BİRAZ AYDINLIK

Mert MAPOLAR, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert MAPOLAR, C.Ht.

Bilinçaltınızı değiştirmeden, bilincinizi değiştiremezsiniz!

Yayın Tarihi: 16/07/21 07:00
okuma süresi: 15 dak.
A- A A+

Yurt dışından aldığım "Bilinçaltı Davranış Bilimleri - Hipnoterapi" uzmanlık eğitimlerimde, bize öğretilen ilk şey zihnin, bilimsel olarak çalışma prensipleridir...

Bugünkü yazımın konusu, bana okuyucularım ve danışanlarım tarafından sürekli sorulan, "bilinç ve bilinçaltı" hakkında olacak...

Bu konunun bilimini, sizleri sıkmadan, en basit ve en anlaşılır şekilde paylaşacağım...

Bir örnek üzerinden gitmek istiyorum... Toplumumuzda çoğu kişi özellikle "özel ikili ilişkilerde" dünya ölçeğine göre inanılmaz derecede sorunlar yaşamaktadır...

"Özel ikili ilişkilerde hep aynı sorunları yaşıyoruz... Dönüp dolaşıp hep aynı noktaya geri dönüyoruz... Sürekli takıntılıyız... Sürekli kaybeden taraftayız..." diyenlerin sayısı toplumumuzda gün geçtikçe devasal problemlerle artmakta olduğu gözlenmektedir...

Özellikle bu kişilerin vurguladığı; "Özel ikili ilişkilerde hep aynı sorunları yaşıyoruz... Dönüp dolaşıp hep aynı noktaya geri dönüyoruz... Sürekli takıntılıyız... Sürekli kaybeden taraftayız..." gibi çaresizlik ve yetersizlik hissî yaratan ifadelerin toplumumuzda artması dikkat çekicidir...

Bu örneklerden yola çıkarak, konuyu biraz daha açalım...

Mesleki ve özel hayatlarda neden sık sık buna benzer aynı sorunlar, aynı tıkanıklıklar yaşanıyor? Neden kendinizi bir türlü istediğiniz şekilde değiştiremiyorsunuz, neden kendinizi istediğiniz ölçekte geliştiremiyorsunuz ve ileriye taşıyamıyorsunuz? Size engel olan ne?

Alışkanlıklarınızı, korkularınızı, fobilerinizi, endişe ve kaygılarınızı değiştirmek istiyorsunuz ama neden düşünce şeklinizi ve davranışlarınızı kolay kolay değiştiremiyorsunuz? Neden çoğu insan için yaşamsal kısır döngü hep yerinde sayıyor? Neden içinizdeki takıntılar gün geçtikçe büyüyor ve sizi kontrol altına alıyor?

Ve buna benzer yüzlerce sorun ve ciddi sıkıntı yaşayan toplumumuzdaki pek çok kişi...

İster meslek hayatınızda olsun, isterse özel yaşamınızda ve "özel ikili ilişkilerinizde" olsun tüm sorunların çözümü aslında “bilinçaltınızda!”

Unutmayınız! Başarınızın, mutluluğunuzun, motivasyonunuzun, performansınızın ve gelişiminizin; %88'i yaptığınız şeyin "niçin" yapıldığı ile ilgilidir ve "bilinçaltı" kaynaklıdır! Sadece %12'si yaptığınız şeyin "nasıl" yapıldığı ile ilgilidir ve "bilinç" kaynaklıdır!

Bunu biraz daha açalım ve size bilimsel olarak tespit edilen bir örnek vereyim... Çok kilolusunuz ve kilo vermek istiyorsunuz, mantıklı olarak şunu söyleyebilirsiniz; "kiloluyum ve sağlıklı olmak için kilo vermek zorundayım..." ama içinizdeki bir başka ses herhangi bir pastahanenin önünden geçtiğiniz anda pastalardan çıkan kokular etrafa yayıldığında içinizdeki ses; "o pastalardan ye!" dediğini hissedersiniz ve bu duygu bazen çok daha ağır basar...

Bir taraftan mantığınız, sağlıklı olmak için; "kilo vermem gerekir" derken içinizdeki başka bir ses; "o pastadan yemelisin" der... Sizce çoğunlukla hangi taraf kazanır? Tabii ki "o pastadan yemelisin" diyen sesin tarafı... İşte bu ses sizin “bilinçaltınızdır!” Peki neden o kadar kilo vermeyi istemenize ve mantıklı bir nedeniniz olmasına rağmen "o pastadan yemelisin" diyen ses kazanıyor?

