BİRAZ AYDINLIK

Mert MAPOLAR, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert MAPOLAR, C.Ht.

Antidepresan kullanımı endişe verici boyutta!

Yayın Tarihi: 30/04/21 07:00
okuma süresi: 14 dak.
A- A A+

Antidepresanlar, beyindeki sinir hücrelerinin nasıl iletişim kurduğunu değiştirerek çalışırlar!

Antidepresan almak, herhangi bir hap almak gibi değildir!

İnsanlar antidepresanlara fiziksel bir bağımlılık geliştirebilirler!

Zor bir dönemi atlatmak için antidepresan kullanımının gerekliliği çok iyi değerlendirilmeli, kısa vadede bir antidepresan almanın bile, size geriye dönüşü olmayan inanılmaz sorunlara yol açabileceği yönünde çok ciddi uyarılar, dünya uzmanlarının son zamanlarda üzerinde durduğu hayati derecede önemli konulardır...

Harvard'a bağlı "Brigham and Women's Hospital'daki Birinci Basamak Sağlık Programında Davranışsal Sağlık Entegrasyonu" bölümünün yaptığı en son bilimsel açıklamalarda bu konularda insanlığın bugünü ve geleceği için çok ciddi uyarılarda bulunuluyor...

Antidepresanlar dünyada ülkeler tarafından, en son çare olarak, çok acil, ciddi ve ağır olduğu belirlenen durumlar ile, yüzde yüz konulan teşhisler için kullanılması kararını almaya başlamıştır! Özellikle örneğin Amerika'da dozajı ve türü ne olursa olsun gereksiz şekilde antidepresan kullandıran hekimlere çok ciddi cezalar getirilmiştir... Dünyada ileri gitmiş ülkelerin çoğunluğu bu yönde çok ciddi ve önemli adımlar atmaya, önlemler almaya başlamıştır...

Antidepresan kullanımı o kadar basit değildir! Çok ciddi potansiyel zorlukları, yan etkileri ve riskleri olduğunu tüm dünya kabul ediyor!

Maalesef hafif ve orta vakalar için bile o kadar yaygın ve gereksiz antidepresan kullanımına neden olanlar var ki, bu konu artık dünyada mercek altına alınmaya başlanmıştır! Peki ülkemizde durum nedir? Öncellikle şunu vurgulamak isterim ki bu konu yani antidepresan kullanımı KKTC'de öyle ya da böyle, reçeteli ve/veya reçetesiz son yıllarda patlamış durumda! Hatta çocuk yaştaki kişilerde de artmış durumda! Bu konunun takibini bu ülkede kim yapıyor? Kim önlem alıyor? Kim bunu denetliyor? Bilinmiyor...

İnsanlar hap almakla sorunlarının biteceğini sanarak bu haplara başlıyor ama, bu o kadar da basit değildir! Beraberinde hiç beklemedik şeyleri ve sorunları da getirebiliyor...

Unutmayınız! Antidepresanlardan "yasal uyuşturucu!" olarak bahseden dünyada çok sayıda bilim insanı vardır! İnsanların antidepresanlara fiziksel bir bağımlılık geliştirebildikleri yönünde çok fazla kanıt ve uyarı vardır! Bir kez daha vurguluyorum; "Antidepresanlar, beyindeki sinir hücrelerinin nasıl iletişim kurduğunu değiştirerek çalışırlar!" bu şu demek, beynin kimyasal yapısını değiştirebiliyorlar ve gereksiz yere, bu haplarla atacağınız ilk adımların geriye dönüşü zordur, bazen de yoktur! Dünyanın bu yöndeki uyarıları, gün geçtikçe, hatta pandemi döneminde çok daha fazla artmıştır... Bunu kullanırken öncelikle kendinize ve sonrasında hekiminize gerçekten buna ihtiyacınızın olup olmadığını defalarca sormanız gerekiyor! Zor zamanlarınız ile başladığınız bu yolculuğunuz sizi, hiç beklemediğiniz bir yere götürebileceği unutulmamalıdır! Bu ilk adım, çok iyi düşünülüp karar verilmesi gereken, hayati bir konudur...

