Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Orhan AYDENİZ | 12 Haziran 2019, Çarşamba

Devlet otoritesi

Paylaş  
18
15
18

Popülizmin herşeyin üzerinde tutulması, demokrasinin başıbozukluk olmadığının kavranmaması, anayasada öngörülen devleti koruyucu ve özgürlüklerin kullanılmasındaki düzenlemelerin yapılmaması, yasaların uygulanmasındaki umursamazlık sonucu, ülkemizde başıbozukluk ve devlet otoritesinin hissettirilmemesi artık herkesi rahatsız edecek düzeye ulaşmıştır.

Gelinen noktada devletimize Rum ağzı ile sahte ve ayrılıkçı tanımlaması ile hakaret edilmesi, yazılı ve sözlü medyada artık pervasızca yaygınlaşmaktadır;

Seçilmişlerin umursamazlığı sonucu, ulusal davamız ve ulusal davamıza hizmet edenler bile, haksızca, üstelik dayanaksızca  ve art niyetle aşağılanmaktadır;

Bazıları ise adeta düşmanlarımızın ve Rum yönetiminin militanlığını ve avukatlığını üstlenerek,onların tez ve görüşlerini savunmakta,propagandasını yapmakta ve halkımızı içerden çökertmek için beyin yıkama faaliyetleri sürdürmektedir;

Rum’a yaranmak yarışında olan bazı kişiler,  müstehcen ve aşağılayıcı yazı, söylem ve resimlerle,  anavatan yetkililerine hakaret etmektedir;

Bazı kişiler, yalan, art niyetli görüşlerle, halkımızı anavatana karşı kötülemekte, kışkırtmakta, aramızı açmaya çalışmakta ve bindiğimiz dalı kesmeye çalışmaktadır;

Bazı kişiler, eylem ve grev silahı ile, siyasileri etki ve baskı altına alarak, devletin normal ve verimli çalışmasına engel oluyor. Halkın huzur ve rahatını bozuyor;

Devlette görev yapan bazı kişiler, nasıl olsa hiçbir koşulda görevden alınamayacağı düşüncesi ile,siyasetçiler  gibi açıklama yapmakta, hatta KKTC yi aşağılamaktadır;

Oysa dünyanın hiçbir uygar ülkesinde herkesin istediğini söylemesi ve yapması demokratik hak kabul edilmez.

Hele devlet çalışanının, görev yaptığı kuruluş ve devletteki bilgileri, yabancı ülkelere ve/veya bizi düşman kabul eden yönetime vermesinin demokrasi ile ilgisi yoktur.

Dünyanın tüm uygar ve demokratik ülkelerinde devlet görevlilerinin, memurluk ilkeleri ile bağdaşmayan tutum ve davranış içinde olmasın, kesinlikle izin verilmez. Böyle hareket edenler hakkında disiplin soruşturması açılır, cezalandırılır ve görevinden azledilir.

KKTC seçimlerinde bile seçim propagandalarının ve afişlerin asılmasının belirli kurallara bağlı olmasına karşın, yakın geçmişte Rum yönetimini ilgilendiren Avrupa Parlamentosu seçimlerinde KKTC’de serbestçe ve hiçbir kurala bağlı olmadan, üstelik devlet yayın organlarında bile seçim konuşmaları yapılması yasal sayılabilir mi?

Bir devlet görevlisinin herhangi bir Sivil Toplum Kuruluşunda yönetici olması ona devlete hakaret etme, KKTC’ye sahte, uyduruk, ayrılıkçı söyleyebilme,  Anavatan yetililerine küfretmeve  hakaret etme hakkı tanır mı?

KKTC devletinden maaş ve emeklilik alanların, hatta sade vatandaşların, pervasızca güneydeki seçime katılması ve başkalarının katılması için de çaba harcaması, normal karşılanamaz. Çünkü Rum tarafındaki seçime katılmak, Rumların çoğunlukta olduğu tek halk içinde azınlık oluğumuzu, ayrı seçme ve seçilme hakkına sahip olmadığımızı ve KC ’ni gasp eden Rum yönetimini fiili olarak tanımaktır. Ulusal tez ve mücadelemizi devletimizi inkar etmek yok saymak olup, suçtur.

Kısaca belirtmek gerekirse, ülkemizde bozulan düzeninin yeniden normal duruma getirilmesi için,  öncelikle devlet otoritesi yeniden tesis edilmeli ve etkin olması sağlanmalıdır.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
10 Kasım 2019, Pazar    Çözümsüzlüğün başlıca nedeni
6 Kasım 2019, Çarşamba    Anız yakma zararımızadır
3 Kasım 2019, Pazar    Devletimize sahip çıkmalıyız
30 Ekim 2019, Çarşamba    Uygar insanların başlıca özelliği
27 Ekim 2019, Pazar    Filistinlilerin durumunda ibret almalıyız
23 Ekim 2019, Çarşamba    Sinsi tezgah bozulmalı
20 Ekim 2019, Pazar    'Barış Pınarı operasyonu' maskeleri düşürdü
16 Ekim 2019, Çarşamba    Kıbrıs'taki varlığımız için en büyük tehdit nüfus açığıdır
13 Ekim 2019, Pazar    Teröristlere arka çıkmak barışseverlik değildir
6 Ekim 2019, Pazar    Uslu çocuk rolü ile tavizkar davranmamız çözüme yardımcı olmadı

banner
banner
banner
banner

Çözümsüzlüğün başlıca nedeni
Dr. Orhan AYDENİZ | 10 Kasım 2019, Pazar
Kıbrıs sorununun çözümlenememesinin başlıca nedeni, güçlü devletler ile bunların güdümündeki kuruluşların, Türkiye’ye düşmanca duygular taşımasından ve Rum- Yunan yanlısı yaklaşımlarından kaynaklanıyor.

Yoksa BMGK ve...
Anız yakma zararımızadır
Dr. Orhan AYDENİZ | 6 Kasım 2019, Çarşamba
Bazı tahıl üreticileri, zararlıların yok etmek, toprağı daha kolay ve hızlı işlemek düşüncesi ile, geçmiş yıldan tarlada kalan anızı yani köklü bitki saplarını yakmaktadır.
Ancak anız yakmanın faydaları, zararlarının...
Devletimize sahip çıkmalıyız
Dr. Orhan AYDENİZ | 3 Kasım 2019, Pazar
Dünyada halkların mücadelesinde ulaşabilecekleri en onurlu düzey, kendi kendilerini yönetmek ve kendi devletlerine sahip olmaktır.

Bu nedenle Anavatanımızın olağanüstü yardım ve fedakarlığı , büyük acılar, kan ve ma...