İGS Uzmanı Güvenç Yüksel’den sert eleştiri: İş güvenliği kültürü yerine ayrıcalık yaratılıyor
KTMMOB Mimarlar Odası İş Sağlığı ve Güvenliği Komitesi Başkanı ve İSG Uzmanı Güvenç Yüksel, Kıbrıs Postası TV’de katıldığı programda, iş sağlığı ve güvenliği alanında yapılmak istenen yasal değişikliklerin, çalışma yaşamını güvenli hale getirmek yerine belirli kesimleri sorumluluktan muaf tutmayı amaçladığını savundu. Yüksel, mevcut düzenlemelerin yasanın ruhuna, Anayasa’ya ve kamu vicdanına aykırı olduğunu vurguladı.
KTMMOB Mimarlar Odası İş Sağlığı ve Güvenliği Komitesi Başkanı ve İSG Uzmanı Güvenç Yüksel, Kuzey Kıbrıs’ta yaşanan iş kazalarının, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yetersizliğin açık bir göstergesi olduğunu söyledi. Sürekli yaşanan ölümlü ve yaralanmalı kazaların, mevcut yasal mevzuatın etkin biçimde uygulanmadığını ortaya koyduğunu belirten Yüksel, sorunun yalnızca yasa eksikliği değil, aynı zamanda yaptırım ve denetim mekanizmalarının zayıflığı olduğunu ifade etti.
İş sağlığı ve güvenliği kültürünün ülkede yeterince yerleşmediğini vurgulayan Yüksel, “Bazı iş yerlerinde bu kurallara uyan firmalar var ancak genel tablo, denetim ve yaptırım gücünün zayıf olduğunu gösteriyor” dedi.
“Yasal Değişiklik, Sorumluluğu Ortadan Kaldırıyor”
Yüksel, gündemde olan yasal değişiklik girişimlerinin, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını güçlendirmek yerine, işverenlerin ve bazı tüzel kişiliklerin sorumluluktan kurtarılmasını hedeflediğini savundu. Özellikle ölümlü iş kazalarında, kazaya uğrayan çalışanın kusuru olduğu gerekçesiyle tüzel kişiliklere dava açılmasının engellenmesine yönelik düzenlemelerin kabul edilemez olduğunu belirtti.
Bu yaklaşımın, Anayasa’ya ve iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının temel felsefesine aykırı olduğunu dile getiren Yüksel, “Bir yasada, başka yasalarla çelişmesi halinde bu maddenin geçerli olacağına dair hüküm eklenmesi, yapılan düzenlemenin sorunlu olduğunun itirafıdır” dedi.
“Amaç Kazadan Sonra Değil, Kazadan Önce Önlem Almaktır”
İş sağlığı ve güvenliğinin temel amacının, kazalar yaşandıktan sonra sorumlulukları azaltmak değil, kazalar yaşanmadan önce önlem almak olduğunu vurgulayan Yüksel, yapılmak istenen düzenlemelerin bu anlayışla bağdaşmadığını söyledi.
Yüksel, “Yaptırım gücü olmayan, sulandırılmış bir mevzuat; ölümleri önlemez, aksine normalleştirir. Bu durumda geride kalan aileler olur, adalet duygusu zedelenir” ifadelerini kullandı.
“İş Kazalarının Yüzde 98’i Önlenebilir”
Dünya Sağlık Örgütü verilerine atıf yapan Yüksel, iş kazalarının yaklaşık yüzde 98’inin önlenebilir olduğunu söyledi. Güvenli çalışma ortamlarının hem çalışanların psikolojisini hem de iş verimliliğini artırdığını belirten Yüksel, kazaların firmalara da ciddi maddi ve manevi zararlar verdiğini kaydetti.
İş sağlığı ve güvenliğinin yalnızca inşaat sektörüyle sınırlı algılanmasının yanlış olduğuna dikkat çeken Yüksel, kamu kurumları, hastaneler, okullar ve tüm iş yerlerinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Veri Yoksa Çözüm de Yok”
Kuzey Kıbrıs’ta her yıl ortalama 10-12 ölümlü iş kazası yaşandığını söyleyen Yüksel, yaralanmalı kazalara ilişkin sağlıklı veri bulunmadığını belirtti. Kayıt ve analiz eksikliğinin, doğru önlemlerin alınmasını zorlaştırdığını vurgulayan Yüksel, “Sebep-sonuç ilişkisini kuramazsanız, çözüm de üretemezsiniz” dedi.
“Yasayı Geri Çekin, Güvenliği Güçlendirin”
Yüksel, yapılmak istenen yasal değişikliklerin geri çekilmesi çağrısında bulunarak, Meclis’in enerjisini güvenli çalışma ortamlarını güçlendirecek düzenlemelere harcaması gerektiğini söyledi. İş sağlığı ve güvenliği kültürünün yaygınlaştırılmasının, toplumun tüm kesimleri için hayati önem taşıdığını vurguladı.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.