

Kemal Tahir'in roman kahramanlarından birinin ağzına bu meseleyi versek, "Bunlar nasıl bir adamlar?" der, yanıtı da kendi verirdi: "Bunlar böyle bir adamlar!"

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.