"Anladım Hayatmış Mazinin Adı" 3

loading
4 Temmuz, Cumartesi
£

8.57

7.72

$

6.86

A- A A+

“Anladım Hayatmış Mazinin Adı” 3

Ah Lefkem. Doğduğum kasaba. Yöresellik yapmış gibi olmayayım ama sen bir başka özel, bir başka güzelsin.

Güzel ve özel ama aynı zamanda bedbaht, terkedilmiş, unutulmuş bir kent.

Şu an bile İngilizin, Amerikalının bıraktığı maden artıkları yüzünden nüfusu kırılan şanssız, öksüz bir kent.

Lefkoşa’ya da tutkum çok yüksektir ama sana bir başka aşığım, bilesin. Sende geçen anılarım kitaplar doldurur. Ama en fazla belleğimde kalan birkaç anıya değinebilirim yazımda ne yazık ki.

İşte, bu güzelim kentteki bazı anılarım:

Sabahtan ılık güneş ışığıyla uyandığımda pencereden sızan mis gibi portakal, limon çiçeği kokusu.

Yatağımdan elimi uzatsam tutup koparabileceğim iri, kızıl nar meyveleri.

Piri Paşa Camisi yanındaki mezarlıktaki düz alanda kendimizden geçercesine futbol, lingiri oyunlarımız.

Mezarlıktan topladığımız ekşiliceleri fazla kaçırıp hastalanmamız.

Isırganların acıttığı el, ayaklarımıza gömeç otu sürerek acımızı dindirmemiz.

Çağlar veya Mithat’ın fırından aldığım sıcacık ekmeğin sarhoş eden kokusu.

Kardeşlerimle sıcak ekmeğin üzerine süt ve şeker dökerek afiyetle yememiz.

Noel zamanı CMC Maden şirketinin dağıttığı hediyeleri kapışan maden işçilerinin çocuklarının sevincini kıskançlıkla izlememiz.

Sanat Okulundaki Lefke Sancak Radyosunda Hüseyin Kanatlı’nın sunduğu “Çocuk Saati” programındaki temsillerde rol almam.

Televizyonda Neil Armstrong’un aya adım atışını, Brezilya futbol sihirbazlarını heyecanla izlememiz.

Yeğenim Mazlum hocanın beni sınıfın önünde twist oynatması.

Evimizin karşısındaki zeytin ağaçlarının arasından şarıl şarıl akan arkın çıkardığı huzur veren ses.

Avlumuzun ortasından geçerek kıvrılarak meyve bahçemizi sulamaya giden arkda oynadığımız oyunlar.

Evin önündeki toprak alanı suladığımız zaman etrafa yayılan toprak kokusu.

O alanda ailece, akraba, konu komşu ile gece yarılarına kadar yaptığımız sohbetler.

Kış geceleri evimizde mahallelinin toplanması, biz çocuklara anlatılan masallar, kadınların fincan oyunları, “kızma beyim” (ludo) oyunlarımız. Bazılarının cırlayıp şirretlik yapması.

Kış aylarında odaya konulan mangalın üzerine atılan portakal kabuğunun genzi yakan hoş kokusu.

Ahmet dedenin eşeği ile çarşıdan gelmesini beklememiz, önümüzden geçerken bir ağızdan “napan Ahmet Dede” selamımıza gülümseyerek karşılık vermesi.

Berber Macit saçlarımı fazla kestiği için eve gidene kadar ağlamam.

Doktor Saffet’in koltuk altımda unuttuğu termometreyi saatlerce taşımam.

Bahçemizde bulunan alttan yanan otantik Türk hamamında her hafta sonu önce mahallelinin sonra ailemizin yıkanma safası. Biz çocukları toplayıp yıkayan halamızın küfürlerine kahkahalarla gülüşümüz.

Babamın diğer çocuklardan topladığı kuş lastiklerini sakladığı yeri bulup onlarla bahçede şise kırmamız, babam tarafından yakalanıp cezalandırılmamız.

Babamın yönettiği Karadağ Polis Karakolunda hapis edilen bir mahkumu görüp korkmam.

Karadağ Karakolunun yan tarafındaki dağ yamacının CMC Madenine bakan bölümünde uçurgan (uçurtma) uçurmamız.

Depo olarak kullandığımız balkon odasındaki gramofunun nasıl çalıştığını merak edip parça parça açmam, parçaları tekrar koyamayınca babamın attığı tokat.

Lefke Gazi Lisesi Orta okul bölümünde resim hocamız Mevlit Koca’nın sınıfımızı gürül gürül akan dere yamacına götürüp resim yaptırması.

Zayıf olduğum bu dersden dünyalar iyisi Mevlüt hocamın hatırla beni geçirmesi.

Derenin kıyısındaki zeytin değirmenini ziyaretimiz…

Evet sevgili okurlarım. Sayfalarla yazabileceğim anıların bazıları bunlar.

Ne yazık ki bu güzel kasabamızla ilgili tarihi, sosyal bilgileri öğrencilik zamanımda öğretmediler. Çok sonraları bazı değerli arkadaşlarımın çabaları sonucu öğrendim.

Lefkemi bana daha iyi öğreten sevgili merhum arkadaşım Adnan Şentürk’e, kitapları ile kasabamızın geçmişine ışık tutan can dostum Nazım Beratlı’ya ve Lefkeli olmamasına ragmen Lefke üzerine kitaplar yazmış, araştırmaşlar yapan Lefke aşığı sevgili Doçent Doktor Elnur Ağayev’e, fotoğrafları, anıları, araştırmaları ile Lefkemize büyük hizmetleri olan Feridun Kemal Feridun, Ali Hasan Ali, Rifat Müdüroğlu dostlarıma çok teşekkürler.

Tüm Lefke’lierin size ve isimlerini sayamadığım LGL Dostluk grubunda Lefke anıları ile bizi aydınlatan birçok kişiye minnet borcumuz vardır.

Nostaljik yolculuğum gelen hafta Lefkoşa’da sonlanacak.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.