Hristodulidis’in siyasi çizgisi bağımsız mı?

Yayın Tarihi: 16/09/26 07:52
okuma süresi: 4 dak.

KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, özellikle Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinden bu yana hep aynı noktada.

Bu konular çok yazıldı, çok yorumlar yapıldı.

Aslında durum çok basit ve net olarak ortada;

Müzakere etmek mi, sonuca gitmek mi, esas niyet nedir?

Mesele bu kadar görünür.

Cumhurbaşkanı Erhürman, belki de bu karşılığı görmediği için bu kadar duygusal tepkiler veriyor.

Masada olmak elbette önemlidir, diyalog, iletişim, işbirliği her zaman değerlidir.

Ama sonuç, sonuç için masaya oturmak daha iyi değil midir?

Bu tür yazılar kim bilir, kaç defa yazılmıştır.

Cumhurbaşkanı Erhürman ve Nikos Hristodulidis yarın görüşüyor.

Bu görüşme, New York ziyareti öncesinde yapılıyor, bu da başka bir ayrıntı.

Kıbrıs sorunu söz konusu olduğunda, yalnızca masaya oturmak yetmez, artık bunu görmek gerek.

Görmemek, görmek istememek, başka niyetler demektir.

Ve asıl mesele, masaya oturan tarafların birbirine güvenmesi.

Rum lider Hristodulidis’in söylem ve eylemleri arasındaki farklılıklar, uygulamalar, bugün için bu güveni sorgulatıyor.

Maalesef, Kıbrıs sorunu sadece “iki lider anlaşsın” denilecek kadar basit değil.

Ortada siyasi eşitlik, dönüşümlü başkanlık, yönetimde etkin katılım, güvenlik ve garantiler, mülkiyet, toprak, doğal kaynaklar ve iki tarafın geleceğe ilişkin beklentileri gibi önemli başlıklar var.

Rum tarafınca, sürekli Türkiye’nin Kıbrıs sorunundaki beklentileri ön plana çıkarılıyor.

Bu da Tufan Erhürman açısından bir dezavantaj.

Ancak unutulmaması gereken gelişmeler de var.

Geçmiş müzakere süreçlerinde yaşanan hayal kırıklıkları ki bunlar hala canlı.

Hristodulidis’in siyasi çizgisi, makamı, konumu, Kıbrıs Rum tarafının tezlerinden bağımsız değerlendirilebilir mi?

Elbette Rum halkının geneli aynı çizgide değil, ama bunun aksini ortaya koyacak bir hareketlilik ve eylem de yok.

Çözümün içeriği konusunda, iki tarafın yaklaşımlarında, ciddi farklar bulunuyor.

Kıbrıs Türk tarafı için çözümün temelinde iki toplumun siyasi eşitliği ve garanti sisteminin devamı bulunuyor.

Kıbrıs Türk tarafının bu güven arayışı tam tersi, Kıbrıs Rum tarafında güvensizliği besliyor.

Erhürman’ın işi kolay değil ve kolay da olmayacak.

Çünkü bir yandan çözüm iradesini canlı tutmak, diğer yandan Kıbrıs Türk toplumunun en başta siyasi eşitlik ve güvenlik konusundaki hassasiyetlerini korumak zorunda.

Bu her şey bitti anlamına gelmez, gelmemeli.

Güven oluşturulabilir.

Ama talep edilerek değil, davranış ve uygulamalarla bunu kazandırmak mümkün.

Hristodulidis güven kazanmak istiyor mu, böyle bir derdi olduğunu zannetmiyorum.

İstese yapabilir, peki, nasıl güven kazanabilir?

Çok basit, hissedilir, somut adımlar.

İki toplumun günlük yaşamını kolaylaştıracak güven artırıcı önlemler.

Söylenenlerle, yapılanların birbirini tutması, desteklemesi.

Kopukluk olmasındansa, diyalog olması önemlidir.

Liderlik, gerektiğinde kendi toplumuna zor gerçekleri anlatabilmektir.

Artık beklenti sonuçtur, beklenti bir tarafın diğer tarafa üstün gelmeye çalışması, uluslararası her adımını engellemek, spor ve kültürel faaliyetlerini durdurmak değildir.

Ne güzel sözler, ne de sırf masada olmak da değildir.

Hristodulidis’in güvenilir olup olmadığını söyleyeceği sözler değil, atacağı adımlar gösterecek.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Erçin ŞAHMARAN yazıları