Akıncı kaybetti

loading
26 Kasım, Perşembe
£

10.66

9.49

$

7.95

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Akıncı kaybetti

1976’da Lefkoşa Belediye Başkanlığı’nı “Ben kazanmazsam, UBP’nin adayı kazanır!” iddiası ve şantajı ile kazanarak siyaset hayatımıza giren Mustafa Akıncı, bilinen usullerle sürdürdüğü propaganda sürecinden sonra, seçimi kaybetti…

Bu son seçimin ikinci turu esnasında sosyal medyada yaptığım paylaşımlarda, her güne göre lâkırdılar eden, hiçbir ciddi konuda “dik duran” bir adam olmadığını belgelerle anlattım. Gün oldu, “Bağımsız devlet”çi oldu, gün oldu “ Rum üniter devleti içinde azınlık olmayı” kabul etti… Gün oldu, “ Türkiye ile ortak ekonomik alan kurmalıyız” dedi, gün oldu, “ Türkiye bizi yutacak” muhabbetini sergiledi… Gün oldu, “ Asker gelmese biz şimdi yoktuk” dedi, gün oldu ayni mesele için,  “ Akan su değil, kandı” dedi… Gün oldu “ Bizim politikamız egemen KKTC” dedi, gün oldu “ Toprak vermeliyiz” dedi… Belgelerini yayınladım…

Son kırk yıldır, bir tek gün UBP’ye oy veren bir seçmenin oyunu almayı hedeflediği bir seçim, görülmemiştir. Her zaman CTP oylarını “yütmeye” oynamış bir garip adamdır.

1976’da “Ben gelmezsem o gelir ha!” diye öcü olarak gösterdiği Nevzat Uzunoğlu’nun suçu, TMT’ci olmaktı! Bizi TMT ile korkutuyordu ama kendi partisinin kurucusu da TMT’nin üç kurucusundan biriydi! Olan biten eski TMT’ciler de yanı başında duruyorlardı. Partisini kuranlar, zaten onlardı…

O soğuk savaş yıllarında, CTP’yi yönetenler de kendileri ile UBP arasında tampon görevi yapacak “yumuşak” sol görünümlü bir partiye ihtiyaç duydukları için, bazen bile bile lâdes dediler; bazen de bu güne kadar devam eden kendi parti içi hesaplarını görürken, kendisini kullandılar. Ergün Vehbi’yi aday gösterdiler, buna oy verdiler… Dr. Turhan Korun’u aday gösterdiler, buna oy verdiler… DMP meselesinde, “ Türkiye bizim başbakanlığı almamıza izin vermez, onu başbakan yapacağız, ikinci çıkarsa ayıp olur” yâvesi ile Özker Özgür’ü kestiler, bunu birinci çıkardılar! Sibel Siber’i aday gösterdiler, buna çalıştılar… En son da her türlü ankette ikinci tura kalsa seçimi kazanacağı aşikâr olan kendi genel başkanları Tufan Erhürman’ı aday gösterdiler, onu kesip, gene buna çalıştılar.

Genel Sekreterleri seçime bir hafta kalarak beni arayıp da Tufan Hoca’ya destek istediğinde, “ Tufan’a hiç itirazım yok desteklerim ama eğer gene bir endek göndek yaparsanız, bundan sonra sizinle olan illiyet bağlarımı da koparır, her bildiğimi de kamu oyu ile paylaşırım” dedim… Yemin billah, ikna oldum ve dediğimi de yaptım… İkinci turda da katılırım katılmam o ayrı mesele ama fikirlerinin ne olduğunu bildiğim adayı destekledim… Gününe göre konuşanı değil…

Bu CTP’lilere şantaj yaparak, seçim kazanma taktiğine dur denilmesi lâzımdı ve denildi…

Şimdi sanık sandık çalışarak, kimin nere oy verdiğini bulmak mümkündür. Alırsın sandık listesini önüne, kaç kişiyi senden bildiğini tespit eder, Tufan’a çıkan oy ile karşılaştırırsın… Sonra da hangilerinin ilk turda daha sandık sayımı devam ederken, “Akıncı’ya destek çağrısı yaptığını” bulursun… Sır değil bu işler! Bilen, biliyor… Bilmiyorlarsa da sevabına öğretiriz… Parti iseler onu yaparlar ve hesabı görürler! Değilseler, önümüzdeki seçimde TDP listesinden aday olsunlar…

Şimdi Ersin Tatar’ın seçilmesi sol açısından eğer bir vebal ise (ki bence değildir) o vebal, alternatif olduğu açık olan kendi genel başkanlarını kesenlere aittir…

“Federal Kıbrıs” ne olacak? Onu da yarın yazarım ama bence bu sorunun muhatabı Anastasiadis’tir… Ersin Tatar değil! Tatar, o tezin sahibi Rauf Denktaş’ın kurduğu partinin başkanıdır.

Akıncı’nın peşine kattığı veya peşlerine takıldığı her seçimde aday çıkarıp da 300 dolayında oy alan bir “aşırı” solcu grup, ömrü hayatlarında ilk ve son defa olarak, onun sırtından elde ettikleri makamların hırsıyla, kampanya esnasında da şimdi de herkese sövüyorlar! Sorumlu devlet adamı niteliği olsa, o üç yüz kişinin toplumu bölmesine engel oludu, daha olmadı… Sosyal medyada onları kullanıp, linç kampanyaları düzenledi… O rüzgâr ekti ama fırtınayı bu halk biçmeyecek…

Aklı olan, ne dediğimi anlar… Anlamayanla da benim işim yok…

Biz bir birimizi kıralım da başkaları da bu işe müdahil olmaya fırsat bulsun ve bizi üniter bir devletin azınlığı yapsınlar hesabı yapanlar varsa, ( hangi dilde konuştuklarının hiç önemi yok!) yanıldıklarını çok acı bir biçimde anlayacaklar…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.