Kutlu olsun (1)

loading
27 Mayıs, Çarşamba
£

8.25

7.40

$

6.78

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Kutlu olsun (1)

Refik Halid'in Minel Bab, İlel Mihrab diye bir anı kitabı var... Mütarake İstanbul'u ve Damat Ferdi Paşa Hükümeti ile ilgili anılarını aktarıyor... Bir büyük yazarın, anılarını kaleme almasının lezzeti de kendine göre... Minel Bab-İlel Mihrab, benim başucu kitaplarımdan biridir... Uyurken okurum, uyanır okurum, kahvaltıda bakarım... Bir süre sonra kaldırır rafa koyar, biraz zamanın geçmesini bekler, yine elime alır, tekrar okumaya başlarım...

İyi bir yazarın elinden çıkmış bir kitapla, örneğin iyi bir aşçının mutfağından çıkmış iyi bir yemek, ya da iyi bir üründen üretilmiş şarap arasında benim için bir fark yoktur. Nasıl ki iyi bir yemek bir defa tadılıp, "ben bu yemeği yemiştim" diye hafızaya atılmaz, fırsat buldukça yeniden tadılırsa, iyi bir kitabı da ben, "bunu okuduydum" diye kaldırıp rafa koymam... Her aklıma estikçe elime alır, o tadın lezzetine bir defa daha varmanın keyfini sürerim... Refik Halid, tek değildir... Falih Rıhkı Atay'ın Zeytin Dağı, Kemal Tahir'in Yorgun Savaşçı'sı, Devlet Ana'sı... Engin Ardıç'ın makalelerini topladığı kitapların nerede ise tümü, benim tabir yerinde ise "el altı" kitaplarımdır... Yüz defa okumuşumdur, yine okurum... Türkçe'nin zenginliği, kullanılışındaki ustalık, zaman zaman şimdi artık kullanmadığımız Osmanlıca'nın ağdasının verdiği aruz tadındaki ritim duygusu ve musikiden büyük keyif alırım...

Refik Halid, Bülent Ecevit'in büyük teyzesinin oğludur... Mütareke yıllarında, Damat Ferit Paşa hükümetinin Posta Telgraf Umum Müdürü olduğu için, Mustafa Kemal ve Ankara Hükümeti ile ters düşmüş ve o zaman tek iletişim kaynağı olan telgrafgın başında bulunduğundan, Mustafa Kemal'e hem zarar vermiş, hem onu kızdırmış bir adamdır. İstanbul'un alınmasından sonra ülkede kalamayıp, Lübnan'a kaçmış, Türkiye'ye girmesi yasaklanan "Yüzellilikler" denilen listeye dahil edilmiş ve yıllarca Halep'te yaşamak zorunda kalmıştır. Zaten daha işin başında, Reddi İlhak bildirilerinin telgraf memurlarınca kabulünün reddini emrettiği için Ankara Hükümeti'nin tutuklanıp Ankara'ya sevkini bir şart olarak İstanbul'dan talep ettiği bir isim olup, İzmit'te parçalanarak öldürülen Ali Kemal'in de yakın dostudur.

Minel Bab'da değil ama sürgün anılarını yazdığı Bir Ömür Boyunca'da, yazar Halep'te sürgünde iken, çıkardığı gazetede, 1919 koşullarında Mustafa Kemal'e neden inanmadığını yazdıktan sonra Türkiye konsolosunun kendisini ziyaret ederek, yazısını okuyan Atatürk'ün kendisine selam gönderdiğini, sınırı geçer de ilk karakola teslim olursa, hemen affedileceğini, böyle büyük bir yazardan Türkiye'nin sonsuza kadar mahrum kalmasını, Mustafa Kemal'in kabul edemeyeceğini söylediğini anlatır. Yazar bu öneriden ürküp, sınırda bir kazaya uğramak endişesi ile gitmez ama birkaç yıl içinde, Atatürk onu affeder! Refik Halid İstanbul'a döner ve ömrünün sonuna kadar da lâyık olduğu saygıyı görerek yaşar! Adam, "İnanmadım kardeşim size, şu şu sebeple..." dedikten sonra, "ama hatalıymışım, şu şu nedenle..." de dedikten sonra, milli kuvvetler arasındaki iletişimi kesmiş dahi olsa, Mustafa Kemal onu affedebiliyor! Gerekli itibarı da gösteriyor üstelik! Hakkettiği değeri de veriyor...

Ben aslında başka bir konuya girecektim ama Refik Halid'ten başlayınca, kalem alıp başını gidiyor,. Gerisini Salı yazısında okursunuz. Şimdilik bu mesele kimi Mustafa Kemal müsveddelerine duyurulur deyip, iyi haftasonları dileyelim... Mustafa Kemal öyle çakmak çakmak gözler, sarı saçlar, kalpak malpak değildir. Ve büyük adam olmak da büyük adam rolü oynanarak başarılacak bir iş değildir. Geçmişin kinlerine saplanıp kalınarak ancak seviye düşürülür... Kıbrıslıtürk Kimliği'nin siyasi iradesinin maddeleşmiş hali olan devletimizin kuruluş yıldönümü kutlu olsun! Bu demir leblebi halkı yüzelli yıldır kimse yokedenmedi..Bundan sonra da edemeyecektir...Hiç kimse... Halep ordaysa, arşın buradadır...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.