BİRAZ AYDINLIK

Mert MAPOLAR, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert MAPOLAR, C.Ht.

"Metal yorgunluğu!"

Yayın Tarihi: 18/06/21 07:00
okuma süresi: 10 dak.
A- A A+

KKTC'nin tüm siyasi partileri ile siyasetçilerin, son yıllarda daha fazla artan ve ortaya çıkan, çok ciddi bir "metal yorgunluğu" sorunu ile karşı karşıya oldukları gözlenmektedir...

"Metal yorgunluğu" kavram tanımlaması ilk kez 21 Mayıs 2017 tarihinde, Sayın Cumhurbaşkanı  Erdoğan'ın AK Parti'ye dönüş kongresinde gündeme getirmiş ve konuşmasında "metal yorgunluğu" ifadesini kullanarak, Türkiye siyasetine bu kavramı kazandırmıştır...

Bu kavramdan yola çıkarak, Kıbrıs Türk siyasetinin içinde bulunduğu çıkmazı, kısır döngüyü ve verimsizliği üzerinde durarak, bugünkü yazımı Kıbrıs Türk halkı ile siyasi parti ve yöneticilerin farkındalığına dikkat çekmek istedim... Hatırlanması gereken nokta, bu ülkeyi ileriye, geleceğe taşıyacak olanlar, iktidarda olsun ya da olmasın KKTC'nin şu an mevcut olan ve ortaya çıkacak yeni siyasi partileri  olacaktır... 

Peki siyasette "metal yorgunluğu" kavramı ne demektir? Sayın Erdoğan'ın 2017 yılında yaptığı konuşmada aynen şu ifadeleri kullanmış; “... Adeta bir metal eskimesi görüyorum. Şimdi hedefimiz bu yıl sonuna kadar teşkilatlarımızda ciddi bir yenilenmeyi sağlamaktır...” demiştir. İşte AK Parti'de "metal yorgunluğu" olarak tanımlanan sorun, beraberinde ilk değişim rüzgarları ile bu günlere kadar gelinmiştir...

KKTC'de verimsizlik ile gelişen ve derinleşen bu sorun şu anda salgın olan bir şey gibi tüm siyasi partilerde ve siyasetçilerinde mevcuttur... Hatta fark edilmeden siyasi partilerinin ötesine yayılmış, bireysel ve toplumsal sorun olma noktasına kadar gelmiştir! Bu noktada üst akıllar hata üstüne hatalar yapmaya devam etmiş, yakın iş birliği ve uzlaşma yerine "kutuplaşmalar" ile olumsuzluklar çoğaltılmış, bu da beraberinde odaklanmayı ve ileriyi görmeyi engellemiştir...

İnsanların yorulması ile birlikte, siyasi parti teşkilatları da yorgunluk belirtileri gösterebiliyor... Tek yapılması gereken, yorulanların, kısır döngü ve verimsizlik yaratanların, daha taze güçlerle değiştirilmesi! Bu nedenle, zaman zaman liderler de değişime ve yenilenmeye gitmelidir... Ve başa getirilecek yeni başkanlara uyum sağlayacak, ayak uyduracak yeni taze alt kadroların oluşturulması gerekmektedir... Buna uyum sağlamayan, bu konuda hassas olmayan, başkanların üzerindeki yükü alamayan kişilerin hepsi, aslında birer "metal yorgunudur" ve bunlar ülkenin gelişimine katkı koyamadıkları için değiştirilip, yenilenmelidir... Özellikle görsel medyaya da bu konularda çok daha fazla görev düşmektedir çünkü, halk siyasette artık "metal yorgunu" olmayan yeni kişilerin ekran karşısına çıkarılmasını istiyor...

