Ortak soru “ne değişecek?”
Kıbrıs Postası’nda yazı ve programlara iki haftalık bir ara vermiştim.
Bugün itibarı ile tatil bitti ve yeniden başlıyorum.
20 Temmuz barış harekâtının yıl dönümü geldi geçti, fakat hala tartışılıyor.
Anlamak zor, 20 Temmuz bir sonuç, bu sonuca nasıl gelindiği, neler yaşandığı bilinmiyor mu?
Hala bu tartışma, yıllar geçmesine rağmen, gerçekten anlaşılır gibi değil.
Gereksiz, saçma, kimseye bir faydası yok, ama her yıl aynı konu.
20 Temmuz 1974 sonrası yapılan hatalar, yanlışlar, eksiklikler, bunlar başka konular, 20 Temmuz’u ortaya çıkaran sebepler başka konular, hayat, can meselesi, her yıl aynı tartışmalar, söylediğim gibi anlamak zor.
Şimdi önemli bir gündem var, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs’a yapacağı ziyaret.
Bu ziyaret son derece önemlidir, önemsenmeli ve iyi hazırlanılmalıdır.
Sonuçtan bağımsız bakarak, bir diplomasi masası kuruluyor ve buna hazır olmak gerek.
Yıllardır benzer süreçler yaşanıyor, açıklamalar yapılıyor, liderler bir araya geliyor, ancak Kıbrıs’ın her iki tarafında, her iki halkın aklındaki asıl soru yıllardır değişmiyor;
“Bir şey değişecek mi?”
Değişmeyen tek şey, Kıbrıs sorununun onlarca yıldır uluslararası bir mesele olmasının sürüyor oluşu.
Hatırlanacaktır, dönemin BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, görevde olduğu 2010 yılında Kıbrıs'ı ziyaret etmişti.
Bir ortak açıklama söz konusu olmuş, Rum lider Hristofyas kabul etmemişti.
O dönem KKTC Cumhurbaşkanı Talat, daha sonra konuyu şu şekilde anlatmıştı;
“Ban, bunu isterken, liderlik değişimi durumunda, sürecin kaldığı yerden devam etmesi için o ana kadar üzerinde anlaşmaya varılanları kayda geçirmeyi amaçlıyordu.
Hristofyas bunu kabul etmedi ve ortak açıklama yapamadık.
Bu, çözüme varılamamasının nedenlerinden biridir.”
BM Genel Sekreteri yeni bir formül mü üretti, yeni başlıklarla mı geliyor?
Adada iki farklı siyasi irade, iki farklı bakış ve beklenti var.
Bir tarafta federasyon denilirken, Kıbrıs Cumhuriyetinden vaz geçilmeyeceği de söyleniyor.
Bir tarafta zaman sınırlı, bu sınırlı zaman sonunda sorumluluğun ve sorumlunun ortaya koyacağı sonuç alma odaklı bir süreci savunan vizyon.
Ortada farklı yaklaşımlar varken, tek bir ziyaretle köklü bir değişim beklemek gerçekçi görünmüyor.
Tekrar edeyim, Guterres’in ziyareti önemsiz değildir, hatta çok büyük bir gelişmedir.
Her düzeyde diplomatik temas değerlidir.
Ancak anlamlı olması için tarafların iradesi olması gerekiyor.
Yeni geçiş kapıları, ekonomik iş birliği, çevre, enerji, su, güven konularında yapılabilecek ortaklıklar siyasi çözümün önünü açabilirdi, ancak bilindik sebeplerden olmuyor, olmadı.
Uluslararası toplumun, yeni dönemdeki etkisini de görmek gerek.
Ortadoğu da yaşanan yeni şekillenme, Kıbrıs’tan bağımsız değildir, ya da tersi, yani Kıbrıs sorunu bölgedeki yeni şekillenmeden bağımsız olmayacak.
Türkiye AB ilişkileri de bir etken gibi duruyor.
Daha birçok etken sayılabilir, bu nedenle Guterres’in ziyareti tek başına bir dönüm noktası değil.
Yeni bir dönem, yeni bir planlama, ne getirir bilinmez.
Gerçek değişim, söylemlerden çok atılacak adımlarla görülür.
Yeni fotoğraflar, ortak basın açıklamaları, temenniler, artık daha fazlası gerek.
Ortak zemin var mı, iki tarafın gerçeklerini kabullenerek adım atılacak mı, olmazsa bundan sonra ne olacak, esas konular ve sorular bunlar.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.