Hayat pahalı olmaya devam edecekse, her adım boşunadır

Yayın Tarihi: 23/03/26 07:30
okuma süresi: 4 dak.

Hükümet bir süre önce, “1. Tasarruf ve Ekonomik Tedbirler Paketi’ni” açıkladı.

Aslında bu paket, bir sonraki adımın hazırlığıydı.

Hükümet elimizi taşın altına koyduk mesajı veriyordu.

“Resmi tören, resepsiyon, temsil, ağırlama ve organizasyon giderlerinde %50 tasarruf yapılacak.

Hane halkı yardım kalemlerinde %50 tasarrufa gidilecek.

Devlet hizmet araçlarının kullanımı sınırlandırılacak, akaryakıt giderleri %50’yi aşmayacak şekilde kontrol altına alınacak.

Ek mesai ödeneklerinde %20 tasarruf yapılacak, zorunlu olmadıkça ek mesai uygulanmayacak.

Zorunlu münhaller dışında yeni kamu istihdamları geçici olarak durdurulacak.

Üst kademe yöneticiler ve siyasi memurlar için harcırah ödemeleri durdurulacak.

Bakanlık bütçelerinde yer alan bazı mahalli projeler geçici olarak ertelenecek, yalnızca zorunlu projeler sürdürülecek.”

Birçok etkene bağlı olarak, KKTC ekonomisi zorda.

Bu zorluk hem genel piyasa, hem de kamu maliyesi için geçerli.

Yine bu durum sadece bize özgü değil, bölgemiz ve dünya ciddi bir krizle boğuşuyor.

Birinci tasarruf paketi, ne kadar etkili ve bugüne kadar neler yapıldı, ne sağlandı bilmiyoruz.

Arkasından Maliye Bakanı Özdemir Berova, hükümetin acil önlem paketini açıkladı, daha doğrusu, hayat pahalılığına dair yeni düzenlemeyi anlattı ve şunları söyledi;

“Ocak, şubat ve mart ayında oluşacak hayat pahalılığını nisan ayı sonunda hem memurumuza, hem işçimize yansıtacağız. Eş zamanlı olarak asgari ücrette de yeni bir düzenleme yapacağız. Çalışan kesime ve iş dünyamıza uzun soluklu, öngörülebilir bir alan yaratarak ortaya çıkacak hayat pahalılığı sarmalını kırmak adına 9 aylık bir süre öngöreceğiz. Bu artışlar yapıldıktan sonra ocak ayına kadar olan süreçte yeni bir artış olmayacak. Ocak ayında ise yasamız gereği yılda iki kez ve konsolide olarak hayat pahalılığı ödemesi yapılacak.”

Hiçbir siyasi iktidar, hele seçim yılına girilmişken, riskli bir karar almak istemez.

Bizim gibi kamusal gücün etkili olduğu bir sistem de bunu kimse yapmayı göze almaz.

Özellikle asgari ücretin tartışılmaya başlandığı dönemler de, sürekli olarak dile bir görüş var.

“Hayat pahalılığının ve üretim maliyetlerinin artmasının gerçek sebebi, ücretlerin ve asgari ücretin artmasıdır” tüm asgari ücret dönemlerine bakın, en başta özel sektörün dile getirdiği konu budur.

Maaşlar artmayacak, asgari ücret 9 ay aynı kalacak, peki, hayat pahalılığı dokuz ay aynı kalacak mı?

Soru bu kadar net ve açık.

Maaş, ücretler ve asgari ücret artmayacağına göre, bu dokuz ay, piyasa nasıl dengede olacak?

En başta asgari ücretli, iyi planlama ile önlem alınmazsa, çok zor günler yaşayacak.

Zorunlu kamu hizmetlerine ulaşım kolaylaştırılmalı, piyasayı daraltmadan, devletin, hükümet eliyle tüm imkânlar seferber edilip, devletin harç ve fonlarından feragati ile piyasaya ucuzluk sağlanmalı.

Kolay değil, bir kez daha söylemekte fayda var, hiçbir iktidar, siyasi parti, siyasetçi halkın genelini ilgilendiren, hele de ekonomik konularda, riskli kararlar almaz, almak istemez.

Şimdi hükümet aldığı bu riskin, doğruluğunu ortaya koymalı, bu adımları fırsata çevirmeli, yükü sadece vatandaşa değil, kontrollü olarak tüm kesimlere yansımasını sağlayacak sorumluluğunu kararlı şekilde ortaya koymalı. 


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Erçin ŞAHMARAN yazıları