Bu televizyon, tepesine vurmakla düzelmez

Yayın Tarihi: 22/04/21 11:22
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Eskiden tüplü televizyonlar vardı.

Zaman zaman bozulurlar, ailecek tek tük kanalda gösterilen dizileri ya da filmleri izleyememenin yasını tutar, evin reisine bu televizyonu tamir ettir diye baskı uygulardık.

Annem Marianna’yı izleyecek, biz ise TRT’nin BRT’nin ya da RİK’in uygun gördüğü çizgi filmlerle, vurdulu kırdılı Amerikan dizlerini izleyecektik.  

Hemen bir televizyon tamircisi çağrılır.

Kirli sakallı, ağzından düşmeyen sigarası ve elinde kontrol kalemi bulunan bir adam evimize gelir, hızlıca televizyonun arka kapağını açtıktan sonra televizyonu kurcalamaya başlardı. Bir iki ayarını değiştirir, bir iki lambayı söküp takar, olmadı yumruğu ile televizyonun tepesine vurur, giden görüntü ile sesin yeniden tesis edilmesi ve ameliyathane önünde hastasını bekleyen ev ahalisine iyi haberi vermek için uğraşırdı.

Büktüğü vidalar, sigara kağıdına sarıp yeniden yuvasına yerleştirdiği lambalar ve üstü ile yanlarına vurduğu darbelerle televizyon geçici olarak belki kendine gelirdi ama ev ahalisi o televizyonun her an yeniden bozulacağının bilinciyle dizi ve filmlerini, izlemek zorunda kalırdı.

Türkiye’deki yetkililerin ülkenin ayarları ile oynadığından yakınıyoruz ya hep.

Seçimde birine destek olurlar, diğerlerinin karşısında cephe oluştururlar ve demokrasinin doğal işleyişinin bozulmasına neden olunur ya.

Bu gibi konuları yukarıda anlattığım olaya benzetirim hep.

Seçimleri bir yana bırakın artık kurultaylarla ilgili tercihler de gündemimize sıklıkla girmeye başladı ve partilerin de tamir amaçlı ayarlarıyla oynamak olağan hale gelmeye başladı.

Avrupa Birliği’nin 2004 yılı ve öncesindeki birkaç yıllık süreçte ayarlarımızla oynamasına izin verdiğimiz gibi son dönemde daha da yoğun bir şekilde Türkiye’nin elinde kontrol kalemi, tüplü televizyonun arka kapağını açmış kurcalayan adam gibi siyasetin vidalarını bir çözüp bir sıkmasına da izin veriyor siyaset erbapları.

Yeri geldiğinde de televizyonun tepesine vuruluyor ve görüntü ya da sesin yeniden gelmesi ümit ediliyor.

Kötü niyetli mi? İhtimal vermiyorum.

Aynen elinde kontrol kalemi ile tüplü televizyonu tamir etmeye çalışan adam gibi televizyonun tamiri için uğraşılıyor belki ama çok da aşina olduğu bir marka televizyon olmadığı için ise, her yumruk vurulup görüntünün gelmesi beklenirken, görüntü biraz daha kötüleşiyor ve ses de biraz daha cızırtılı gelmeye başlıyor.

Bizim televizyon bozuk mu? Gerçekten bozuk. Görüntü ve ses kalitesinde ciddi sıkıntılar var mı? Elbette var.

Ancak tepesine vurarak bu televizyonun tamir edilemeyeceği, ayarları ile oynayarak ise televizyonun eski günlerine gelmesi ve cam gibi bir görüntü elde edilmesinin imkan dahilinde olmadığı televizyon sahipleri tarafından tamirciye bir türlü de söylenemiyor.

Görüntü ya da ses gitti mi, kendimizin ürettiği, aslında her parçasını tanıdığımız, huyunu suyunu bildiğimiz ve elbirliği ile pekala tamir edebileceğimiz ya da yenileyebileceğimiz bozuk televizyon için, kontrol kalemini kapan geliyor, gelenlere de “eti senin, kemiği benim” diyerek televizyonumuzu teslim ediyoruz. Ayarlar bozulduğu gibi, tepesine inen yumruklarla hali halden gidiyor.

Birileri tamirciye bu televizyonun yumrukla tamir olmayacağını anlatması lazım da. Bunu kim yapacak?

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Rasıh REŞAT yazıları