İşte yaşamınız boyunca sizi ileriye veya geriye götürecek olan, yaşamsal senaryonuzun yazıldığı bu önemli kısım zihninizin; "bilinçaltı" dediğimiz, bilinçli zihninizden yaklaşık 7-8 kat daha güçlü olan kısmıdır...

Bilinçaltınızın en önemli oluşumu 8-9 yaşlarına kadar sürer ve o yaşlara kadar bilinçli zihniniz ile bilinçaltı zihninin arasında bulunan “filtreleme sistemi” bu yaşlarda aktif değildir ve çevrenizden, ailenizden, arkadaşlarınızdan, öğretmenlerinizden aldığınız tüm bilgileri doğru kabul ederek bilinçaltınıza pozitif veya negatif deneyimler olarak kodlanır... 8-9 yaşlarından sonra bilinç ve bilinçaltı arasındaki “filtreleme sistemi” ortaya çıkarak bu yaşlardan itibaren kişi mantık yürütmeye, eleştirel analiz etme becerilerinden faydalanmaya başlar...

Vermiş olduğum örnekte; "o pastadan yemelisin" diyen bilinçaltı sesinin kazanmasının nedeni de tam da budur... Çünkü, 8-9 yaşlarına kadar annenizin yapmış olduğu keklerin kokusu bilinçaltınıza kodlanmasından dolayı ve bilinçaltınız 7-8 kat bilincinizden daha güçlü olmasından, "ben çok kiloluyum kilo vermek zorundayım, sağlıklı olmak zorundayım" demenize rağmen çoğu insan gibi siz de bu konularda istediğiniz sonucu elde edemez, bunun gibi diğer başka istediğiniz değişiklikleri hayatınızda gerçekleştiremez, alışkanlıklarınızdan, otomatik düşünce ve davranış şekillerinizden vazgeçemezsiniz...

8-9 yaşlarına kadar yaşanılanlar ile birlikte her insanın kaderi de yazılmaya başlıyor... İşte diplomalı profesyonel bilinçaltı davranış bilimcileri - hipnoterapistler olarak bizlerin her zaman vurguladığı ve altını defalarca çizdiği hayati derecede önemli bir konu olan, 8-9 yaşlarına kadar çocuklarınızın yanındaki konuştuklarınıza, ses tonunuza ve davranışlarınıza bunun için çok dikkat etmeniz gerekiyor, dememizin en büyük nedeni budur... Çünkü çocuğunuzun en önemli bilinçaltı yapılanması bu yaşlara kadar devam ederek, rol modeli olarak sizleri örnek alıyor ve çocuklarınızın da kaderleri sizinkilerle benzer oluyor... Toplumların da gelişimleri, bireylerin gelişimleri gibi oluyor... Toplumsal hafızanın bilinçli ve bilinçaltı kısmı aynı şekilde çalışıyor...

Anlayacağınız, mesleki ve özel hayatınızdaki zayıf yönleriniz, öz güven - öz saygı sorunlarınız, panik ataklarınız, kaygılarınız, endişeleriniz, korkularınız, fobileriniz, öfke sorunlarınız, alışkanlıklarınız, bağımlılıklarınız, takıntılarınız, uyku sorunlarınız, stresleriniz, başarısızlıklarınız, mutsuzluğunuz, yaşam enerjinizin düşüklüğü, özel ikili ilişkilerinizde yaşadığınız sorunlar, cinsel sorunlar, olumsuz davranışlarınızın ve düşüncelerinizin tümü, bilinçaltınızdaki otomatik davranışlar ve alışkanlıklarla yönetiliyor...

İşte çözmek istediğiniz sorunları çözemediğiniz, elde etmek istediğiniz ve edemediğiniz, gitmek istediğiniz ve gidemediğiniz tüm o yolların, kısır döngülerin ana nedeni, bilinçaltınıza farkında olup ya da olmadan yerleştirdiğiniz herşeydir...

Şunu duyar gibi oluyorum... "Ama ben spor yapıyorum, ama ben gelişimim için çok okuyorum, ama ben gelişimim için çok araştırıyorum, kurslara, eğitimlere gidiyorum, sürekli kendimi geliştiriyorum, kendimi rahatlatıyorum, geziyorum, eğleniyorum, dinleniyorum, sorunlarıma çözüm bulmak için kapı kapı dolaşıyorum, onu yapıyorum bunu yapıyorum..." Tüm bunların size katkısı ne kadar biliyor musunuz? Sadece % 12! Diğer o, %88'lik kısım halen bilinçaltınızda duruyor...

