Güvenlik ve yargı en öncelikli ve yaşamsal hizmetlerdir

Yayın Tarihi: 29/08/22 07:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Peşinen kimseyi kötülemek niyetinde olmadığımı belirtmekte yarar görürüm. Amacım devletimizin otoritesine gölge düşürülmemesine ve yönetimimizin iyileştirilmesine katkıda bulunmaktır.

Son yıllarda ülkemizde suç oranının artması, hepimizi endişelendiriyor ve rahatsız ediyor. İktidar ve muhalefetteki siyasilerin ise, bu yaşamsal konularla ilgilenmedikleri görüşündeyim.

Oysa, vatandaşların can ve mal güvenliğinin korunması, en öncelikli gereksinimdir. Siyasilerin de en önemli görev ve yükümlülüklerinin başında gelir.

Bütün dünyada suç işlenmesini önleyici, zorlaştırıcı ve caydırıcı önlemler almasına karşın bizde adeta suç işlemeye meyilli kişileri cesaretlendirici koşullar yaratılıyor, sokaklar suç işlemeye yatkın kişilerin insafına bırakılıyor. Adaletin çok geç tecelli etmesi ve kararların uygulanmasındaki gecikme de, suç işlenmesini adeta  cesaretlendirmektedir.

Yaz sıcağında vatandaşlar, can güvenliklerini güvence altına almak amacı ile kapı ve pencerelerini kapaTmak zorunda kalıyor.

Basın haberlerine göre içinde bulunduğumuz koşulların çok elverişli olması nedeniyle, ülkemizde son yıllarda bir de ‘hırsızlık turizmi’ ortaya çıkmıştır.

Sürekli kazalar ve trafik yasalarına uyulmaması nedeniyle, herkes araba kullanmaktan yaya olarak kaldırımlarda yürümekten bile korkuyor.

Şehir içinde ve ana yollarda sürücülerin cep telefonu ile meşgul olması, artık genel bir uygulama halini aldı. Yapıcı uyarılara rağmen, araba sürerken denetim ve ağır cezalarla cep telefonu kullanılması caydırılmıyor.

Yaya geçitlerinde yayalara öncelik tanınmamakta geçmeye çalışanlar, yaralanmakta hatta canlarından olmaktadır.

Gelişigüzel yerlere ve ağaçlık alanlara pervasızca inşaat atığı ve çöp dökülmekte, piknik alanları sürekli kirletilmektedir.

Hak arama bahanesi ile sık sık yerleşim yerlerindeki yollar araçlarla kapatılmakta ,günlük yaşam felç edilmekte, vatandaşlar zarara uğratılmakta ve mağdur edilmektedir.

Kırsal alanlarda mandıralardan canlı hayvan çalınması artık yaşanan dönemde en çok gündeme gelen haberler arasına girmiştir.

Kırsal alanlarda davarların başkalarının, etrafı tellenmiş  arazilerinde bile otlatılması nedeniyle, vatandaşların tapulu arazilerinde ağaç yetiştirmesi mümkün olmamaktadır.

Tarımsal alanlarda sulama boruları, su depoları ve hasat edilme aşamasına gelen ürünler çalınıyor.

Yerleşim alanlarında, etrafı duvarla çevrilmiş ev bahçelerindeki ağaçların meyveleri çalınıyor.

Öğrenim gerekçesiyle ülkemize gelen bazı kişiler, okullara kaydedilerek ikamet izni almakta, derslere devam etmemekte ve uyuşturucu, gasp, hırsızlık gibi yasa dışı para kazanma faaliyetleri ile suç işlemektedir.

Son zamanlarda başkalarına ait harup ve zeytin ağaçlarının bile kesilip götürülmesi, hırsızlığın artık ürkütücü boyutlara ulaştığını gösteriyor.

Güvenlik sorunun çözümü isteniyorsa, anavatanı suçlamak yerine, geçmişte böyle üzücü olayların neden yapılamadığına bakılmasında yarar vardır.

Askeri inzibatlar sürekli olarak yerleşim yerlerinde devriye hizmeti yapmakta ve suç işlenmesi caydırılmaktaydı.

Polislerin sürekli olarak, şehir içlerinde ve kırsal alanlarda devriye görevi yapması, suç işlenmesini önemli derecede caydırıyordu.

Kırsal alanlarda destebanlar görev yaptığı için başkasına zarar verenler kolayca yakalanarak cezalandırılırdı. Destebanlar tarafından verilen cezalar, mahkemeler tarafından da tanınıyordu.

Belediye ve devlet görevlilerinin, sürekli denetimleri sayesinde, yasalara aykırı hareket edilmesi caydırılmaktaydı.

Özetle belirtmek gerekirse, KKTC’deki kanunsuzlukların önlenmesi için geçmişteki güvenlik sistemine dönülmesinin yararlı olacağı görüşündeyim.

Uygar ülkelerde, temel yaklaşım; polisin suçları işlenmeden önce kendiliğinden ve proaktif bir anlayışla harekete geçmesi ile önlemektir.

Bu nedenle polisin özellikle sokaklarda, halka açık yerlerde, üniformalı olarak devriye hizmeti sunması, varlığını hissettirmesi, önleyicilik ve caydırıcılık bakımından şarttır.

Her yerde polisin bulunduğu izleniminin oluşturulması ile, potansiyel suçluların yakalanma olasılığı yüksek tutulabilecek ve suç eylemlerinin gerçekleştirilmesi azaltılabilecektir.

Adaletin çok geç tecelli ettiği şikayetleri ve diğer sıkıntıların ortadan kaldırılması için, Rum tarafında olduğu gibi KKTC’de de adalet ve kamu düzeni bakanlığı kurulmalı. Böylece hükümetlerin yargı konusu ile ilgilenmesi, gereksinimlerinin karşılanması sağlanmalı. Halkın istek ve şikayetlerinin siyasilere iletilmesine olanak tanınmalı.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Dr. Orhan AYDENİZ yazıları