Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Orhan AYDENİZ | 8 Temmuz 2018, Pazar

Anavatandan koparılmamız komşunun ulusal davasına hizmet eder.

Paylaş  
4
3
3

Geçmişten günümüze yeni göreve getirilen anavatan yetkililerinin ilk dış ziyaretlerini KKTC’ye yapması bizim için onur verici büyük bir destektir.

Bize yapılan tüm yardım ve destekleri engellemeyi ulusal dava olarak benimseyen Rum yönetiminin ise, Anavatan yetililerinin KKTC’yi ziyaret etmesini istememesi ve protesto etmesi de beklenen bir tutumdur.

Ancak Türkiye sayesinde  istikrarlı ve iyi gelire sahip olan, can ve mal korkusu olmadan refah içinde yaşayan kişilerin, anavatan yetililerine karşı olumsuz eylemler düzenlemelerini haklı gösterebilecek hiçbir neden yoktur.

Geçmişte solcu geçinen bazı kişilerin, Sovyetlerin dağılmasından sonra aniden batılı emperyalistlerle sıkı fıkı olması, Avrupa aşkı ile yanıp tutuşması, egemenliğimize, özgürlüğümüze ve devletimize karşı cephe alması, her koşulda güneyle birleşmemizi savunması ve Rum’a yamalanmamız için mücadele etmesi tesadüfi mi?

Bazı kişilerin  sürekli olarak anavatan yetkililerine saldırması, onlara hakaret etmesi, halkımızı dayanaksızca ve nankörce anavatana karşı kötüleyip kışkırtması, anavatandan koparılmamız için her yola başvurması haklarımızın çıkarlarına aykırı değil mi? 

Acaba bazı yolunu şaşırtmışların bir yandan haksızca anavatana saldırırken, öte yandan tutum, davranış ve açıklamaları ile batılı emperyalistler ile Rumların tezlerine hizmet etmesi, nasıl açıklanabilir?

Güneydeki Rum yönetimi, göstermelik  STK veya siyasi parti kurularak, yabancı çıkarlarına hizmet etmesine, temsilcilerinin yabancıların maddi desteği ile uluslar arası formlara katılıp Türk ulusal davasını destekleyen demeçler vermesine  göz yumar mı?

Geçmişten günümüze Kıbrıs Rum halkına sadece silah ve  zarar veren Yunanistan’a ve yöneticilerine karşı güneyde herhangi bir kişi ve STÖ yöneticisinin hakaret ettiği görüldü mü?

Şimdiye kadar Kıbrıslı Rumların,  güney Kıbrıs’a giden Yunanlı yetkililer aleyhinde eylem yaptığı ve  protesto edildiği görüldü mü?

Dünyanın hiçbir demokratik hukuk devletinde  ST֒nin tüzüklerinde belirtilen konular dışında faaliyet göstermesine göz yumulmaz. Gelir kaynakları ile harcamaları denetlenir ve düşman tarafından ‘Truva atı’ olarak kullanılmalarına fırsat verilmez.

KKTC’de bazı  ST֒lerin  çok yararlı hizmetler yaptığı inancındayım. Fakat ülkemizde bazı sivil toplum örgütlerine karşıda çok büyük bir hoşnutsuzluk olduğu inkar edilemez.

Kişisel görüşüme göre, aşırı ideolojik tutumları, asli görevleri yerine politika ile ilgilenmeleri, yerli yersiz grev ve eylem silahını kullanarak, vatandaşların günlük yaşamlarını sıkıntıya sokması ve  hak elde etmede pazarlık aracı olarak kullanması nedeniyle, bazı sivil toplum örgütlerinin ekonomik kalkınma ve halkımızın varlığı için  büyük tehdit olduğu inancı her geçen gün biraz daha güçleniyor. 

Demokrasi başıbozukluk veya herkesin istediğini yapması olmadığına göre, devlet; yabancıların yerli işbirlikçileri kullanarak, ülkeye zarar vermesine seyirci kalmamalı. Ülkemizin genel çıkarlarına zarar veren ve Rum ulusal davasına hizmet edilmesine izin vermemeli.

Denktaş’tan sonra halkımızın lidersiz ve devletimizin de korumasız kaldığını düşünen bazı çevreler, maalesef yıkıcı faaliyetlerinin şiddetini  her geçen gün artırıyor.

İçinde bulunduğumuz koşullar nedeniyle köşe başlarını işgal eden  ve medyada destek bulan bazı kişiler, belki bu gün gerçekleri olduğundan farklı gösterebilmekte, halkı yanılttığını düşünebilmekte ve ülkemize zarar verdiğini göz ardı edebilmektedir.

Ancak tarih, gerçekleri yazacak ve bugün ülkemiz ile halkımızın zararına uğraşanlar ile onları koruyup yüreklendirenleri hak ettikleri hanesine kaydedecek.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
23 Eylül 2018, Pazar    Din dersi okutulmalı mı?
16 Eylül 2018, Pazar    Yasalara uymamak demokratik hak sayılmamalı
9 Eylül 2018, Pazar    'Birleşik federal çözüm' her derde deva mı?
2 Eylül 2018, Pazar    Dünya Barış Günü
26 Ağustos 2018, Pazar    Ekonomik sıkıntılarımızın sebeplerinden biri de nüfusumuzun az olmasıdır
19 Ağustos 2018, Pazar    Hatalı ve zararlı kararlardan vazgeçilmeli
15 Ağustos 2018, Çarşamba    Döviz ve ekonomik sıkıntılardan kurtulmanın çaresi
12 Ağustos 2018, Pazar    Demokrasi başı bozukluk değildir
8 Ağustos 2018, Çarşamba    Hükümet popülist harcamalardan vazgeçilmeli
5 Ağustos 2018, Pazar    Guterres'in garanti önerisi Girit senaryosunu hatırlatır

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Din dersi okutulmalı mı?
Dr. Orhan AYDENİZ | 23 Eylül 2018, Pazar
Ayni adada yaşadığımız Rumların dinlerine aşırı derecede bağlı olduğu, çocuklarını da koyu Elen ve Hristiyan olarak yetiştirmeye olağanüstü önem verdiği inkar edilemeyen bir gerçektir.
Bilinen bu gerçeğe rağmen KKTC’...
Yasalara uymamak demokratik hak sayılmamalı
Dr. Orhan AYDENİZ | 16 Eylül 2018, Pazar
KKTC’de çevrenin kirletilmesi, KKTC ve TC ile yetkililerine hakaret edilmesi, genel olarak bir çok yasaya uyulmaması ve yasaların uygulanmaması, işin kolay ve zahmetsiz tarafından bilinçsizliğe ve eğitimsizliğe bağlan...
'Birleşik federal çözüm' her derde deva mı?
Dr. Orhan AYDENİZ | 9 Eylül 2018, Pazar
Bazı kişiler çeşitli nedenlerle, ‘Birleşik federal çözümün’  yani federasyon aldatmacası altında Rum ile birleşmemizin, her derde deva olacağını ileri sürmektedir. Yoğun beyin yıkama kampanyaları ile aldatılan saf vat...