İşte çoğu kişinin bana sorduğu yurt dışında eğitim aldığım “bilinçaltı davranış bilimleri ve hipnoterapi” biliminin bu alanda başarı oranın yüksek olmasının en büyük nedeni budur! Çünkü, direkt bilinçaltında çalışılmasıdır... Bu çalışmaları sadece bu alanda mesleki “hipnoterapi” diplomasına sahip,”Hipnoterapist” ünvanlı profesyoneller uygulayabilir! Mesleki “Hipnoterapi” Diplomasına sahip KKTC vatandaşı olan ve KKTC’de yaşayan “Hipnoterapist” ünvanına sahip profesyoneller, yeni mesleki oluşum çalışmaları yapan “Kıbrıs Türk Hipnoterapistler Birliğine” üye olabiliyor...

Bilinçaltındaki çalışma süreçleri şu şekilde oluyor... Öncelikle her şeyin farkında oluyorsunuz... Odaklanma ve konsantrasyonunuzu en üst düzeye çıkararak, özel metotlu doğal hipnotik zihin durumu çalışmaları ile istemediğiniz düşünce, davranış ve alışkanlıklarınız üzerinde kontrol kazanmanıza yardımcı olunurken, değiştirmek veya geliştirmek istediğiniz konularda bilinçaltınız tekrardan eğitilerek, çok hızlı ve kalıcı sonuçlar almanız sağlanıyor...

İşte diplomalı profesyonel ve uluslararası lisanslı uzmanlar olarak almış olduğumuz eğitimlerimiz bunlarla ilgili, bilinçaltının tekrardan eğitilmesine yönelik özel metotlar üzerinden çalışmalar yapmamız... Sürekli sorulduğu için bunları tekrardan burada açıklama ihtiyacı duydum...

Unutmayınız! Bir durumla karşılaştığınızda, bilinçaltı kayıtlarınıza göre onu öncelikle tanımlarsınız (ID), daha sonra yine bilinçaltı kayıtlarınıza göre onu yaşadıklarınızla, deneyimlerinizle ilişkilendirirsiniz (Association) ve en son olarak da bilinçaltı kayıtlarınıza göre onunla ilgili tepki verirsiniz (Response). Tüm bunlar siz fark etseniz de etmeseniz de bilinçaltında gerçekleşir... Yani bir durumu, bilinçaltınıza göre tanımlar, ilişkilendirir ve bu doğrultuda tepkiler verirsiniz... Bunlar, bilinçaltı kayıtlarınıza göre bazen pozitif tepkiler ve çoğu zaman da negatif tepkilerdir... Olumsuz davranışlar ve düşünceler, bağımlılıklar gibi, öfke gibi, değişmek isteyip de değişememek gibi, dönüp dolaşıp aynı yere gelmek gibi, özel ikili ilişkilerde hüsran, hayal kırıklığı, değersizlik, utanç, suçluluk duymak gibi...

 

Unutmayınız ve bunu her zaman hatırlayınız! Her ne yaparsanız yapın, “bilinçaltınızı” değiştirmeden, bilincinizi değiştiremez ve değiştirmek, geliştirmek istediğiniz konularda istediğiniz sonuçları alamazsınız...

Bilinçaltınızın önemini şimdi daha iyi kavrayınız... Bilinç ve bilinçaltı farkındalığınızı daha iyi geliştirin çünkü, yeni dünya düzeninde bilinçaltınızın gücüne daha fazla ihtiyacınız olacak...

Ve asla şunu da unutmayınız! Bireysel bilinç ve bilinçaltı nasıl çalışıyorsa, toplumsal bilinç ve bilinçaltı da aynı şekilde çalışmaktadır... Toplumsal olarak yaşanan aynı kısır döngüler, aynı sorunlar ve aynı çıkmazlar gibi... Bize öğretilen "öğretilmiş çaresizlikler" ve "öğrenilmiş çaresizlikler" gibi... Tümü de aynı şekilde işliyor...