Türkiye eczacılık otoritelerinin yapmış olduğu son açıklamalara göre, 2020 Ocak ayı itibarıyla ve 2021 yılı nisan ayı başına kadar toplam 70 milyon kutuya yakın antidepresan satıldığı bunun bir dünya rekoru olduğu ve KKTC'ye de çok yüksek oranlarda antidepresan geldiği ve satıldığı yönünde çok ciddi tespitler, gözlemler vardır...

Ülkemizde bu konuda bir başka ciddi ve önemli nokta, uyuşturucu satın alamayan gençlerin, uyuşturucu etkisi yaratan antidepresan ilaçlarla kafa buldukları yönünde çok ciddi tespitler ve bulgular vardır! Peki yeşil reçete ile satıldığı iddia edilen bu ilaçları ülkemizde bu gençler nasıl bu kadar kolay satın alabiliyor ve bulabiliyor? Peki, bağımlılık yapmadığını iddia edenler, niye bu ilaçlar uyuşturucu yerine kullanılıyor ülkemizde? Polisin çok kez açıkladığı ve açık alanlarda birçok kez bulunan çok fazla antidepresan ilaç kutuları bu olayın ciddiyetinin boyutunu gözler önüne sermiyor mudur sizce de?

Dikkatinizi çekmek istediğim bir başka önemli nokta ise, bu haplarla birlikte, pandemiden daha derin, sosyal buhran, ekonomik kriz, psikolojik, sosyolojik sorunların artmakta olduğunun ve antidepresan kullanımının Türkiye ile eş zamanlı olarak KKTC’de de kontrolden çıkmış olduğudur... Bu haplara bu kadar kolay ve rahat ulaşılmaması gerektiği yönünde önemli kararlar alınması gereken hayati bir dönemde olduğumuzun farkındalığına varmalıyız bireyler ve toplum olarak...

"Pandemi ile birlikte herkes bu sorunları yaşıyor, al sana bir antidepresan, gel sen de al bir antidepresan, sen de al, bu normaldir, sen de al..." diyerek dozajı türü ne olursa olsun bu haplar gelişigüzel, kontrolsüz verilmemeli ve satılmamalıdır! Dünya bu konuda çok ciddi önlemler almaya başladı, peki KKTC'de bu konuda neler yapılıyor? Bu konuda ne tür önlemler alınıyor? Kamuoyu bu konularda nasıl ve ne şekilde bilinçlendiriliyor, uyarılıyor? Peki, bu küçük topluma yurt dışından çok fazla miktarda antidepresan geldiği bilinmesine rağmen, bu ülkede satılan antidepresan miktarını, hangi otorite, ne zaman, resmen açıklayacak? Var mı böyle bir istatistiki bilgi ülkemizde? Kısa bir araştırma yaptım maalesef birçok konuda olduğu gibi bu konu da resmî bir istatistiki bilgi bilinmiyor! Ya da resmî olarak paylaşılmak istenmiyor! Peki neden resmî olarak antidepresan satış adeti kamuoyuna net açıklanmıyor? Çünkü miktar, endişe verici boyutta, patlamış durumda, ondan mı korkuluyor?

Unutmayınız ve bunu he zaman hatırlayınız! Bugün yaşadıklarınız geçmişteki düşüncelerinizdir, şuandaki düşünecekleriniz de yarın yaşayacaklarınızdır... Sağlıklı toplumlar yaratmak istiyorsanız, sağlıklı düşünen bireyler yaratmalısınız, antidepresanlarla duyarsızlaştırılmış beyinler değil! Bir şeylerin kullanımı artmışsa bunun kotrolünü, araştırmasını yapmak, bu ülkeyi yönetenlerin görevidir ve sorumluluğudur...

