Kazanmak zor, kaybetmek kolaydır

Yayın Tarihi: 11/04/22 07:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Her konuda kazanmak, başarılı olmak kolay değildir, buna rağmen elde olanı kaybetmek çok kolaydır. Para, mal, mülk, kazanmak, devlet sahibi olmak kolay değildir. Ancak kaybetmek çok kolaydır.

Maalesef genel olarak insanlar kaybedilmeden önce kaybedilenlerin değerini anlamaz. Yabancı ellerde, göç yollarında canı yanarken kaybedilenin kaybedilmeyecek kadar değerli olduğunu anlar. Fakat bazı şeyleri kaybettikten sonra dönüşü olmaz.

Oysa Mevlana’nın dediği gibi ‘Kıymet bilmek ağlamak değil, yanındayken sımsıkı sarılmaktır.

1571’de,Kıbrıs’ı yaklaşık 100,000 şehit vererek aldık, buna karşı, kolayca elimizden alındı.

Kıbrıs adasının İngiltere tarafından ele geçirilmesinden sonra 1955-59, 1960-63 1963-74 döneminde Kıbrıs Türk halkı baskılarla göç ettirildi. Kalanlar ise itilip kakıldı, Rum saldırıları nedeniyle mal ve can kayıplarına uğratıldı, doğup büyüdüğü topraklardan3-4 kez göç ettirildi.

1955’ten sonra anavatanın bize yardım elini uzatması ve bizimle ilgilenmesi sonucu, yaşamamız önemli derecede iyileşti. 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde, Rumların bizimle dostça ve samimi işbirliği yapmaması ve ENOSİS ideallerini gerçekleştirme idealleri nedeniyle ortak yönetim başarılı olmadı. Silah tehdidi ile ortaklıktan atıldık.

1963-74 döneminde, Rum ablukası altında dünyadan izole edildik, can ve mal korkusu içinde yaşamımızı sürdürdük. Rum saldırılarından korunmak için Yediden yetmişe herkes can ve malımızın korunması için mevzilerde nöbet tuttu.

 1974’de kurtarılmamız ve bugün bize ait bir bölgede can ve mal korkusu içinde olmadan özgürce yaşama hakkına kavuşmamız, kolay olmadı.

Bir nesil gençliğini mevzilerde harcadı, birçok kişi Rum saldırıları sonucu canını kurtarabilmek için doğup büyüdüğü topraklardan göç etmek zorunda kaldı, sırf Türk olduğu için birçok kişi iş yerinden ve yollarda seyahat ederken kaçırılıp katledildi.

Halen ulusal mücadele eden halkların elde edebileceği en onurlu başarı olan kendi kendimizi yönetme ve devlet sahibi olma olanağına kavuşturulmuş bulunuyoruz.

Atasözünde ifade edildiği gibi, cefa çekmeyenler, sefanın değerini bilemez. Ancak TC-KKTC düşmanlarının oyununa gelerek, devletimizden vazgeçmemiz durumunda ne kadar pişman olursak olalım, tekrar şimdiki olanakları elde etmemiz mümkün olamayacak.

 Rumlar, egemenliklerini kuzeye yaymak ve ENOSİS ideallerini gerçekleştirmek amacı ile federal-birleşik çözümü savunduklarını gizlemek gereği bile duymuyor.

Buna rağmen bazı kişi, kuruluş ve siyasiler, çeşitli nedenlerle devletimizin yaşatılıp yüceltilmesi yerine, Rumla birleşmemizi savunmakta ve bunu benimsetmek amacı ile yoğun çaba harcamaktadır.

Bazı kişiler ise daha da ileri giderek, sırf halkımızın imajını lekelemek, vefasız göstermek böylece anavatanın da ‘başınıza ne gelirse gelsin diyerek’ uzaklaşmasını ve korumasız kalmamızı ve böylece Ruma yamalanmamızı sağlamak gayretindedir.

Çeşitli nedenlerle geçmişin öğretilmemesi, iki toplumu yakınlaştırma tezgahı ile Rum’u şirin gösterme etkinlikleri, yoğun 5.kol faaliyetleri sonucu, yeni nesle devletimizden vazgeçmemiz ve Rumlarla birleşmemizin refaha kavuşmamızı sağlayacağı inandırılmıştır.

Kuşkusuz anavatana rağmen, iç ve dış düşmanların, adanın kuzeyinin de Rum egemenliği altına girmesini, daha doğrusu Yunanistan’a bağlanmasını sağlaması  kolay değildir. Ancak bir  torba içinde bulunan birkaç çürümüş patates, tüm torbanın çürümesine sebep olur.

Son yıllarda tanık olduğumuz TC-KKTC karşıtı eylemler, tutum ve davranışlar, Kıbrıs Türk halkının içeriden çökertilmesi ve Ruma yamalanması için sürdürülen beyin yıkama ve propagandaların endişe edilecek düzeye ulaştığını gösterir.Bu nedenle karşımızdaki tehlike ciddiye alınmalıdır.

Kıbrıs Türk halkı olarak Girit, Rodos, Ege adaları ve Batı Trakya’da yaşayan soydaşlarımızın kaderini paylamamak için silkinip kendimiz gelmeliyiz. Devletimize sahip çıkmalıyız. Tek dayanağımız anavatanın paha biçilmez değerinin bilinci içinde hareket etmeliyiz.

W.Shakespere’ın ifade ettiği gibi ‘Çoğu kez elimizdeki nimetin değerini bilmeyiz .Ama kaydedince sahip olduğumuz zaman takdir edemediğimizin değerini hemen anlarız.’

Ancak, son pişmanlığın hiçbir yararı olamayacak, bugünkü yaşamımızı tatlı bir hayal olarak hatırlayacağız .

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Dr. Orhan AYDENİZ yazıları