Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Orhan AYDENİZ | 8 Temmuz 2018, Pazar

Anavatandan koparılmamız komşunun ulusal davasına hizmet eder.

Paylaş  
16
13
15

Geçmişten günümüze yeni göreve getirilen anavatan yetkililerinin ilk dış ziyaretlerini KKTC’ye yapması bizim için onur verici büyük bir destektir.

Bize yapılan tüm yardım ve destekleri engellemeyi ulusal dava olarak benimseyen Rum yönetiminin ise, Anavatan yetililerinin KKTC’yi ziyaret etmesini istememesi ve protesto etmesi de beklenen bir tutumdur.

Ancak Türkiye sayesinde  istikrarlı ve iyi gelire sahip olan, can ve mal korkusu olmadan refah içinde yaşayan kişilerin, anavatan yetililerine karşı olumsuz eylemler düzenlemelerini haklı gösterebilecek hiçbir neden yoktur.

Geçmişte solcu geçinen bazı kişilerin, Sovyetlerin dağılmasından sonra aniden batılı emperyalistlerle sıkı fıkı olması, Avrupa aşkı ile yanıp tutuşması, egemenliğimize, özgürlüğümüze ve devletimize karşı cephe alması, her koşulda güneyle birleşmemizi savunması ve Rum’a yamalanmamız için mücadele etmesi tesadüfi mi?

Bazı kişilerin  sürekli olarak anavatan yetkililerine saldırması, onlara hakaret etmesi, halkımızı dayanaksızca ve nankörce anavatana karşı kötüleyip kışkırtması, anavatandan koparılmamız için her yola başvurması haklarımızın çıkarlarına aykırı değil mi? 

Acaba bazı yolunu şaşırtmışların bir yandan haksızca anavatana saldırırken, öte yandan tutum, davranış ve açıklamaları ile batılı emperyalistler ile Rumların tezlerine hizmet etmesi, nasıl açıklanabilir?

Güneydeki Rum yönetimi, göstermelik  STK veya siyasi parti kurularak, yabancı çıkarlarına hizmet etmesine, temsilcilerinin yabancıların maddi desteği ile uluslar arası formlara katılıp Türk ulusal davasını destekleyen demeçler vermesine  göz yumar mı?

Geçmişten günümüze Kıbrıs Rum halkına sadece silah ve  zarar veren Yunanistan’a ve yöneticilerine karşı güneyde herhangi bir kişi ve STÖ yöneticisinin hakaret ettiği görüldü mü?

Şimdiye kadar Kıbrıslı Rumların,  güney Kıbrıs’a giden Yunanlı yetkililer aleyhinde eylem yaptığı ve  protesto edildiği görüldü mü?

Dünyanın hiçbir demokratik hukuk devletinde  ST֒nin tüzüklerinde belirtilen konular dışında faaliyet göstermesine göz yumulmaz. Gelir kaynakları ile harcamaları denetlenir ve düşman tarafından ‘Truva atı’ olarak kullanılmalarına fırsat verilmez.

KKTC’de bazı  ST֒lerin  çok yararlı hizmetler yaptığı inancındayım. Fakat ülkemizde bazı sivil toplum örgütlerine karşıda çok büyük bir hoşnutsuzluk olduğu inkar edilemez.

Kişisel görüşüme göre, aşırı ideolojik tutumları, asli görevleri yerine politika ile ilgilenmeleri, yerli yersiz grev ve eylem silahını kullanarak, vatandaşların günlük yaşamlarını sıkıntıya sokması ve  hak elde etmede pazarlık aracı olarak kullanması nedeniyle, bazı sivil toplum örgütlerinin ekonomik kalkınma ve halkımızın varlığı için  büyük tehdit olduğu inancı her geçen gün biraz daha güçleniyor. 

Demokrasi başıbozukluk veya herkesin istediğini yapması olmadığına göre, devlet; yabancıların yerli işbirlikçileri kullanarak, ülkeye zarar vermesine seyirci kalmamalı. Ülkemizin genel çıkarlarına zarar veren ve Rum ulusal davasına hizmet edilmesine izin vermemeli.

Denktaş’tan sonra halkımızın lidersiz ve devletimizin de korumasız kaldığını düşünen bazı çevreler, maalesef yıkıcı faaliyetlerinin şiddetini  her geçen gün artırıyor.

İçinde bulunduğumuz koşullar nedeniyle köşe başlarını işgal eden  ve medyada destek bulan bazı kişiler, belki bu gün gerçekleri olduğundan farklı gösterebilmekte, halkı yanılttığını düşünebilmekte ve ülkemize zarar verdiğini göz ardı edebilmektedir.

Ancak tarih, gerçekleri yazacak ve bugün ülkemiz ile halkımızın zararına uğraşanlar ile onları koruyup yüreklendirenleri hak ettikleri hanesine kaydedecek.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Temmuz 2019, Pazar    Kıbrıs sorununda onlar ve biz
14 Temmuz 2019, Pazar    Sürekli alttan almakla hak kazanılmaz
10 Temmuz 2019, Çarşamba    Bürokratik işlemler
7 Temmuz 2019, Pazar    Her konunun uzmanı olmak
3 Temmuz 2019, Çarşamba    Disiplin ve devlet otoritesi
30 Haziran 2019, Pazar    Nüfus yoğunluğumuz fazla mı?
26 Haziran 2019, Çarşamba    Çözümsüzlüğün nedeni ve çaresi
23 Haziran 2019, Pazar    Anavatanla aramızı açmak bindiğimiz dalı kesmektir
19 Haziran 2019, Çarşamba    Acil gereksinimlere öncelik verilmeli
16 Haziran 2019, Pazar    Geçmişin hataları düzeltilmeli

banner
banner
banner
banner
banner

Kıbrıs sorununda onlar ve biz
Dr. Orhan AYDENİZ | 21 Temmuz 2019, Pazar
Rum-Yunan ikilisinin geçmişten günümüze değişmeyen hedefi, Kıbrıs’ın tümünü ele geçirmektir. Halen %66’sını ele geçirmelerine rağmen geriye kalan bölümünü de almak için yoğun mücadele içindedirler.
Rum- Yunanistan ik...
Sürekli alttan almakla hak kazanılmaz
Dr. Orhan AYDENİZ | 14 Temmuz 2019, Pazar
1948 tarihli Birleşmiş Milletlerin kabul ettiği insan hakları beyannamesine göre: ‘bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar, akıl ve vicdana sahiptirler. İnsanlar birbirlerine karşı kardeşlik anla...
Bürokratik işlemler
Dr. Orhan AYDENİZ | 10 Temmuz 2019, Çarşamba
Devlet kuruluşlarındaki gereksiz ve mantığa aykırı bürokratik işlemler, vatandaşları boş yere sıkıntıya sokmakta ve devletinden soğumasına sebep olmaktadır.Ayrıca yatırımları zorlaştırmakta, tek tük gelen  yabancı yat...