İç huzur
İnsan, hayatı boyunca huzurun peşinden koşar. Daha iyi şartlar, daha fazla başarı, daha güçlü ilişkiler… Hepsi bir noktada iç huzura ulaşmak içindir. Ancak çoğu zaman aranan şey, yanlış yerde aranır. Çünkü huzur, dışarıda kazanılan bir şey değil, içeride fark edilen bir durumdur.
Birçok insan huzurun öğrenilen bir şey olduğunu düşünür. Kitaplar, seminerler, tavsiyeler… Bunlar insana yol gösterebilir. Ancak bu bilgiler, huzurun kendisi değildir. Sadece kapıyı işaret eder. O kapıdan geçmek ise insanın kendi iç yolculuğuna bağlıdır.
İç huzur aslında insanın doğasında vardır. Ancak zamanla yaşananlar, öğrenilen korkular ve biriken düşünceler bu huzurun üzerini örter. İnsan, huzuru kaybettiğini sanır ama aslında sadece onunla olan bağını zayıflatmıştır.
Bu yüzden huzur, öğrenilmekten çok keşfedilir. İnsan, dış dünyayı kontrol etmeye çalışmayı bıraktığında ve kendi içine yöneldiğinde, zaten var olan bir dinginlikle karşılaşır. Bu karşılaşma, çoğu zaman sessizlikte gerçekleşir.
Ancak bu süreç kolay değildir. Çünkü insan, kendi iç dünyasıyla yüzleşmekten kaçınır. Dışarıdaki sorunlarla uğraşmak daha kolay gelir. Oysa iç huzur, bu yüzleşmenin ardından ortaya çıkar. İnsan, kendini olduğu gibi kabul ettiğinde, içindeki çatışmalar azalır.
Beklentiler de huzurun önündeki en büyük engellerden biridir. İnsan, hayatın belirli bir şekilde olması gerektiğine inandığında, her şey kontrolünün dışında geliştiğinde huzurunu kaybeder. Oysa huzur, şartlara bağlı olmadığında kalıcı hale gelir.
Bu noktada kabul devreye girer. İnsan, her şeyi değiştiremeyeceğini fark ettiğinde, direnç azalır. Direnç azaldıkça, içsel bir rahatlama başlar. Bu rahatlama, huzurun kendisidir.
İç huzur, tamamen öğrenilen bir şey değildir. Aynı zamanda tamamen dışarıdan kazanılan bir durum da değildir. Huzur, insanın içinde zaten vardır. Onu bulmak için yeni bir şey eklemek değil, fazlalıkları bırakmak gerekir. İnsan neyi bırakacağını öğrendiğinde, aslında neye sahip olduğunu fark eder.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.