KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI

Batıl itikat ve yağmur duası

Yayın Tarihi: 28/03/22 09:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

“Federal Birleşik Kıbrıs”

Yaşasın… Kaynamış dondurma, donmuş çorba, sıcak buz; gibi bir tanım. Biri ötekine ters…

Öğrencilik günlerimizden beri bunun bir “milli mesele” olduğunu yazıp anlatıp duruyoruz. Tabii sol ile alâkası olmadan “solcu” olanlarımız ne milli mesele bilir, ne de sosyalist düşüncenin, milli mesele çözümü hakkında bir fikri var, diye de dövünürüz bir yandan da…1992den beri de baktık söylemek yetmiyor, yazmaya oturduk ki eşitlik benimsenmeden milli meseleler çözülemez ve Kıbrıs Rum Solu da sağından daha milliyetçi olduğu için o eşitliği içselleştiremediğinden dolayı, bu sorunu çözemiyoruz. Ha bir de madem ki sol adına konuşuyorsunuz, biraz Lenin okuyun be insanlar, diye çağrı yaptık. Bırakın Lenin okuyup savundukları şeyin ne olduğunu öğrenmelerini ve öyle konuşmalarını, beni de okumama kampanyaları yaptılar, hayretlerle izledik.

Bu yarı buçuk sözde solculuk, koltuk uğruna ne gün ne söyleyeceği belli olmayan birinin hep olduğu gibi tesadüfen bir seçim kazanıp, bir koltuğa oturmasından ve Nobel Barış Ödülü  alma hevesine kapılmasından sonra, tekmilden ayağa düştü… Solculuk, oldu size dünyanın “güler yüzlü faşizm” dediği neo-liberallik…  Ya AB veya ABD goygoyculuğu… Arada fonlar monlar da var,,, İnsanlar ellili yaşlarından sonra para da gördüler…

Sınıf, halk bir yana bırakıldı; milliyetten de soyunuldu, tarih boyunca hiç olmamış bir Kıbrıs Milleti ya da ulus öncesinde kalmış, ilkel trübal kabile varsayımı iddiasına dayalı “ortak kimlik” arayışı! Neden? Çünkü güneydeki sözde sol, kendi yarattığı bir ulusal sorunda, ulusal kimlikleri kabul ederse, eşitliği de kabul etmek zorunda kalacak! Kendi ulusal kimliğini abartarak reklam ederken, öteki ulusal kimliği de yok edecek ki kendisininki egemen olabilsin!

1992’ den beri “bu tahlil de yanlıştır, politika da yanlıştır, böyle çözüm de olmaz, tam tersine gene savaşırız” diye cild cild kitap yazdık yazmasına ama artık hiç birini de temize çıkarmakla zerre kadar ilgilenmediğim bizim “sol”umuz, “düşüncesiz” olduğundan, en sonunda, “o eski adamların fikirlerinin zamanı geçti tarihi de sittir et, felsefeyi de” cevabını dahi aldık… “Emek en yüce değerdir” diye de her gün bir yerinizi yırtıyorsunuz ama orada Marx işinize geliyor da burada mı gelmiyor? Da dedik ama cevap da alamadık… Racona ters!

En sonunda bu “sıcak buz, kaynamış dondurma, donmuş çorba” kıvamı kadar mantıklı “Federal/ birleşik Kıbrıs” lâkırdısını da duyduk…

Ve tam da “bunlar nedir? Bu nasıl bir tahlil ve neyin tanımıdır?” diye düşünürken, Çetin Uğural dostum imdada yetişti:

“Bu bir batıl itikat” dedi… Evet… Mantıkla alâkası yok! İtikat… Önce Anan Planı referandumu ve sonra da hele Crans Montana ve sonrasında Kıbrıs Rum liderliğinin söylediklerini de duyunca, “batıl” da…

"Birleşik Federal Kıbrıs" artık batıl bir inanca dönüştü… 2004 referandumuna kadar bizim savunduğumuz federasyon, 1964 Mart’ında kaybettiğimiz Kıbrıs Cumhuriyeti ortaklığı ile düştüğümüz uluslararası boşluktan kurtularak, yeniden yasal ortaklık statümüzü restore etmekti. 2004 referandumundan sonraki 15 yılda, federasyon tezi artık batıl inanç oldu.” Yazdı Çetin bey… Anladınız mı meseleyi?

Ben rahat durmadım, “e bu eylemler ne?” diye de sordum…

Sayın Uğural yanıt verdi:

Yağmur duası!  “Birleşik Federal Kıbrıs" eylemlerinin, "yağmur duası" ritüellerinden öteye bir anlamı da yoktur. “ dedi…

Ulu ağaçlar bulup, çaput da bağlayacakları günleri bekliyorum ama Mağusa Kapısı’nda mum da yaksalar olur… Mum yakma ortak bir ritüel… Biz ölülere yakıyoruz, Rumlar kiliselerde yakar… Ortak, Kıbrıslı bir değer…

Yakın yakalım da belki olur…

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Doç. Dr. N. BERATLI yazıları