Selam olsun solcusu sağcısıyla gerçek kahramanlara

Yayın Tarihi: 08/08/21 07:30
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Bugün 8 Ağustos. Erenköy Direnişi’nin anıldığı, orada verilen şehitlerin hatırlandığı ve Kıbrıslı Türklerin varoluş mücadelesinden ne denli önemli bir yere sahip olduğunun hatırlandığı gün.

Erenköy’e en yakın nokta olan Yeşilırmak’ta geçirdiğim hafta sonunda yatların o destansı diyara gitmek için bekleştiği koydaydım.

Demirleyen tekneleri dalgın dalgın seyrederken aklımdan geçenler oldu.

Eminim bunları başkaları da düşünmüş ve yazmıştır ama bugünlerde sanki biraz daha önemli oldu.

Yavaş yavaş herkes hissetmeye başladı yapılmaya çalışılan ayrımı.

Milliyetçi ile hain. Vatansever ile Rum sevdalısı. Türkiye’yi seven ile Türkiye karşıtı. KKTC’ye inanan ile ceberrut devleti yıkmak isteyen kendini bilmezler ayırımından bahsediyorum.

8 Ağustos, tüm bu insanların siyasi görüşleri ne olursa olsun, omu omuza verip, ölmeye gözünü kırpmadan giden Kıbrıs Türk gencinin hikayesi ve destanıdır.

Bugünlerde en üst düzey milliyetçi olarak nitelenen kişilerle, vatan haini, pis komünist olarak da nitelenenler aynı mevzide, aynı açlık, aynı sıcak hava, aynı umutsuzluk, aynı ölüm korkusu, aynı sınırlı imkanla Erenköy’ün düşmesini engellediler.

Erenköy Kıbrıslı Türklerin mücadelesinin ve söz konusu vatan olunca farklılıklarını bir kenera bırakıp, birlikte el ele ölüme doğru bile keyifle yürüyebileceklerini bize gösteren bir olgu olması açısından önemlidir.

Bununla da bitmiyor.

1963....  Sonra 1974....  Ondan sonra 1983...  Ve 2021...

Bu arada bu kutsal toprak parçası üzerinde vatani görevini ifa edenler?

Askerliğini gerek kura sonucu, gerekse de gönüllü olarak burada biraz da mahrumiyet içerisinde yapanlara ne denecek acaba?

Onların arasında da bu ayrıma maruz kalanlar var bugün.

Kıbrıs‘ta federal çözümü savunduğu için gözden çıkarılanlar arasında kendine Erenköy Mücahidi deme hakkını elinde bulunduranlarla, Cumhuriyet sonrası Erenköy’de 24 ay askerlik görevi yapmış olanlar var.

İsim vermek istemezdim ama susturulmaya çalışılan Serhat İncirli’nin, Teğmen İncirli olarak askerliğini Erenköy’de yaptığını biliyor muydunuz ?

Yine isim vermek istemezdim ama federal çözüm inancı nedeniyle mevcut yönetim tarafından en hafifinden hoş karşılanmayan Ulaş Barış'ın, Ulaş Çavuş olarak Erenköy’de sınırları beklediğini birçoğunuz bilmez.

Naci Talat’ın Erenköy’den ailesine yazdığı mektupları okumayan varsa okusun.

TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli Dillirga’nın sıcak Ağustos ayında hasretini, korkularını ve birşeyi ülkesi için başarıyor olmanın verdiği hazzı buruşuk mektup kağıtlarına döktüğünden eminiz.

Bugün bir destanı anacağız. Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde hayati bir mihenk taşı olan Erenköy Destanı’nı anacağız. Anılmalı da. Unutulmasına izin asla verilmemeli.

Ama unutulmaması gereken bir önemli şey daha var ki, Erenköy, Kıbrıslı Türklerin farklılıklarını bir yana bırakıp, birbirlerine güvenerek ve gerekirse hayatlarını birbirlerine teslim ederek başaramayacakları hiçbir şeyin olmadığının tarihteki en önemli kanıtıdır.

Selam olsun hayatlarının baharında var olmak için yok olmayı göze alanlara.

Selam olsun, bu toprakları savunmayı kendi hayatlarının önünde tutanlara.

Selam olsun solcusu, sağcısıyla gerçek kahramanlara.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Rasıh REŞAT yazıları