Cemre İpçiler: Arıklı hassasiyete saygı göstermedi, yasa değişikliğini Yüksek Mahkeme'den duymaya yetişemedik
Baro Konseyi Üyesi Avukat Cemre İpçiler, yargıdaki anayasa değişikliği sürecinde Yüksek Mahkeme’nin hassasiyetlerine yeterince dikkat edilmediğini belirtti. İpçiler, Bakan Erhan Arıklı’nın süreci Yüksek Mahkeme'den önce gündeme taşımasının kamuoyunda güvensizlik yarattığını ifade etti.
Baro Konseyi Üyesi Avukat Cemre İpçiler, Kıbrıs Postası TV’de Canan Onurer’in sunduğu “Sabahın Haberleri” programına konuk oldu.
Cemre İpçiler, yargıda planlanan anayasa değişikliği ve referandum sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, yargının Kıbrıs Türk toplumunun en güvendiği kurum olduğunu ve bu nedenle değişikliklerin dikkatli, şeffaf ve siyasetten uzak bir iletişimle yürütülmesi gerektiğini vurguladı. İpçiler, öngörülen düzenlemelerin yargı sistemini üç dereceli yapıya taşıyarak adalete erişimi kolaylaştırmayı hedeflediğini, ancak sürecin erken seçim tartışmalarıyla gölgelenmesinin üzücü olduğunu ifade etti.
"HALK 'AMAN ARKASINDAN BAŞKA BİR ŞEY ÇIKMASIN' DÜŞÜNCESİYLE DEĞİŞİKLİKTEN ÇEKİNİYOR"
Yargı'da planlanan değişikliklerle ilgili referandum süreci ile ilgili konuşan Cemre İpçiler, yargının, Kıbrıs Türk toplumunun güvendiği tek kurum olduğunu ve bu sebeple halkın bu konuda değişiklik yapmaktan çekindiğini kaydetti. İpçiler, "aman arkasından başka bir şey çıkmasın" düşüncesiyle halkın iyi amaçlı dokunuşlardan da çekindiğini aktardı. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'nın 6 Aralık tarihinde yaptığı sosyal medya paylaşımı ile değişikliği gündeme getirmesini eleştiren İpçiler şunları kaydetti: "Bir siyasetçi çıkıp da içeriğinden bahsetmeden, hazırlanmış olan anayasa değişikliğinin 'pat diye' yargı reformu kapıda dediğinde, bizim algılarımız halk olarak negatife dönmeye başlıyor.
"YARGI REFORMU İFADELERİ SORUMSUZLUKTUR"
Kullanılan "yargı reformu" ifadelerini sorumsuzluk olarak tanımlayan İpçiler, bu tarz bir değişikliğin daha önce hiç başarılamamış olduğunu ve bu sebeple ciddi bir iletişim stratejisiyle ilerlemesi gereken bir şey olduğunu kaydetti. İpçiler, Yüksek Mahkeme'nin önemli hassasiyetleri olduğunu ve bu hassasiyetin de yasa değişikliği sürecinin içerisine siyaset karıştırılmaması olduğunu ifade etti. Anayasa'nın yapısı itibariyle apolitik olmadığının bilindiğini belirten İpçiler, buradaki ifadenin gündelik parti siyaseti anlamında kullanıldığını kaydetti.
"BU HASSASİYETE İLK BAŞTA Erhan Arıklı SAYGI GÖSTERMEDİ"
İpçiler, Yüksek Mahkeme'nin halk oylamasının seçimle birlikte yapılmasını istemediğini bu şekilde de seçim gündeminden dışarı çekilerek halkın yargıya odaklı bir seçim yapmasının sağlanmasını istediğini katardı. Bu konudaki hassasiyete yeterli saygı gösterilmediğini söyleyen İpçiler, isim de vereceğini belirterek "bu hassasiyete ilk başta Erhan Arıklı saygı göstermedi" dedi. Yasa değişikliği konusunu ilk olarak Yüksek Mahkeme'den duymaya yetişilemediğini aktaran İpçiler, Baro Konseyi olarak Yüksek Mahkeme ile görüştüklerini ve kendilerinin dahi üyelerine bilgilendirme yapmadan önce Mahkeme Başkanı'nın duyuru yapmasını beklediklerini kaydetti. İpçiler, bu süreç içerisinde Arıklı'nı Ankara dönüşünde "size bir sürprizimiz var der gibi" duyurmasıyla herkesin şok olduğunu ifade etti. Bu şokun, Başbakan Ünal Üstel'in referandum tarihi ilan etmesiyle tekrardan yaşandığını ifade eden İpçiler, UBP Milletvekili Hasan Taçoy'un da katıldığı bir programda "biz de donduk, haberimiz yoktu" dediğini aktardı.
İpçiler, yasa değişikliğinin içeriğin halkın korkmasına neden olacak bir içerik olmadığını belirterek kendilerinin destek verdiklerini ve halkın da destek vereceğini düşündüklerini ifade etti. İpçiler ayrıca, siyasete kurban edilmesini istemedikleri sürecin bu noktaya gelerek erken seçimle karşı karşıya konması üzücü dedi.
"REFERANDUM ERKEN SEÇİMDEN SONRA"
Baro Konseyi'nin bu konuda bir aktör değil, destekçi olduğunu kaydederek, Yüksek Mahkeme'nin bu süreci Avrupa ve Güney Kıbrıs'a da bakarak dikkatlice hazırladığını ifade etti. İpçiler, kendi çalışmaları olmayan bu çalışmayı benimsediklerini ve halk için yararlı gördüklerini kaydetti. CTP'nin de referandum hakkında "şimdi zamanı değil" dediğini ifade eden İpçiler, Meclis'te 34 oy çıkmaması nedeniyle referandumun erken seçimden sonrasına kalacağının somut olduğunu ifade etti. İpçiler, süreci konuşmayı da ertelemenin sürece faydası olacağını düşündüğünü söyledi.
"DEĞİŞİKLİK, YARGIYA ULAŞIMI KOLAYLAŞTIRACAK, ADALETE ERKEN ERİŞİM SAĞLAYACAK"
Yasa değişikliği ile öngörülen değişiklikleri de aktaran İpçiler, iki yeni mahkeme kurularak yargı sisteminin 2 dereceliden 3 dereceliye çıkarılmasının hedeflendiğinden bahsetti. İpçiler, bu şekilde Kaza Mahkemesi'nde alınacak kararla ilgili bir soru işareti oluşması durumunda Yargıtay'a gitmeden önce gidilecek bir İstinaf Mahkemesi kurulacağından, idari meselelerle ilgili de direkt olarak Yüksek İdare Mahkemesi'nden önce Kaza İdare Mahkemesi'ne başvurulacağından bahsetti. Bu değişikliğin, yargıya ulaşımı kolaylaştıracağından bahseden İpçiler, adalete erken erişim ve daha çok yargıç istihdamı sağlanmasının da diğer verimli unsurlar olacağını ifade etti. İpçiler, diğer değişikliklerin de Yüksek Mahkeme yargıçlarının 11'e çıkarılması ve Yüksek İdare Mahkemesi'nin de tazminata hükmedebilmesi olduğunu ifade etti.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.