Yarın seçimi kim kazanır?

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.51

7.66

$

6.76

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Yarın seçimi kim kazanır?

1971 seçiminden beri, ilk kez bir seçim kampanyasını evde geçirdim… Çünkü hayatımda bu kadar "apolitik" bir seçim, yaşamadım. Hiç heyecanlanmadım, umurum da olmadı! Hadi hükümet tamam, icraattadır, kendini savunacak ama muhalefetin de alternatif "düşünce" (slogan değil) üretmeden boş boş konuştuğu böyle bir kampanya hiç yaşamadıydım. Aekadaş "bıyıklı" bilmem ne diye adama sövüyor, öte yandan da seçim broşürünün kapağına, "üfür da tebzersin" diye bıyıklının sloganını yazıyor… Bir slogancık olsun uydursaydın evlâdım da o lâfı kendi söylerse işe yarar… Diyecem, alınacak da çocuklar…

Gene de bazı adaylar , "Abi ne olur?" diye görüş sormaya lütfettiler! Telefonda söylediklerimizi buradan da yazalım da pazartesi konuşacaklarımız, afaki kaçmasın…

Yarın seçimi kim kazanır?

Örgütü olan, kazanır…

"Örgütümüz var abi! Her ilçede beş kişinin adını yazdık, YSK'ya verdik! Aha örgüt…"

"Çağ değişti abi, internet var!"

"Televizyonda ortalığı daradım abi, korkma!"

Ben ne korkayım evlâdım? Aday olup candan bezen sensin… Sen kork ama örgüt deyince, adını alt alta yazdığın bir listeden bahsetmiyoruz! Ne demek mi istiyorum? Şunu:

Eskilerin deyimi ile "Her seçim dairesinde" yani her sandık alanında örgütü olan, kazanır… Olmayan bu akşamdan bir bardak suyunu içsin de öyle yatsın istiareye… Boşuna hallenmesin… Ne kendini ne de milleti gofa getirmesin…

Her sandık kurulunda, bir resmi bir de parti gözlemcisi olmak üzere iki temsilcisi olan, kazanır! Bir kaç yüz tane adamı bulup da görevlendirecek hali olmayan, "iyi saatlerde olsunlar"dan, boşuna himmet beklemesin da olmaz!

Mahalledeki hasta, güçsüz ya da düpedüz kapris yapmakta olan Ayşe teyze ile Hakkı dayı'yı sandığa kimin götüreceğini, her sandık için bugünden bilmekte olan örgütü bulunan kazanır, olmayana temiz hava kalır…

Her sandığın yasal çevresinde gelene "hoş geldin", gidene "güle güle" diyecek bir ekibi olan, kazanır… Gelip geçene çocuğunu öldürmüş gibi bakanlar, nal toplar!

Sandık başındaki görevlileri, görevli oldukları sandıkta oy kullanacak seçmenin kime oy vereceğini doğru tahmin edecek kadar bu işle ilgili olanlar, kazanır… Olmayanlar, daha bu akşamdan "satıldı bu halk" diye, sövmeye başlayıp, kendi gabiliğinin üstünü örtmeye girişir! Öğlen saat ikiden itibaren, sandık listesinden kaç seçmenin oyunu kullanmadığını, bunların hangilerinin kendi tarafına oy verebileceğini, kendi merkezine bildirebilen, kazanır… Merkezde aldığı bilgiyi doğru yorumlayabilecek kadrosunun yanında, kimi kimin ikna edebileceğini de doğru olarak bilen, kazanır… Bu işle hiç alâkası olmayan, pazartesi sabahını beklemeden, yarın akşam sandıklar açılırken, ağlamaya başlar.

Sandık kurulu görevlileri, "tikler" ve tercihler de sayılana yani gece yarısına kadar sandığın başında durabilecek kadar partiye ve görevine bağlı olanlar, kazanır! Saat gece sekizde kutlamaya ya da kahretmeye koşanlar, kaybeder. Sandık kurullarını nasıl itiraz edeceğini bilecek kadar eğitmiş olanlar kazanır, andilla niyetine gönderenler, kaybeder… Sandık görevlilerini gece yarısına kadar besleyecek, aç susuz bırakmayacak kadar örgütlü olanlar kazanır, olmayanlar, kaybeder…

Oyların tek tek evlerde olduğunu bir türlü akıl edemeyen; yukarıda bir yerlerde kar bulutu gibi topluca duran bir varlık olduğunu ve medyada şurada burada görünmekle, içi boş kof lâflar etmekle, daha kalabalık toplantılar yaptığını iddia etmekle, kar taneleri gibi kendi üstüne yağacaklarını zanneden, kazanamaz… İki ay oldu, adayları partide "seçmen listesi tükendi, hani bana?" diye kavga çıkarmış olanlar, kazanır! Seçmenin kendinden değil; kendinin seçmenden bir şey istediğinin henüz ayırdına varamamış olanlar, kaybeder… Kendi halk gibi düşünmeyi beceremeyip de "halk neden benim gibi düşünmüyor?" diye hallenmeyi "entellik" sananlar da… Kendini "seçkin" zannedenler, ayvayı yer… Şimdiden söyleyelim de pazartesi ağır kaçacak…

Kaleburnu'ndan, Yeşilırmak'a kadar, bir gece saat ikide yolun herhangi bir noktasında, arabasının lâstiği patladığında, en yakın köyde yardım isteyebileceği iki kapısı olan, kazanır… Olmayan, boşuna heves etmesin!

Büyük lâflar etmeden önce, büyük ve efektif örgüt kurmayı öğrenin…

Facebook'a bel bağlamayın!

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.