Benim vatanım neresidir?

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.51

7.66

$

6.76

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Benim vatanım neresidir?

Bir okur soruyor:

"Vatan neresidir? Lefke midir vatan, sence? Kıbrıs mı? Dünya mı?"

Göçebe bir kültürden gelip de "vatan" gibi yerleşikliğin sembolü olan bir kavramla yüzyüze gelen bir toplum; elbette ki sıkıntıya düşer. Kimisi tutar, yüzyıllarca dolaşılmış olan dünyanın tümünü "vatanı" ilan eder, Erkan Arıklı gibi; kimisi kelimenin Arapça'daki özüne döner "vatan"ını evinden ibaret bir çadır gibi gördüğünü beyan eder. Mustafa Kemal'in Ankara yolunda o köylüye sorduğu soruya aldığı yanıt gibi, "Benim vatanım tarlamın sınırında başlar"a kadar, gider bu iş! Bu, üretilmiş, göreceli bir kavram!

Erkan son makaleme Azerbaycan'dan gönderdiği yorumda, "Kıbrıs'a dönünce önemli açıklamalarım olacak" diyor! Aman, gelsin! Açıklamalarını da yapsın! Yalnız yapacağı açıklamalar, kafadarı Atalay'ınkiler gibi sonradan belgesel olarak yalanlanamayacak kalitede olsun! "Vatanı"nın Türkmenistan bölümüne girebilirse, Türkmenbaşı'na bir selam da bizden söylemezse, hatırım kalır!

"Vatan", patrié anlamında, Namık Kemal'in Mısırlı Tahtavî'den, onun da Renan'dan alıp uyarladıkları bir kavram! Aylardır yazıp duruyoruz, Namık Kemal'den önce bu kelime Türkçe'ye Arapça'dan girmiş, "çadır/ev" anlamında bir lâkırdı idi... Ulusçuluk düşüncesi, Fransız İhtilâli ile ortaya çıkıp da dünyayı sardıktan 150 yıl sonra Osmanlı imparatorluğuna gelmiş, Balkan Harbi kaybedilene kadar da yasaklı bir düşünce idi! Namık Kemal Kıbrıs'a niçin sürüldü? "Vatan yahut Silistre" diye bir oyun yazdığı, yâni ulusçu olduğu ve ulusçu bir "vatan" önerdiği için değil mi? Yusuf Akçura, Hüseyinzade Ali, Ahmet Agayef, İsmail Gaspıralı ve şimdi aklıma gelmeyen niceleri, ulusçu oldukları için "Tatarlar" diye aşağılanmadılar mı onyıllarca? Erkan'ın çok iyi bilmesi gereken Kars Şuralar Hükümeti kurucusu ve başkanı İbrahim Cihangir, Edirne'ye ilk giren gönüllü birliğinin komutanı ( Balkan Harbi'nde, Enver girmedi Edirne'ye ilk olarak, Cihangir'e ait gizlenen bir şereftir bu!) hayatını neden Kars Hali'nde belediye memuru olarak tüketti, sanıyorsunuz? Herkes Rauf Bey kadar şanslı değil ki?

"Vatan", ulusçuluğun pratikte üzerine bina edildiği ideolojik sacayağının bir koludur. Diğer ikisi de ulus, ve efsanelerle dolu ortak tarih tezidir. Her üçü de creativdirler! Yani yaratılmış! Karslı Erkan Arıklı'ya göre "vatan", "Adriyatik'ten Cin Seddi'ne kadardır" herhalde... Belki de Karslı bir Kürd'e göre, Kürdistan'dır; bir Terekeme'ye göre Kars Şuralar Cumhuriyeti toprağıdır, bir Azeri'ye göre Azerbaycan'ın tümüdür sadece, bir Ermeni'ye göre, Ermenistan; bir Karslı Türkmen'e göreyse, Anadolu!

Ama öte yandan, son hafta içinde basından öğrendiğimize göre, örneğin Atatürk'ün kurduğu anlı şanlı partinin lideri Baykal efendinin muhterem kerimelerine göre vatan, "ABD" imiş... Gidip yemin ederek, ABD vatandaşı olmuş, hazretin kızı! O yeminin nasıl olduğunu, bilmeyen yok! Şimdiki başbakanın çocuklarının da ABD'de okuduğuna bakarsak, eski başbakan Çiller ve onun çocukları gibi, sayın Erdoğan'ın çocuklarının da o pasaportu almayacaklarını ummak için, akıldan yoksun olmak gerekmez mi? Bizim burada acaba kaç adet devletlü, muhterem refikasını doğum yapmak üzere İngiltere'ye gönderdi vakti zamanında ve kaçının "evlâd-ı ayali" British Subject? Kaç tanesi TC üniversitelerinde YÖS'ten Tıp/mıp kazanmış? Hangi devletlümüzün "British Subject" danışmanı var? Bildiklerimden başlayayım mı, saymaya? Onların "vatan"ı neresi? "Brititanya'dan Çin Seddi'ne mi?" Yoksa, "Britanya'dan Hong-Kong'a mı?"