Bir değişim ve yenilenme dalgası oluşturularak, kamuoyuna taze umutların akıtılması, olumlu bir etki yaratılması gerekmektedir... Dünyanın yenilenmeye gittiği bugünlerde, ülkemizde de umutsuzluğun arttığı, moral ve motivasyonun her geçen gün azaldığı böyle bir dönemde yapılacak en doğru şey  "metal yorgunluğu" tespitlerinin hemen yapılmasıdır... Bunun yapılmaması halinde çok ciddi olumsuz sonuçların ortaya çıkacağı kesindir... Aynen eski bir uçağın yere çakılması sırasında ortaya çıkan felaket ve panik gibi...

KKTC siyasetinin içerisinde uzun süre hizmet verenlerin, yorgunluklarından ve sorunlara alışmalarından, yani sorunları alışkanlık haline getirmelerinden dolayı, "yönetimde körlük" yaşamaktadırlar... Ciddi boyutta odaklanma ve algılama güçlüğü çekilmektedir... Tüm yaşanılanlar, değişimin ve yenilenmenin gerekli olduğunun önemli sinyallerini vermektedir...

Unutmayınız! Fiziki yorgunluklar olabildiği gibi, düşüncesel ve duygusal yorgunluklar da olabiliyor ki bunlar "metal yorgunluğunun" etkisini olumsuz yönde artıran en tehlikeli birleşenlerdir…

Bu ülkenin birlik ve beraberliğinin korunabilmesi için, uzlaşı kültürünün geliştirilmesine, içeriden dışarıya yenilenerek hemen başlanmalıdır...

Son dönemlerde "metal yorgunluğunu" daha da fazla etkileyen, tetikleyen faktörler "pandemi" ve "ekonomi" olmuştur...

Siyasi partilerde ve liderlerde bu yenilenme ve tazelenmeye acilen gidilmemesi halinde:

  1. Yorgunluklar her yönden daha da fazla artacak, bireysel yorgunluktan toplumsal yorgunluğa ve ülkesel yorgunluğa dönüşecek, kimse bir şey yapmak istemeyecek, "böyle gelmiş böyle gidecek..." diyeceklerin sayısı hızla artarak, yorgunluk ülkede kronik bir hal alacaktır...
  2. Toplumla kurulan bağ gitgide zayıflayacak ve kopma noktasına gelecektir...
  3. Farklı dönemlerde çok fazla iktidarda kalmış olan partinin başındaki lider konumundaki kişinin sırtına çok daha fazla yük bineceğinden, şartlardan çok daha fazla etkilenip, yürümekte dahi zorlanacak, uzun bir siyasi yaşamı da olmuş ise, bunca yılın yorgunluğu ile birlikte "pandemi" ve "ekonomi" de bu yorgunluğa ilave olunca, çökmüş bir hal görüntüsü ortaya çıkacaktır...
  4. Siyasette olan kişinin şahsi popülaritesi yüksek olsa bile, bir kısım seçmenin ona sevgi ile bağlanmasına rağmen, bazen "metal yorgunluğunun" tüm o olumsuz faktörleri bir araya gelerek, her şeye hâkim olmaya çalışan lider konumundaki kişiyi, bir şeye hâkim olmaya çalışırken, diğer tarafta bir başka sorun yaşamaya başlatacak, başka bir şeye hâkim olmaya çalışırken de bu sefer daha başka bir şeyde sorunlarla karşılaşmaya başlayacaktır yani, "sorun üstüne sorun yaşayacaktır!", unutmayınız! "Metal yorgunluğu" ile birlikte, en sevilen liderler de yalnız kalabilmektedir! En fazla seçmeni olan partiler de puan kaybı yaşayabilmektedir! "Metal yorgunluğu" parti büyüklüğünü, parçalayıp küçültebilir hatta yok oluşuna sebep dahi olabilmektedir...

"Metal yorgunluğu" içerisinde, yenilenme ve tazelenme insan yaşamı için de, ülkeyi yöneten ve yönetecek siyasi partiler için de, parti başkanları, toplum liderleri için de, tüm siyasetçiler için hayati derecede önemli olan ve önceden görülüp, ülkenin geleceği için, Kıbrıs Türk halkının geleceği için tedbir alınması gereken hayati bir konudur...

