BİRAZ AYDINLIK

Mert MAPOLAR, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert MAPOLAR, C.Ht.

KKTC siyasetinin gençlere ihtiyacı var!

Yayın Tarihi: 19/03/21 07:00
okuma süresi: 13 dak.
A- A A+

Ülkemizdeki gençlerin, genellikle siyasi adaylar olarak dışlanması ve göz ardı edilmesi çok alışık bir durumdur... KKTC'de siyaset, yıllardan beri bir zümre dediğimiz; yaşça ağır basanların, egoca ağır basanların, ünvanca ağır basanların ve isimce ağır basanların kontrolü altında bir ileri iki geri, düşe kalka yapılmaya devam ettirilmektedir! Amaç, çıkar çarkından beslenenlerin ve bu beslenenlerin etrafındakilerinin, zarar görmemesi! Kontrol etmek daha kolay olduğundan, siyasette bu zümre daha fazla tercih ediliyor... Gençlerin risk teşkil eder kategoride olmasından dolayı, genç erkekler ve genç kadınlar siyasette tercih edilmiyor...

Artık, toplumsal siyasi alışkanlıklardan, hatta bağımlılıklardan kurtulmanın zamanı gelmiştir! Yeni dünya düzeninde gençlerin siyasi katılımının, olmazsa olmaz olarak üzerinde durulduğu yeni bir farkındalık boyutuna geçilmiştir... Dünya, çocuklarda liderlik özelliklerinin geliştirilmesi ve genç siyasetçilerinin yetiştirilmesine yönelik gelişim stratejileri üzerinde çalışmalarını artırmıştır...

Ülkemizdeki ideolojik yelpazedeki siyasi liderlerin, çıkarları doğrultusundaki uygulamalarındaki partizanlıkları anlaşılabilir olsa da, aşırı partizanlığın, ülkemiz için yıkıcı olduğunu anlamamızın zamanı artık gelmiştir... Mevcut olan siyasetçilerin tümü öyle ya da böyle, bir şekilde denenmiştir... Nesiller değişmiştir ve yeni genç bir neslin hazır olduğunun farkındalığına bireysel ve toplumsal olarak varmak zorundayız! Topluma hizmet ciddiyetiyle ve ülkeyi ileriye taşıyabilecek politik çözümleri bulacak, daha vizyoner genç siyasetçilere bu toplumun ihtiyacı olduğunu herkesin kabul etmesi gereken çok önemli bir yol ayrımındayız!

Gençler, yaşlarından dolayı, sınırlı fırsatları, sınırlı çevreleri ve öngörülen deneyim eksiklikleri de öne sürülerek sistematik olarak hep duyarsızlaştırılmakta, görünür olmaları bilinçli olarak engellenilmekte, ülkemizdeki tüm siyasi sistem bir zümre üzerinden yapılanmaktadır... Aslında siyasette geçlerin varlığının, tüm topluma fayda sağlayacağı kesinlikle göz ardı edilmemesi gereken çok önemli bir farkındalıktır! Son zamanlarda dünya şunun farkına varmıştır; dünyadaki seçmen yaş nüfusunun yüzde 57'sini 20 ile 44 yaş aralığındaki kişilerden oluşmasına rağmen, dünyadaki Parlamento Üyelerinin (milletvekillerinin) sadece yüzde 26'sı bu yaş aralığında. Dünyadaki Parlemento Üyelerinin sadece yüzde 1,9'u 30 yaş altındaki gençlerden oluşuyor. Dünyadaki Parlemento üst meclisinin yüzde 80'inden fazlasında, 30 yaş altında milletvekili yok! Parlamentolar Arası Birlik (The Inter-Parliamentary Union - IPU), bu konu ve eğilimler üzerinde durarak, ülkelerin, gençliğin siyasi katılımlarını teşvik etmek ve gençlik aktivistlerini siyasi lider olarak eğitmek için uluslararası iş birliği çalışmalarını hızlandırmıştır...