Bilinçaltı davranışlarını inceleyen “Hipnoterapi Bilimi” o kadar güçlü ve etkili olma yolunda ilerlemektedir ki dünyada, hemen hemen her alana destek vererek kullanım alanı gün geçtikçe yayılmaktadır... Bunun temel nedeni de hipnoterapi biliminin zihinsel ve duygusal bir dönüşüm aracı olarak bilinçaltındaki zihnî etkileyebilme gücünde yatmaktadır... Dünyadaki kullanım alanlarından bazı örnekler verecek olursam:

  1. Kişisel Gelişim, Bilinçaltı Değişim ve Davranışsal Yeniden Öğrenme Alanında,
  2.  Eğitim ve Akademik Alanlarında,
  3. İş Hayatı - Finans, İnsan Kaynakları, Satış ve Pazarlama Alanlarında,
  4. Siyaset - Algı Yönetimi Alanlarında,
  5. Hukuk Alanında,
  6. Sanat Hayatında,
  7. Spor Performansı, Motivasyonu Alanlarında,
  8. Bireysel, Toplumsal ve Kurumsal Gelişim Alanlarının Tümünde,
  9. Kilo Kontrolünde,
  10. Sosyal Fobiler ve Korkularda,
  11. Bağımlılıklarda,
  12. Depresyonda, Stres Yönetiminde,
  13. Kaygı, Endişe ve Stresten Dolayı Oluşan Duygu Bozukluklarında,
  14. Takıntılı Kişilerin Davranışlarını Olumlu Yönde Değiştirme,
  15. Kötü Davranış ve Düşünce Alışkanlıklarında,
  16. Acı ve Ağrı Kontrolünde,
  17. Uyku Problemlerinde.

Ve daha burada sayamayacağımız kadar çok fazla alanda... Çünkü tümünde de “bilinçaltının” çok ciddi önemi vardır! “Bilinçaltının” önemini dünya gün geçtikçe daha fazla anlıyor... Bunun farkındalığına sizler de daha fazla varın...

Mevlana’nın söylediği gibi: “Sen düşünceden ibaretsin, geri kalan et ve kemiksin. Gül düşünür gülistan olursun, dikenlik düşünür dikenlik olursun...’’

Popüler kültürden propaganda sistemine kadar her yerde, insanlara çaresiz olduklarını, sahip olabilecekleri tek rolün kararları onaylamak ve tüketmek olduğunu hissettirmek için, sürekli baskıların çeşitli yöntemlerle yapıldığı, bilinen bir gerçektir...

Çoğu zaman, hayatınızdaki birçok durumda kendinizi çaresiz hissedersiniz... Öfkenin sizi ele geçirme şekli, kendinizi çaresizlikten kurtarmanın bir yolu olarak seçmiş olmanız gibi...

Kimsenin sizi, acı ve çaresizlik duygularıyla doldurmasına asla müsaade etmeyiniz...

“Öğrenilmiş çaresizlik” pes etme tepkisidir, ne yaparsanız yapın önemli olmadığı inancından kaynaklanan bırakma tepkisinin esaretinde sakın olmayın...

Çare sizsiniz...

Tek hatanız bilinçaltınızı değiştirmeden, bilincinizi değiştiremeye çalışmanızdır! Okullarda size bilinçaltınızı nasıl eğiteceğiniz öğretilmiyor!

Sorunlarınızı bilinçaltından çözmeye başlamalısınız...

Şimdi yeni dünya düzeninde, bilinçaltınızı daha güçlü eğitme zamanı...

İstediğiniz hayatı yaşamak için! İstediğiniz kişi olmanız için! Yaşadığınız sorunları çözmeniz için!

İstemediğiniz hikâyenin sonunu yaşamak zorunda değilsiniz!

Karanlık bir dönemden geçiyorsanız, yalnız olmadığınızı unutmayınız...

Bizler içinde bulunduğumuz yeni çağda en yeni bilimsel yöntemlerle profesyonel desteğimizle, her günün her dakikası sizinleyiz...

Yalız olmadığınızı bilin ve asla pes etmeyiniz! Asla umutsuzluğa kapılmayınız!

Bizimle, eski yaşam senaryonuzu değiştirip, ileriye doğru “yeni” bir yaşam senaryosu oluşturmanız için, “bilinçaltınızı” tekrardan eğitmeyi öğreneceksiniz... Neyi "niçin" yaptığınızı bileceksiniz...

Çözüm içinizde... Sadece uyandırılmayı bekliyor...

Gerçek potansiyelinizle ve gücünüzle tanışmaya hazır olunuz! Yeni dünya düzeninde ayakta kalmak için buna daha fazla ihtiyacınız olacaktır...

Unutmayınız! Geleceğin dünyasında her şeyi bilene değil, neyi “niçin” yaptığını bilene, daha fazla değer yüklenecektir...

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Mert MAPOLAR, C.Ht. yazıları