Unutmayınız! "Metal yorgunluğu", deneyimli olmak ya da çok şey bilmek değildir! Yönetim körlüğüdür! Her şeyi yapmaya çalışırken, bir anda yalnızlaşırsınız ve hiçbir şey yapamama noktasına gelirsiniz... Ve bu noktaya nasıl geldiğinizin de farkına varmazsınız! Toplumsal en büyük tehlike bu noktada ortaya çıkmaya başlar... Toplumu ileriye götürdüm derken bir de bakmışsınız, geriye gitmişsiniz ya da olduğunuz yerde kalmışsınız... Bunu düzeltmek ve toparlamak için de çok geç kalmış olabilirsiniz...

Partileri liderleri ileriye sürükler... "Metal yorgunluğunda" olan bir parti lideri, ne partiyi ne de ülkeyi ileriye taşıyamaz! Liderin "metal yorgunluğu", partinin "metal yorgunluğu" ile ortaya çıkar ve olumsuz etkileşim içine girer! Bunun da sonuçları yıkıcı olabilmektedir…

"Metal yorgunluğu" kavramı parti içindeki güç ve çıkar mücadelelerini içeriyorsa, bu tür insanları basitçe değiştirmek sorunu çözmeyeceğinden, daha derin çalışmayı gerektirecektir... Çünkü bu sorun misyon eksikliği ve profesyonellik kaybı ile ortaya çıkmaktadır... Misyon eksikliğini gidermek için partinin kabul ettiği temel siyasi ve sosyal ilkeleri göz önünde bulundurması ve aynı zamanda bu doğrultuda yeni hedefler formüle etmesi ve belirlemesi gerekmektedir... Ahlaki bir duruş sergileyerek, birlik, karşılıklı yardım, dayanışma içinde toplum içinde ayrıştırıcı değil, birleştirici olmalıdır... Parti üyeleri arasındaki güç ve çıkar mücadelelerini engellemenin tek yolu; düşmanlıktan ve kutuplaşmadan kurtulmak, ulusal sorunları çözmek ve yeni çözümler geliştirmektir... Birlik ve canlılığı sağlamanın en iyi yolu, parti teşkilatlarında yeni amaç ve hedeflerin belirlenmesidir... Hedefleri olmayan partililer ve gelecek hakkında fazla kafa yormayanlar, kendi kişisel sorunlarını çözmeye çalışırlar, bunu da bazen farklı yöntemlerle yaparlar ve hem kendilerine, hem de etraflarına zarar verirler... Parti teşkilatları üyeleri ile birlikte, partilerinin başarılı performansını halka göstermek için gece gündüz çalışmalıdır... Partilerinin performansı güvenle ve gururla, bir kişinin başarısı olarak değil, bir bütünün insan emeği başarısı olarak halka aktarılmalıdır... Bunlar olmadan "metal yorgunluğunu" ortadan kaldırmak asla mümkün değildir!

Unutmayınız! Yorgunluk hepimizi çıkmaz bir yola sürükler... Bizi becerilerimizden, muhakeme gücümüzden yoksun bırakır ve yaratıcı çözümlere karşı "kör" eder...

Yorgunluk genellikle çalışmaktan değil, endişe, hayal kırıklığı ve kızgınlıktan daha fazla etkilenir...

Birçok korkunun, yorgunluktan ve yalnızlıktan doğduğunu asla unutmayınız...

Ve asla şunu da unutmayınız! Bazen hissettiğinizden daha güçlü olmaya çalışmaktan, daha fazla yorulursunuz...

"Metal yorgunluğu!" "Yaşam yorgunluğudur!"

Hadi kendinize haksılık etmeyin... Şimdi dinlenme zamanı... Bunu kendiniz için... Aileniz için... Tüm sevenleriniz için ve ülkeniz için yapın...

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.