Gençliğin potansiyelinin farkına varan Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), bunun için çok önemli uluslararası çalışmalar yürüterek, programlar, planlamalar, uygulamalar ve stratejiler geliştirmiştir... KKTC gençliği de bu doğrultuda dünya ile el ele vererek, ülke içindeki demokrasi hareketlerindeki merkezi ve katalizör rolünden vaz geçerek, yeni dünya düzeni için hazırlanan yeni nesil siyaset anlayışı yönünde değişim ve dönüşüm yoluna giderek, eski nesil siyasetinin deneyimi ile yeni nesil bilgi ve vizyonunu birleştirerek, günün şartlarına uygun ülkesel yeniden yapılanma sürecine vakit kaybetmeden gidilmelidir. "Eski nesil siyaset tecrübesi ile yeni nesil bilgi ve vizyon siyaseti modeli" yaklaşımıyla, modernize edilmiş yeni bir "ortak akıl siyaseti" ortaya konmalıdır... Bu doğrultuda, ülkemizin genç nesillerini, ülkesel geliştirme süreçlerine daha fazla dahil olmaya ve daha kararlı olmalarına yönelik, yeni dünya düzeninde, diğer tüm dünya ülkelerinin yaptığı gibi genç nesillere sahip çıkmanın yolları aranarak, motive edilme sürecine acilen gidilmelidir... Dünyalı olmak için, önce dünyalı gibi düşünmeniz gerekiyor... Sistemi düzeltmek için de, önce sizin düzelmeniz gerekiyor... Unutmayınız ülkenin mevcut siyasal yapısı yenilenmeden, bu ülkeyi geleceğin dünyasına taşıyamazsınız! Sürdürülebilir kalkınma için öncelikli olarak genç nesile karşı açık ve dürüst olmanız gerekiyor... Onların siyasete aday olma hakkını teşvik ederek, yükseltmeniz ve artırmanız gerekiyor... Demokratik sürece katılımlarını desteklemelisiniz... Sizin kapasiteniz kadar gelinebilecek son nokta burasıdır ve yarının dünyasına, bu bilgilerle toplumu kesinlikle ileriye taşıyamazsınız! Siyasette değişim zamanı gelmiştir, aksi taktirde kısır döngü içerisinde, birbirinin kuyusunu kazan, koltuk kavgası yapan siyasetçilerden, mecliste kavga eden milletvekillerinden ve kutuplaşmadan başka bir şey, bu toplum kesinlikle göremeyecektir...

KKTC'nin genç nesli, küresel, bölgesel ve ulusal forumlarda kendilerini görünür hale getirmenin yollarını arayarak, devlet desteği ile dünya genç parlamenterler forumlarına en azından gözlemci olarak katılım sağlanması gerekmektedir... Dünyanın dört bir yanından gençler bu uluslararası formlara katılarak, veriler toplayarak, paylaşımlar yaparak geleceğin dünyasına hazırlanmaktadırlar... KKTC'nin de genç Kıbrıslı Türk nesli bu yollarla dünya siyaset sahnesinde yerini hemen almaya başlamalıdır...

Eski nesil siyaseti, genç nesil siyasetine yol vermelidir! Yol açmalıdır! Destek olmalıdır! Teşvik etmelidir! Dünya genç milletvekillerinin sayısını artırmak için inanılmaz çalışmalar yaparken, siz de gençler arasında, çeşitliliği sağlayarak, parlamentoya giren genç erkek ve genç kadın sayısını artırmaya yönelik ulusal değerlere bağlı, liyakat ve güvene dayalı stratejiler geliştirerek, geleceği bugünden çok daha iyi yapılandırabilirsiniz... Böylece anneler, babalar çocukları ile daha fazla gurur duyar, torunlar da yaşlı kalplere güç, ışık ve sevgi olur...

Eski nesil siyasetinin temsilcileri, size sesleniyorum; bırakın artık bu koltuk sevdanızı, egonuzun kontrolünü elinize alın ve yol açın arkadan gelenlere, şans verin, fırsat verin, değer verin bu genç nesile... Yaptıklarınızla milleti de gençleri de siyasetten soğuttunuz... Siyasete artık kimse güvenmiyor... Genç nesile rol modeli olamadınız... Bu koltuklarda bir ömür boyu kalamayacağınızı bilin! Geldiğiniz gibi, gitmesini de bilin! Bu ülkeye yarar değil, zarar vermeye başladığınızın farkına varın artık... Sistem mevcut bilgilerinizle çalışmıyor, ileriye gitmiyor artık!

