Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 14 Mart 2019, Perşembe

Kobay çocuklar ve Holokost'un son günleri

Paylaş  
21
20
21

Yıllarca yaşanan acıların ardından, 1945 yılı nisan ayında, müttefik ülkelerin orduları Nazi Almanya’sının sınırlarını delmiş ve ilerlemeye başlamışlardı. Ancak Almanya’nın topyekün teslim olması 8 Mayıs tarihine kadar sürecekti. Suç işlediklerini bilen Naziler, kanıtları yok etmeye çalışmaktaydılar. Son ana kadar bunu yapmayı sürdürdüler.

Hamburg’a yakın olan Neuengamme konsantrasyon kampında bulunan İskandinav kökenli esirler,Hitler’in son doğum gününü kutladığı 20 Nisan günü saat tam sekizde, Nazilerin “beyaz otobüs” adını verdikleri otobüslerle kamptan alındılar ve kurtarıldılar.

Ancak herkes bu kadar şanslı değildi. Üstelik savaşın başından beri.

Kampta, yaşları beş ile on iki arasında olan onu kız onu erkek yirmi Yahudi çocuk da vardı. Ancak nasıl bir plansa, kurtarma eylemi bu çocukları kapsamıyordu. Çocuklar Neuengamme’da SS doktoru Kurt Heissmeyer’in aylar önce başlattığı tıbbi “deneylerinde” deney aracı olarak kullanılmaktaydılar. Heissmeyer 1964 yılında yapılan bir sorgulamada kendisinin “Yahudilerle deney hayvanları arasında prensip olarak herhangi bir fark görmediğini” söyleyecekti.

İskandinav esirlerin kurtarılmasının ardından çocuklar, kendilerine bakıcılık yapan dört yetişkin esirle birlikte Nazi’ler tarafından Hamburg’da okul olarak kullanılan büyük bir binaya getirilirler. Burası eskiden Bullenhuser Damm adında bir okuldu ancak o günlerde esir kampı olarak kullanılıyordu. Çocuklardan ve dört yetişkin bodruma indirilirler. Önce yetişkinler kazan dairesinin tavanındaki borulardan birine asılarak öldürülür.

Çocuklar ise, SS onbaşısı Johan Frahm tarafından çengellere asılarak öldürülür. Frahm 1946’da yapılan bir sorgulamasında, çocukları “tablo gibi” astığını anlatacaktı.

Çocuklar öldürüldükten sonra sıra, asılmayı bekleyen, yirmi Sovyet esirinin oluşturduğu ikinci gruba gelir. Bu esirlerinin isimlerini bilemiyoruz ama çocuklarınkini biliyoruz.

5 yaşındaki Mania Altmann, 12 yaşındaki Lelka Birnbaum, 11 yaşındaki Surcis Goldinger, 7 yaşındaki Riwka Herszberg, 8 yaşındaki Alexander Hornemann, 12 yaşındaki Eduard Hornemann, 6 yaşındaki Marek James, 12 yaşındaki W. Junglieb, 8 yaşındaki Lea Klygermann, 12 yaşındaki Georges André Kohn, 11 yaşındaki Blumel Mekler, 12 yaşındaki Jacqueline Morgenstern, 10 yaşındaki Eduard Reichenbaum, 7 yaşındaki Sergio de Simone, 10 yaşındaki Marek Steinbaum, 8 yaşındaki H. Wassermann, 5 yaşındaki Eleonora Witonski, 12 yaşındaki Roman Zeller, 9 yaşındaki Ruchla Zylberberg.

Cesetler ertesi gün yeniden Neuengamme’a götürüldü ve orada yakıldı. Bu okulun adı, bugün, Janusz-Korczak Schule. Okul alanında çocukların anısına küçük bir gül bahçesi oluşturuldu.

Çocuklar yaşasalardı bugün 80 yaşlarda olacaklar ya da belki ecelleri ile ölmüş olacaklardı. Arkalarında anılar, nesiller ve kim bilir belki de dünyayı şekillendirecek eserler bırakarak.

Ama olmadı.

Bazen olmuyor. Dünya tüm iyi niyeti ile dönerken, 20 yüzyılda bile insanlık barbarlaşabiliyor. Her kim kendi düşüncesini insandan değerli görüyorsa, ona verilen prim bir gün bize bu acılarla geri dönebilir.

Holokost, gelecekten gelebilecek bir acı olarak unutturulmamalı, sadece geçmişteki bir tarih olarak değil.  

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
23 Mayıs 2019, Perşembe    Hatıraların banka hesabı
22 Mayıs 2019, Çarşamba    Allodoxia Etkisi ve Kıbrıslı Türkler
21 Mayıs 2019, Salı    "Ben" ve "ben"
20 Mayıs 2019, Pazartesi    Ne güzel şey
17 Mayıs 2019, Cuma    Hayal kurun, gelecek mutlu olsun
16 Mayıs 2019, Perşembe    Ey aşk!
15 Mayıs 2019, Çarşamba    Neler kaçırmışız?
14 Mayıs 2019, Salı    Aydınlığa mektuplar
13 Mayıs 2019, Pazartesi    Sermayenin kültürel ayrımları
10 Mayıs 2019, Cuma    10 Mayıs'ın düşündürdükleri

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Hatıraların banka hesabı
Ferhat ATİK | 23 Mayıs 2019, Perşembe
Artık kimsesi kalmamıştı. Doksan iki yaşına ulaşan bir çınardı. Kısa boylu, geniş alınlı, beyaz  saçlı ve yaşına göre iyi görünümlüydü. Görünümüne de önem veren bir adamdı.
Artık yalnızdı ve o gün yaşlı insanların ev...
Allodoxia Etkisi ve Kıbrıslı Türkler
Ferhat ATİK | 22 Mayıs 2019, Çarşamba
Birincil derecede, medyayı kullanarak ama genel siyasi ve sosyal söylemleri de içine alarak yapılan Allodoxia, bir etki şeklinde halkla buluşur.
Temel olarak Allodoxia etkisini, inançların/kanaatlerin yer değiştirmes...
"Ben" ve "ben"
Ferhat ATİK | 21 Mayıs 2019, Salı
Felsefi bir kavram, kendileri içsel değişkenler tarafından tanımlanan düşünce alanlarında pek çok işlevi yerine getirir. Elbette bu alanların içsel değişkenler ve işlevlerle karmaşık ilişkisi içerisinde dışsal değişke...