loading
27 Mayıs, Çarşamba
£

8.25

7.40

$

6.78

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Osmanlı'nın Kıbrıs anlaşmaları…

Yeni padişah olmuş ll.Abdülhamit, 1877 yılında Dinyeper nehri boyunca kaybedilmiş birkaç kaleyi ele geçirmek için bir harekat başlatır. Savaş, bir felâkete döner. Rus orduları önce Romanya'yı, sonra da Bulgaristan'ı baştan aşağı işgal edip, Yeşilköy'de İstanbul kapılarına dayanır. Saray, Rus topçusunun menziline girer.

Başta İngiltere, herkesi ilgilendiren bir sorundur bu… Büyük devletler Berlin'de bir konferans düzenlerler. İngiltere, o konferansa gitmeden önce, Kıbrıs'ın kontrolünü ele almak istemektedir. İstanbul büyükelçisi Layard, bu amaçla görevlendirilir. En geç 26 Mayıs gününe kadar, padişahın ikna edilmesi istenir.

Layard, olumlu yanıtı tam da ayın 26. günü alır. Anlaşma, 27 Mayıs gecesi saat 20.00'de Sultanın da kabul ettiği, iki maddeden ibarettir:

Birinci maddeye göre Rusya , Kars, Ardahan ve Batum'u veya bunlardan birini elinde tutup, sultanın Asya'daki topraklarına tecavüz etmeğe kalkıştığı takdirde , İngiltere Osmanlı Devletine yardım edecek, buna karşılık, sultan da hristiyan tebaalarına ek haklar tanıyacak ve Kıbrıs adası yükümlülüklerini yerine getirmesi için,üs olarak kullanılmak üzere, İngiltere'ye devredilecektir. Ikinci maddeye göreyse, bu anlaşma bir ay içerisinde karşılıklı olarak tastik ve teati edilecektir.

***

4 Haziran günü, yukarıdaki anlaşma metni Layard ve Saffet Paşa tarafından imzalanarak, resmen yürürlüğe girer. Adanın de jure egemenliği Osmanlı'da kaldığı için, 1 Temmuz 1878 günü yine büyükelçi ve baş vezir Saffet Paşa arasında imzalanan bir Ek Anlaşma ile, adadaki İngiliz yönetiminin koşullarının belirlenir:

1- Adada bir Şeriye mahkemesi bulunacak ve müslüman ahalinin şeriata ilişkin davalarına bakacaktır.

2- Adadaki evkafın yönetimi için, İstanbul'daki Evkaf Nezareti bir yönetici atayacak ve bu yönetici İngiliz idaresinin de atayacağı bir diğer yönetici ile işbirliği halinde, adanın müslüman evkafını yönetecektir.

3- İngiltere devleti ada gelirlerinden yönetim masraflarını düştükten sonra, geriye kalan miktarı Osmanlı maliyesine her yıl ödeyecektir. Bu miktarın hesaplanmasın da son beş yılın ortalaması esas alınacak ve adadaki padişaha (emlak-i emiriye) veya devlete ait (emlak-i hümayun) gelirleri bu hesabın dışında tutulacaktır.

4- Gerek Osmanlı Devleti ve gerekse sultanın kendisi adada bulunan mallarını serbestçe kiralayıp, satabileceklerdir ve bunların gelirleri ada gelirleri arasında sayılmayacaktır.

5- İngiltere Devleti, genel çıkarlar için adada ıslahat yapmak üzere gerekli gördüğü istimlakleri yapabilecektir.

6 - Rusya, Kars ve Ermenistan'da son savaşta ele geçirdiği yerleri Osmanlı devletine geri verdiği zaman, İngiltere devleti de Kıbrıs adasını boşaltacak ve 4 Haziran anlaşması yürürlükten kalkacaktır.

1912'den itibaren İngiliz, tarımsal üretim ve vergi miktarının düşüklüğünü bahane edip, 5.maddeye dayanarak, ekilip biçilmeyen vakıf arazilerini devletleştirerek, kişilere dağıtmaya ve tapu vermeye girişir. Böyle bir hakkı var mıdır? 5.maddeye göre vardır. Ahkâm ül Evkaf'a göreyse yoktur ama Ahkâm mı dinlenecek?

Bu meyanda Afendrika, Mevlevi Çiftliği, Morphou ve Pedre Çiftlikleri ve Maraş'taki bir takım arazi v.s.; kamulaştırılarak, kişilere dağıtılır. Bu esnada, ayni andlaşmanın 2. maddesine uygun olarak Evkaf'ı yönetmekte olan, İstanbul'daki Şeyhülislamlık'ın atadığı Evkaf Murahhası Musa İrfan Efendi ile sömürge yönetiminin işbirlikleri, gözleri yaşartacak boyutlardadır.

***

1914'te İngiltere adayı ilhak eder. 1922'de, Lozan'da mesele tekrar gündeme gelir. Lozan'ın Kıbrıs ile ilgili maddeleri, 16, 20 ve 21. maddelerdir:

Madde 16 :Türkiye işbu muahadede açıklıkla belirtilen sınırlar dışında bulunan bilcümle arazi üzerinde ve bu araziye bağlı kezalik işbu muahade ile üzerlerinde kendi hakimiyet hakkı tanınmış olan adalardan gayrı cezireler (adalar N.B.) üzerinde - ki bu arazi ve cezirelerin mukadderatı ilgililer tarafından tayin edilmiş veya edilecektir- her ne mahiyette olursa olsun, haiz olduğu bütün hukuk ve müstenidatından, feragat ettiğini beyan eyler.

Madde 20 : Türkiye hükümeti,Kıbrıs'ın Britanya hükümeti tarafından, 5 Kasım 1914'de ilan olunan ilhakını tanıdığını,beyan eyler.

21. madde, vatandaşlık hakları ile ilgili olup, konuyla alakalı değildir. Böylece Lozan'da yeni kurulmuş olan TC, Osmanlı'dan doğan Kıbrıs'la ilgili bütün haklarından vazgeçtiğini beyan ederken, bu arada adada gerçekleştirilmiş idari tasarrufların tümüne de uluslararası bir konferansta, yasallık kazandırmış olur.

Devam edeceğim…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.