Kıbrıs Türk siyasetini canlandırmak, kısır döngüden kurtarmak için, Kıbrıs Türk gençliğine ses verin... Fırsat verin... Demokrasiyi canlandırmaya nasıl yardımcı olabileceklerini ve dünya gençleri ile birlikte seslerini dünyaya nasıl duyurabileceklerini, oturduğunuz yaşlı koltuklarınızdan görün! Küresel etkiyi ve ışığı bir kez de bu gençlerin gözünden, ruhundan ve kalbinden görmeye çalışın... Dünyadaki değişim çok süratli ve derinden gerçekleşiyor, siz bunu algılayamaz ve göremezsiniz!

Dünyada yapılan tüm araştırmalarda, genç erkekler ve genç kadınlar siyasi liderler olarak güçlendirildiğinde, ülkelerin eğitim, altyapı ve sağlık hizmetlerinde olumlu gelişmelerle birlikte, genellikle daha yüksek yaşam standartlarına ulaşıldığını gösteren çok önemli tespitler vardır... Artık bunlar göz ardı edilemez...

Sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik çalışmalarda genç nesil siyasetinden yararlanın! Farkındalık yaratın! Deneyim ile yeni nesil bilgiyi birleştirin, seçim süreçlerinde genç nesile siyasi yetki verin, teşvik edin, seçimlere onları da dahil edin! Pişman olmayacaksınız... Ülkesel değişim ve yenilenme ancak bu şekilde gerçekleşir... Kıbrıs Türk siyasetinin gençleşmesine katkı koyun, yardımcı olun, onlara elverişli ortam hazırlayın ki tarihte unutulan değil, hatırlanan, anılan bir siyasetçi olasınız... Böylece, toplum da  çocuklarınız da, torunlarınız da sizden çok daha fazla gurur duymuş olur, egolarınıza yenilmeden, hastalıklarla boğuşmadan, sevdiklerinizle birlikte, huzurlu emekliliğinizin keyfini çıkarmış olursunuz... Artık bunun zamanının geldiğini bilin...

Eski nesil siyasetçisi olarak alışkanlıklarınıza devam ederseniz ve yükünüzü genç nesil siyasetçileri ile paylaşmazsanız, kalbiniz teklemeye devam edecek! Bazen, insan, önemli bir yol ayrımına geldiğinde, verdiği kararların bedellerini çok daha ağır ödeyebildiğini unutmayınız... Bu bedellerin olumlu mu yoksa olumsuz mu olacağına, siyasetçi olarak sizler karar vereceksiniz... Her şeyi bilen olmaktan, kendini bilen olana dönüşme fırsatınız, her zaman olmayabilir! Geldiğiniz yol ayrımında, hangi yoldan ilerleyeceğinize siz kendiniz karar vereceksiniz...

Unutmayınız ve bunu her zaman hatırlayınız! Halk her şeyi bilene değil, kendini bilene saygı gösterir!

Dünya genç siyasetçilerin yolunu açarken, Kıbrıs Türk Halkı olarak da herkesin, genç siyasetçilerin yolunu açmaya destek olmalı, olanaklar sunmalı, fırsat vermeli ve onlara güvenmelidir...

Unutmayınız! Ülkenin yeni nesil liderliğine ihtiyacı vardır ve halk olarak hep birlikte geleceğin liderlerini yetiştirebilir ve genç vizyoner siyasetinin gücünü yeni bir geleceğe taşıyabilirsiniz... Bu güç her bir Kıbrıslı Türkün yüreğinde vardır. Tarih, yeni neslin yeni bir bölüm yazmasına bağlıdır. Onlara bu fırsatı verin...

