Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Orhan AYDENİZ | 25 Mayıs 2019, Cumartesi

Federasyona takılıp kalmamız zararımızadır

Paylaş  
16
16
16

Rum’un ada etrafındaki denizaltı kaynaklarını tek yanlı sahiplenmek istemesi , Fransa’ya üs vermesi, sürekli  silahlanması, yabancı ülkelerle askeri tatbikatlar yapması, federasyon tezgahı ile masada oyalanarak zarara uğratıldığımızın kanıtıdır.

Hala daha Federasyona takılıp zaman harcamamız, sadece  Rum ve yandaşlarının, bize daha korkusuzca emrivaki ve kötülük yapmasını yüreklendirecek .

Bu nedenle Rum’un saldırgan ve olumsuz tutumu karşısında, bizimle birleşmesi için  isteklerine boyun eğmek ve anlaşmaya gönlü olana kadar çaresizlik içinde beklemek yerine, başka çözüm seçeneklerini gündeme taşımamız kaçınılmazdır.

Bundan sonraiki devletli çözümü görüşeceğimizi ve KKTC’ni tanıtmaya çalışacağımızı açıklamamız, Rumların makul bir çözüme yanaşmasına katkıda bulunacak.

Zaten 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyetinin iki egemen halkından biri olmamız nedeniyle, bizim de Rumlar gibi bir devletimiz olması en doğal hakkımızdır.

Güneydeki  yönetimin, yasal Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanınması da, içimizdeki bazı kişilerin Allah kelamı olarak gösterdikleri ‘uluslar arası hukuka’ aykırıdır.

Ortaklıktan atılmamız  nedeniyle halkımızın yönetimsiz kalmaması için, kendi yönetimimizi kurmamız ve devletimizi ilan etmemiz gerekçesi ile, bize ambargo uygulanması da, adil ve hakça değildir.

Rum yönetiminin uluslar arası hukuka aykırı olarak, yasal Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanınmasının, Kıbrıs sorununun çözümünü zorlaştırdığı da inkar edilemeyen bir gerçektir.

Hele 2004 referandumunda birleşmeyi ret eden taraf olmasına rağmen, Rum yönetiminin  Avrupa Birliğine üye alınması, hakça bir çözümü olanaksız duruma getirmiştir.

Rum tarafının elindeki gücü kendi rızası ile bizimle paylaşmaya yanaşabileceğini düşünmek, kişisel görüşüme göre  saflıktan öte, basiretsizliktir.

Bu nedenle devletimizin tanınması, yarım asırdan beri çözümlenemeyen Kıbrıs sorunu için adeta bir anahtar olacaktır.

Devletimizin tanınmamasını haklı gösterebilecek herhangi bir adil gerekçe yoktur.Yaklaşık yarım asırdan beri sürdürülen federasyon ve birleşme zeminindeki müzakerelerden sonuç alınamadığına, hiçbir kazancımız olmadığına ve mağdur edilmemiz nedeniyle, artık masada oyalanarak cezalandırılmayı kabullenmekten vazgeçmeliyiz.

Yaşanan gerçekleri belgelerle dost ülkelere anlatmamız durumunda, bizi tanıyabilecekleri görüşündeyim. Bu nedenle bizimle birleşmesi için Rumlara yalvarmak ve ödünlerle razı etmeye çalışmak yerine, Kıbrıs Türk devletini tanıtmalıyız.

Geçmişten günümüze hazırlanan tüm çözüm seçeneklerini ret eden,BM parametrelerinden uzaklaşan, yaklaşık yarım asırdan beri müzakerelerde uzlaşılan konuları bile şimdi kabul etmeyen,  Rum tarafını kimse suçlayıp cezalandırmadı.Aksine mağdur olmamıza ve tüm çözüm taslaklarını kabul etmemize rağmen, biz cezalandırılmaktayız. Ayrıca Uluslar arası kuruluşlar bize ellerinden geldiği kadar haksızlık ve kötülük yapıyor.

 Bu nedenle, federasyondan başka çözüm seçeneklerini gündeme taşımamız durumunda, uluslar arası kuruluşların bize zarar vereceğinden korkmamız için, hiçbir haklı neden yoktur. Zaten Islanmışın yağmurdan korkusu olamaz.

Mevcut gerçekler ve koşullar nedeniyle, hükümetin bundan sonra federasyon dışındaki çözüm seçeneklerinin müzakere edilmesi  gerektiğini açıklaması, çok mantıklı, isabetli ve yararımıza olup, halkımızın ezici çoğunluğunun yüreğine su serpmiştir.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Temmuz 2019, Pazar    Kıbrıs sorununda onlar ve biz
14 Temmuz 2019, Pazar    Sürekli alttan almakla hak kazanılmaz
10 Temmuz 2019, Çarşamba    Bürokratik işlemler
7 Temmuz 2019, Pazar    Her konunun uzmanı olmak
3 Temmuz 2019, Çarşamba    Disiplin ve devlet otoritesi
30 Haziran 2019, Pazar    Nüfus yoğunluğumuz fazla mı?
26 Haziran 2019, Çarşamba    Çözümsüzlüğün nedeni ve çaresi
23 Haziran 2019, Pazar    Anavatanla aramızı açmak bindiğimiz dalı kesmektir
19 Haziran 2019, Çarşamba    Acil gereksinimlere öncelik verilmeli
16 Haziran 2019, Pazar    Geçmişin hataları düzeltilmeli

banner
banner
banner
banner
banner

Kıbrıs sorununda onlar ve biz
Dr. Orhan AYDENİZ | 21 Temmuz 2019, Pazar
Rum-Yunan ikilisinin geçmişten günümüze değişmeyen hedefi, Kıbrıs’ın tümünü ele geçirmektir. Halen %66’sını ele geçirmelerine rağmen geriye kalan bölümünü de almak için yoğun mücadele içindedirler.
Rum- Yunanistan ik...
Sürekli alttan almakla hak kazanılmaz
Dr. Orhan AYDENİZ | 14 Temmuz 2019, Pazar
1948 tarihli Birleşmiş Milletlerin kabul ettiği insan hakları beyannamesine göre: ‘bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar, akıl ve vicdana sahiptirler. İnsanlar birbirlerine karşı kardeşlik anla...
Bürokratik işlemler
Dr. Orhan AYDENİZ | 10 Temmuz 2019, Çarşamba
Devlet kuruluşlarındaki gereksiz ve mantığa aykırı bürokratik işlemler, vatandaşları boş yere sıkıntıya sokmakta ve devletinden soğumasına sebep olmaktadır.Ayrıca yatırımları zorlaştırmakta, tek tük gelen  yabancı yat...