Üzüm mü yesek, bağcıyı mı dövsek?
Daha önceleri de denemesi yapıldı.
Kötü tecrübeler yaşandı, beklentiler olmadı.
Anayasa referandumu, hatta daha önceki denemeler de mecliste destek veren, çalışan, siyasi partilerden, milletvekillerinden, meclis dışında tam ters çalışmalar yapanların olduğu da biliniyor.
Onay verir, destekler gibi görünüp, sahada “hayır” kampanyası yürütenler.
Elbette bu kampanyanın için de sadece siyaset alanı yoktu, ancak her konuda olduğu gibi, bu konu da en başta siyasi amaçların kurbanı oldu.
Her konu, ama her konu, siyasetin gölgesinden çıkamıyor, amaç değil, araç oluyor, bu sebeple ülkede ilerleme adına, her ne yapılmak istense adeta bir karşıtlık duvarına tosluyor.
Eksiklikler ortaya atılarak, bütünden kopartılan konularla, detaylarda boğuluyor ve hiçbir şey değişmeden, eski anlayışla devam ediyor.
Yargının hataları, yanlı veya yanlış olduğu iddia edilen kararları da zaman zaman tartışılıyor.
Bu, çok ayrı bir konu.
Yargı, üzerinde kavga edilecek çim değil.
Yüksek mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ;
“Yargı reformu, siyaset üstü değerlendirilmeli ve bir konsensus sağlanarak ona göre takvimlendirilmeli. Hangi tarihte yapılacağı ile ilgili bir sıkıntımız yok. Meclisten oybirliğiyle geçmesi bizim için önemli.
Yaptığımız görüşmelerin ardından bu konunun siyasi malzeme yapılması bizi derinden üzmüştür, başbakan ve ana muhalefet lideri ile yaptığımız görüşmede biz bu konunun siyaset üstü değerlendirilmesi ve bir konsensus sağlanarak ona göre takvimlendirilmesini istedik.
Kimsenin, yapılmak istenen değişikliklerle ilgili bir şikâyeti bulunmuyor ve bu konuda bir toplumsal uzlaşı yakalanmışken mecliste bir çatışma alanı yaratılmasına anlam veremiyorum.”
“Yargı alanında hâlen 1925, 1926 yıllarından kalan yasalar bulunuyor. Yüksek mahkeme ve barolar birliği ile birlikte kapsamlı bir reform süreci yürütüyoruz.
Gerekli yasa değişiklikleri Meclis ’ten geçirilerek, mayıs ayının ilk haftasında referanduma gideceğiz.”
Bu konunun erken seçimle ilişkilendirilmesi son derece yanlış.
Bu iki konu, seçim ve referandum konuları birbirinden ayrı tutulmalı ve siyasete malzeme yapılmamalı.
Bu değişikliklere ihtiyaç var mı, yok mu, mayıs veya bir başka zamanda yapılmasının ne farkı var, neden bu değişiklik ve tarihe sahip çıkılmıyor?
Erken seçim için zorlama veya mücadele etme, mutlaka bir amaçtır, fakat yanlış olan, yargının kendisinin hazırladığı ve talep ettiği değişikliklerin, siyasete, erken seçim zorlamasına malzeme haline getirilmesidir.
Ve sonuç olarak, yine bir yerlerde yanlış yapıldı, yapılmaya da devam ediyor.
Gelinen son noktada, Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı;
“Başbakan tarafından mayıs ayı referandum tarihi olarak dile getirildi, buna karşın muhalefet aynı dönemde erken genel seçim yapılması görüşünde.
Bu durum referandumun genel seçimden önce yapılması ihtimalini ortadan kaldırdı. Bu koşullarda iki büyük siyasi partinin uzlaşması mümkün görünmüyor. Zaten böyle tartışmalı bir ortamda Anayasa değişikliği referandumunun yapılması yargı mensuplarının arzusu değildir. Anayasa değişikliği referandumunun şu an için rafa kaldırıldığını düşünüyorum.”
Amaç, bağcıyı dövmek mi, üzüm yemek mi?
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.