Her yeni nesil, bir önceki çalışmaların üzerine inşa edilir ve yeni bir bakışısı kazanır... İşte bahsettiğim, "Eski nesil siyaset tecrübesi ile yeni nesil bilgi ve vizyon siyasetini birleştirme modeli" tam da budur! Dünyanın oluşturmaya çalıştığı ve üzerinde durduğu siyasi model de budur...

Zaman değişiyor, dünya değişiyor, KKTC siyasetine zaman kaybetmeden, en iyi ve en parlak yeni nesli çekmeniz, buna esin kaynağı olmanız gerekiyor... Tüm egolarınızı ve komplekslerinizi bir kenara bırakın!

Yetişmiş her yeni neslin zihninden, inovasyon için yeni fikirlerin doğduğunun farkındalığına varın ve bunlara önem verin... Gençlerin bu fikirlerinin hayat bulmasına yardımcı olun... Onlar, bir şafağın sıcak ışıkları gibidir... Bu ışığı onların gözünden görün ve onların kalbinden hissedin! Bu ülkeye verecekleri katkı, hayal ettiğinizden çok daha fazlası olacaktır! Bazılarınız yeni nesli en kolay yoldan, "deneyimsiz" olmakla suçlayabilir ama, bunun yeni bir "dil", yeni bir "vizyon" olduğunu bilin!

Unutmayınız! Her yeni nesil, maneviyatı, bebeklik ve çocukluğun anlamını yeniden keşfeder, yeniden değerlendirir... Siyaset de böyledir...

Her yeni nesil, tarihi kendi tarzında yeniden yazar...

Her neslin, farklı bir şeye sahip olduğunu bilin, önemseyin, onlara fırsat verin, olanak sağlayın!

Unutmayınız! Halk her şeyi bilene değil, kendini bilene ve durmasını bilene saygı gösterir! KKTC siyaset sahnesinde artık yeni nesil "aktif siyaset" yapmalı, eski nesil "deneyimli" siyasetçiler de, çıkar hesabı yapmadan, gençlere danışmanlık yaparak, bilgilerini ve deneyimlerini, yönlendirmeden, baskı yapmadan aktarmalıdır! Ülkenin bunlara ihtiyacı vardır!

Ülkemizde gençler siyasete katılmalı! KKTC'nin en büyük çıkış yolu budur!

Her siyaset yenilenmeye ihtiyaç duyar!

Artık siyaseti gençlere bırakma zamanı gelmiştir!

Unutmayınız! Gelenek, değerli olan her şeyi bir sonraki nesle vermek demektir... Ve bu geleneği devretmenin sırası şimdi sizde... Unutulan değil, hatırlanan olun!

Yeni nesil gençliğinin ayak seslerinin duyulmaya başladığını bilin! Bu geleneği devralmaya geliyorlar!

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Kuzey Kibrisli26/03/21 14:38
Şu küçücük toplumda siyasetin çok şeylere ihtiyacı olduğuna hem fikirim. Ama sırf gençlerin genç oldukları için topluma hizmet edeceklerini veya bir şeyleri değiştirebileceklerini düşünmek bana pek doğru gelmiyor. Toplum olarak siyasette, kaybedilen değerlere ve o değerler konusunda dirayete sahip insanlara ayrıca bu insanları destekleyecek o değerlere sahip bir de kitleye ihtiyaç vardır. Kaybedilen değerler genç dediğimiz kitlelerde ne kadar mevcuttur yada ne kadarını onlara benimsetebilmişiz onu da kamuoyu karar versin. Benim düşüncem bizim için bu konuda başarısız kelimesinin anlam yönünden çok zayıf kaldığıdır. Ve bu ifadelerim birçoğu için çok umutsuz olarak algılanacaktır. Umut etmek ve umutlu olmak en doğal ve dokunulmaz insanlık hakkıdır. Ancak kişi umut etmeden önce umut edeceklerinin ve kendisinin öz muhasebesini de yapıp umut ederek bekleyeceği şeyleri ne kadar hak edip etmediğini de tarafsızca değerlendirebilecek olgunlukta yada bilinçte olabilmelidir...

Diğer Mert MAPOLAR, C.Ht. yazıları