Pandemiden daha tehlikeli bir salgın, Kıbrıs Türk Halkını bekliyor, o da antidepresan kullanma salgınıdır! Demek ki bu konuda bir yerde bir hata var, bu araştırılmalı! Antidepresan kullanımındaki artış, halk sağlığıısından endişe verici boyutlardadır! Alarm sinyalleri artarak ve güçlenerek kendini göstermeye başladı... Bir taraftan, geçim sıkıntısının artması, endişelerin ve kaygıların yükselmesi bir taraftan da antidepresan kullanımının artmasıdır! Yetişkinler de gençler de hatta çocuklarda da bu hapların kullanımı artmıştır ve artmaya devam ediyor!

Sebep olarak COVID-19 pandemisinin arkasına geçilerek ilk çare olarak antidepresanlara yönelmeden, her şey denendikten sonra, sorun halen çözülmemişse o zaman bu konunun düşünülmesi gerektiğini tüm dünya vurguluyor artık!

Ve şunu da hatırlayın, en son açıklanan bilgilere göre uluslararası bilim, pandemide dünyanın 2022 sonunda ancak normale döneceğini açıklıyor, halen dünyada aşı olmamış yaklaşık 7 milyar insan vardır!

Pandemi konusunda da paniklemek ve endişelenmek yerine, 2022 yılının sonuna kadar kendinizi bu doğrultuda, mesleki ve sosyal yönden, hayat mücadelenizi sağlıklı düşünerek hayal kırıklığı yaşamamak için doğru planlamanız gerekiyor! Beyninizi gereksiz haplarla devre dışı bırakarak yaşadıklarınızı, yaşayacaklarınızı ve geçmişinizi kalıcı bir şekilde değiştiremezsiniz! Ancak, farkındalığınızı, odaklanmanızı artırarak yaşamınızı ve kendinizi kalıcı olarak değiştirebilir ve geliştirebilirsiniz...

Dünyanın en iyi tıp fakültelerinden biri olan Amerika’daki Harvard Tıp Fakültesi”nin yayınlamış olduğu (Harvard Health Publishing) en son bilimsel makalede antidepresanlar hakkında çok ciddi uyarılar vardır. Dönem dönem kamuoyunu bilgilendiren “Harvard Tıp Fakültesi” uzmanları en son tıbbi gelişmeler konusunda bilimsel paylaşımlarda bulunmaktadır... Bu paylaşımların biri de antidepresanların gerçek riskleri konusunda bilgi verilmektedir... Bu konudaki en son bilgileri en anlaşılır şekilde özet olarak kısaca bilginize sunuyorum.

Antidepresan kullananlarda en fazla rastlanılan ortak sorunlar:

Uykusuzluk, azalmış uyanıklık, deri döküntüleri, cilt sorunları, kalp ritmi değişiklikleri, gözde artan basınç, tansiyon sorunu (yüksek veya düşük), baş ağrısı, eklem ve kas ağrıları, sinir sistemi etkileri, konuşma etkileri, vücut ısısı değişikliği, mide bulantısı ve/veya ishal, idrar sorunu, konsantrasyonun azalması, yorgunluk, karıncalanma, bulanık görme, kafa karışıklığı ve sersemliği, bilinç bulanıklığı, canlı rüyalar (halüsinasyonlar), iç kanama riski, diş çürüğü ve ağız sağlığı, ağız kuruluğu, şeker hastalığı, hormon etkisi, cinsel ilgiyi, arzuyu, performansı, memnuniyetin azalması, erkeklerde boşalmanın gecikmesi ve/veya engelleyebilmesi, kadınlarda orgazmı geciktirmesi veya önleyebilmesi gibi çok ciddi cinsel sorunlar, alınan başka ilaçlarla olumsuz yönde etkileşim ve etki, daha yaşlı kişilerde ortaya çıkan bazı önemli riskler, antidepresanlarda şiddet içeren veya kendi kendine zarar verici eylemleri teşvik etme riskinin olduğu yönünde bilimsel olarak tespitler bulunmuştur, bu konudaki bilimsel araştırmalar çok yönlü devam etmektedir... Çocuklarda, gençlerde ve genç yetişkinlerde ortaya çıkan çok önemli ve ciddi bulgular olduğu yönündeki riskler üzerinde detaylı bir şekilde durulmaktadır. İlacı veya dozu bile değiştirdikten sonra kendini daha kötü hissetmeye ve/veya yeni çok ciddi semptomları geliştirmeye başladığı yönünde çok önemli bulguların olduğu paylaşılıyor...