Geçen aylardan birinde, Türk basınında bazı anketler yayınlanmıştı... Her yüz genç Türkiyeli'den 80i, "yurtdışı"na göç etmeyi planlıyormuş! (Milliyet- 28.4.2003) E, nerde "vatan"? Almaya'da mı, Belçika'da mı? Yoksa bütün televole ünlülerinin gidip birer ev alarak, aynen bizin devletlüler gibi karıları çocuklarını doğuracağında kapağı attıkları, Miami'de mi? Ya bizim "Londralılar" acaba "bizim ondaaaa" (son hece, yani "a"lar, do, sol, fa makamında söylenecektir) derken, hangi "vatan"dan söz ediyorlar? Kıbrıs'tan mı, Erkan'ın "vatan"ından mı, yoksa Türkçe bilmeyen çocuklarının, kendilerine birer İngilizce lâkap uydurup, okullarında okudukları, sağlık sisteminden yararlandıkları ve asla ve de kat'a ayrılmayı düşünmedikleri; Londra'dan mı? Ya Avustralya'lılarımızla Kanadalı'larımız? Onların nerede bu "vatan"ları? Ve Arıklı neden o Türkler'in haklarını da savunmuyor? Dünyayı fethetmek lâzım, dünyayı...Nedir o "Adriyatik'ten Çin Seddi'ne"? Hedef, eksik!

Görüldüğü gibi bu son derecede subjektif ve bir o kadar da kişisel bir kavramdır.

Arıklı'dan geçerek o okurun sorusunu yanıtlamak gerekirse:

Ülkelerin, sınırlarına karakollar kurup; gelen geçenden pasaport istemeleri, tarihin çok yeni bir döneminin işidir. Ulus devletler kurulduktan sonra, burjuvazinin iç pazarda egemenlik tekelini eline almak isteğinin bir ürünüdür, bu uygulama. Ondan önce büyük salgın dönemlerinde, sınırlarda belirli bir süre karantina uygulanmasının haricinde, böyle bir usul yoktu. Mareşal Moltke'nin Türkiye anılarını okursak, Osmanlı İmparatorluğu'nun Abdülmecit (sondan beşinci padişahtır) döneminde bile böyle sınırda pasaport istemek gibi bir uygulamasının olmadığını görürüz! Dolayısıyla, belirli sınırlar içinde, adı konmuş bir "vatan" kavramı, bize Namık Kemal ile birlikte gelip, 1912'de Balkan Savaşı yitirilip, Libya ve imparatorluğun ikinci büyük şehri Selânik de elden çıkınca egemen olmuştur. Ondan önce Türk zihninde de bir "ulus devlet"in çizilmiş (yani insan eli ile yaratılmış) sınırlar içinde bir "vatan" kavramı yoktu! Zaten "Patriotizm" yani vatanseverlik düşüncesi de Fransız İhtilâli sonrasında Ernest Renan'ın ortaya attığı bir düşüncedir! Almanya'da Herder ve Leopold von Ranke, İtalya'da Garibaldi ve takipçileri, Arap dünyasında Tahtavi ve doğuda Afgani, Osmanlı toprağında, önceleri gayri müslim azınlıkları etkilemiş, en sonunda da Namık Kemal tarafından benimsenip geliştirilmiştir. Ama Namık Kemal bile "vatan" derken nereyi tarif ettiğini kendisi de bilmemektedir. Bu konuyu daha önce yazdım, tekrarlamıyayım!

Bu bakımdan sevgili okurum, ben "vatan" kavramının tutsağı değilim! Kıbrıs benim evimdir... Dünya da vatanım... Uzaya gidebilseydik, vatanım evrendir derdim! Sonuçta, milyonun bilmem kaçıncı dereceden üstü kadar karbon, azot, oksijen, hidrojen atomu ile bir miktar klor, calsiyum, potasyum şu bu serbest iyonunun, uygun bir biçimde bir araya gelmesiyle ortaya çıkmış, evrendeki sayısız maddeden biri olduğumu; ezelden beri var olduğumu ve ebede kadar da var olacağımı biliyorum! Bu atomik kombinasyonun, varlığının, şimdilik bizim zihin dediğimiz kendi ürettiği verilere değil; kendinin dışında henüz tümünü çözemediği doğa yasalarına bağlı olduğunu biliyorum!O yasaları bu kombinasyonun değil; yasaların onu belirlediğini biliyorum. Ve varlığımın bu geçici aşamasında, bir takım aptallıkların beni mutsuz etmesine isyan ediyorum... Ben dünyalıyım ve cinsim de insanlıktır!

Arıklı'dan farkım, ben kimsenin tepesine binmek niyetinde değilim... Elimde olmayan ve hiç de bana bağlı olmayan bir biçimde içine doğduğum, mensubu bulunduğumu iddia ettiğim bir ulustan gelmekten dolayı, ayrıcalık ve başkaları üzerinde egemenlik hakkı değil, eşitlik talep ediyorum!

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.