Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Orhan AYDENİZ | 25 Temmuz 2018, Çarşamba

Et sorunu sürüncemede bırakılmamalı

Paylaş  
4
3
3

 

1980’li yıllarda, üretim, yerel talebin üzerinde olduğu için, ülkemizden 25 bin küçük baş ve 10 bin büyük baş hayvan ihracatı yapıldığını hatırlarım.

 Aradan geçen yıllarda devletin üreticilere desteği azalmadığı aksine arttığı da, inkar edilemeyen bir gerçektir. Buna rağmen halen, ülkemizde et fiyatları güneye göre çok  pahalı olduğuna göre, arz- talep dengesinin oluşturulmasında başarılı olunamadığı anlaşılıyor.

Et en temel gıda maddesi olduğuna göre, hükümet  fiyatın aşırı yükselmesine, kısa ve uzun vadeli çareler bulmalı ve hem üreticileri hem de  tüketicileri korumalıdır.

Bunun için de tüketicilerin ve turizm sektörünün fahiş fiyatlarla mağdur edilmemesi için kısa vadeli önlem olarak  MUTLAKA 3. Ülkelerden et ithaline izin vermeli.

Zaten halen güneyden gayri resmi, denetimsiz ve sağlıksız koşullarda  kaçak  et ithalatı yapılıyor. Bu nedenle hükümet, kısa vadeli çözüm olarak et fiyatının makul düzeye çekilebilmesi için, 3. Ülkelerden mutlaka et ithalatına izin vermeli.

Hükümetin çok hatalı bir kararla ve ısrarla 3. Ülkelerden et ithaline izin vermemesi,et kaçakçılığına sebep olmakta ve vatandaşları güneyden et almak zorunda bırakmaktadır. 

  1. Ülkeler yerine Rum tarafından örtülü ithalat da, hem devletin vergi kaybına, hem de Rum tarafından alış veriş etmeyenlerin mağduriyetine sebep olmaktadır.

Hükümet, uzun vadeli çözüm olarak da, hayvancılık politikasını gözden geçirmeli, üretimin zamana ve talebe göre yeniden şekillendirilmesi sağlamalı.

Gerçeği belirtmek gerekirse hayvancılık, tarımın en zor ve riskli dalıdır. Bunun yanında kurak iklim koşullarımız nedeniyle, ülkemiz otlak bakımından da çok yetersizdir.

Yıl boyunca meralarda otlatma olanağı bulunan yağışlı ülkelere göre, kurak ülkemizde, hayvan üretim giderleri çok daha yüksektir.

Zaten bu nedenle devlet, eskiden beri hayvan üreticilerine indirimli fiyattan yem tedariki, doğrudan destek gibi, maddi yardımlar sağlamaktadır.

Ayrıca diğer tarımsal ürünlerden farklı olarakdevlet, üreticinin ürettiği tüm sütü de alıp bedelini ödemektedir.

Kişisel görüşüme göre hükümet uzun vadeli çözüm olarak, çeşitli destek ve teşvik edici yöntemler ile hayvancılıkta besiciliği ön plana çıkarmağa çalışmalı.

Bu amaçla, hayvan üreticilerine devlet yardımları belirlenecek yeni kural ve koşullara göre verilmeli.

Hayvan yetiştiriciliği yapanların, hayvanlarının gereksinimi için yem bitkisi yetiştirmesi ve otlak oluşturması teşvik edilmeli.

Hiç yem bitkisi yetiştirmeyen, merası olmayan ve hazır yem satın alıp hayvanlarını başkalarının arazilerinde otlatanlara, kesinlikle devlet yardımı verilmemeli.

Helehayvanlarını ormana salıveren, bakımlarını yapmayan ve zamanında oğlakları toplayıp pazarlayan kişilere, devlet yardımı ödenmesi ülkenin genel çıkarlarına aykırıdır.

Geçmişte devlet yem üretimini teşvik için, sadece küçük baş hayvan başına 2.5 dönüm, büyükbaş hayvan başına da 10 dön. yem bitkisi yetiştirenlere para yardımı yapardı.

Yem üretiminin teşviki bakımından, hükümet tuzlu ve arıtıldıktan sonra kanalizasyon sularının, yem bitkisi yetiştiriciliğinde kullanılması için gerekli organizasyonları yapmalıdır.

Modern çağımızda sürü hayvancılığı yapılması ve devletin de çeşitli yardımlar ile bunu desteklemesi, ülkemizin genel çıkarlarına aykırıdır.Hele su ve elektrik bulunmayan barakalarda,  hayvancılık yapılması,  sağlıklı ürün elde edilememesi ve kazançlı olmaması nedeniyle artık desteklenmemeli.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
16 Eylül 2018, Pazar    Yasalara uymamak demokratik hak sayılmamalı
9 Eylül 2018, Pazar    'Birleşik federal çözüm' her derde deva mı?
2 Eylül 2018, Pazar    Dünya Barış Günü
26 Ağustos 2018, Pazar    Ekonomik sıkıntılarımızın sebeplerinden biri de nüfusumuzun az olmasıdır
19 Ağustos 2018, Pazar    Hatalı ve zararlı kararlardan vazgeçilmeli
15 Ağustos 2018, Çarşamba    Döviz ve ekonomik sıkıntılardan kurtulmanın çaresi
12 Ağustos 2018, Pazar    Demokrasi başı bozukluk değildir
8 Ağustos 2018, Çarşamba    Hükümet popülist harcamalardan vazgeçilmeli
5 Ağustos 2018, Pazar    Guterres'in garanti önerisi Girit senaryosunu hatırlatır
1 Ağustos 2018, Çarşamba    Seçilmişlerin görevi hizmet etmektir

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Yasalara uymamak demokratik hak sayılmamalı
Dr. Orhan AYDENİZ | 16 Eylül 2018, Pazar
KKTC’de çevrenin kirletilmesi, KKTC ve TC ile yetkililerine hakaret edilmesi, genel olarak bir çok yasaya uyulmaması ve yasaların uygulanmaması, işin kolay ve zahmetsiz tarafından bilinçsizliğe ve eğitimsizliğe bağlan...
'Birleşik federal çözüm' her derde deva mı?
Dr. Orhan AYDENİZ | 9 Eylül 2018, Pazar
Bazı kişiler çeşitli nedenlerle, ‘Birleşik federal çözümün’  yani federasyon aldatmacası altında Rum ile birleşmemizin, her derde deva olacağını ileri sürmektedir. Yoğun beyin yıkama kampanyaları ile aldatılan saf vat...
Dünya Barış Günü
Dr. Orhan AYDENİZ | 2 Eylül 2018, Pazar
Birleşmiş Milletler genel kurulu 1981’de, Genel kurulun açılış günü olan her eylül ayının 3.Salı gününü, Uluslararası Barış Günü ilan etmiştir. 2001’de  ise yine BM Kurulunun  kararı ile 21 Eylül, Barış Günü kabul edi...