Unutulmaması gereken bir başka önemli nokta da, bu ilaçlara bir kere başlandıktan sonra “bırakma” noktasında bağımlılıkla ilgili çok ciddi sorunların ortaya çıktığıdır! Bunlar bazen şiddetli olabilmektedir...

Bir başka paylaşılan ilginç nokta da, antidepresan kullanımının yüksek olduğu ülkelerde özellikle kriminal olayların ve trafik kazalarının daha fazla arttığı yönünde çok ciddi uyarılar da vardır...

Anlayacağınız antidepresanlar tamamen kapalı bir kutu!” Bilim bunun “kapalı kutuolduğunu resmen kabul ediyor!

Antidepresan almak, herhangi bir hap almak gibi değildir! Bunu her zaman hatırlayın ve bu konuda çok dikkatli olun!

Antidepresanlar, en son... En son... En son... Çaredir! Bunun öncesinde her zaman deneyebileceğiniz seçeneklerinizin olduğunu ve bunları sonuna kadar denemeniz gerektiğini bilin!

Siz siz olun her şeyi deneyin ve en son çare olarak antidepresanlara sarılın, ilk seçeneğiniz ve çözümünüz asla değillerdir!

Hayatta neyi neden yaptığınızı bilin! Ülkemizde insanlar antidepresan ilaç kullanıyor ama çoğunluğu neden kullandığını bilmiyor! Neden, ne zaman başladığını dahi bilmeyen, çok sayıda insan vardır...

Israrla, istekle, kararlılıkla yaşamınıza, kendinize, hayallerinize ve sevdiklerinize sarılın! Mutluluk hapı  içinizde!

Unutmayınız! Yön, hızdan daha önemlidir. Çaresizlik endişesiyle yanlış yöne hızlı gidebilirsiniz!

Yüzünüzü daima güneş ışığına doğru tutun, gölgeler her zaman arkanızda kalacak...

Her günü, biçtiğiniz hasata göre değil, ektiğiniz tohumlara göre yargılayın...

Işığı görmek için odaklanmamız gereken en karanlık anlarımızdır... O ışık sizin "umutlarınızdır"... Umutlarınıza sıkıca sarılın...

Olabileceğiniz kişi olmak için asla geç değildir...

Hadi, ayağa kalkın, o adımı atın ve yürümeye başlayın... Hayalleriniz için çalışın, yol alın... İlerleyin ve gelişin... Bir şey yapın... O yataktan çıkın artık...

Mevcut koşullarınız nereye gidebileceğinizi belirlemez; onlar sadece nereden başlayacağınızı belirler...

Yaşamı, yaşamayı unutmayınız!

Gölgelerden, aydınlığa çıkın...

Antidepresanlar, en son... En son... En son... Çaredir! Bunu asla unutmayınız!

Bir kez daha vurguluyorum; pandemiden daha tehlikeli bir salgın, Kıbrıs Türk Halkını bekliyor, o da antidepresan kullanma salgınıdır!

Antidepresan kullanımındaki artış, halk sağlığıısından endişe verici boyutlardadır! Bu konudaki toplumsal bilinç ve farkındalığın artırılıp, geliştirilmesi gereken çok önemli bir süreçteyiz...

Herkes çok dikkatli olsun!

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Mert MAPOLAR, C.Ht. yazıları