DİSİ'nin “Ulusal Fon Önerisi”
Kıbrıs sorunu yarım asrı aşkın süredir devam ediyor ve artık sadece siyasi bir sorun değil.
Adanın her iki tarafında da iç siyasete malzeme yapılması, sorunun bir başka tarafı.
Bunu her gün yaşayarak bir kez daha öğreniyoruz.
Yıllar geçmesine rağmen hala bulunamayan kayıplar, sağlanamayan bir güvensizlik ve sonuçsuz kalan güven artırıcı girişimler.
En önemli konu başlıklarından olan mülkiyette, üzücü olan, sorununun sadece bir taraflı tartışılması.
Bunun hukuki yöntemlere bağlanarak, daha da karmaşık hale getirilmesi.
Adanın geleceği konuşulurken güvenlik, yönetim ve garantiler kadar mülkiyet meselesi de çözümün en kritik başlıklarından biri olmaya devam ediyor, etmeye de devam edeceği kesin.
“2005 yılında kurulan Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları doğrultusunda oluşturulan ve mülkiyet ihtilaflarına tazminat, takas veya belirli koşullarda iade yoluyla çözüm üretmeyi amaçlayan bir iç hukuk mekanizmasıdır.”
Ne yazık ki geçen yıllar için de hukuki alan ve yöntemler tek başına yeterli olmadı, bunu açık şekilde tecrübe ettik.
Olması gereken TMK’nın imkân verdiği bu mekanizmalar hızlı, etkin ve güven verici şekilde çalışmasıdır.
Bekleyen dosyaların artması, kaynak sorunu, süreçlerin uzaması ve belirsizliklerin devam etmesi, hem hak sahiplerinin beklentilerini hem de Kuzey Kıbrıs’ın uluslararası alandaki hukuki pozisyonunu, TMK gibi kabul görmüş bir iç hukuk yolunu olumsuz etkiliyor.
Bu tartışmalar içinde, AB kaynaklı değerlendirmeler, tehlike çanları çaldırsa da TMK’nın AİHM tarafından kabul edilmiş “etkili iç hukuk yolu” olmaya devam etmesi bugün için önemli.
Bunu kaybetmeden ve iç politikaya malzeme yapmadan ciddiyetle ele almak gerek.
Kıbrıs sorununun önemli bir başlığı, yatırım ortamı, emlak sektörünün sağlıklı işlemesi de büyük ölçüde bu alandaki hukuki güven ortamına bağlıdır.
Ve bu durum sadece kuzey Kıbrıs için değil, güney Kıbrıs için de geçerli olmalıdır.
Rum tarafında bir girişim var.
DİSİ'nin “Ulusal Fon Önerisi” Kıbrıslı Rumların Kuzey'deki malları için TMK’ya başvuruları önlemek amaçlı bir girişim.
“Kuzey'deki mallarını kullanamayan Kıbrıslı Rumlara kullanım kaybı tazminatı sağlamak için bir devlet fonu (ulusal fon) kurulması teklifi.”
Bu teklif, geçen yılın temmuz ayından bu yana, Rum Meclisi komitelerinde bekletiliyor.
Peki, neden bunca yıl sonra bu adım gündeme geldi?
Mülkiyet sorunun mümkün olduğunca çözülmesi için TMK bir yol, bunun siyasi yönünü güçlü tutmak için de DİSİ’nin önerisi bir engel, belli ki amaç da bu.
Siyasi taraftan bakınca, kendi açılarından doğru bir adım olarak görülebilir.
Ama sorunun çözümüne yardımcı olmak için hiç de doğru bir adım olmadığı ortada.
Bugün iki lider, Erhürman ve Hristodulidis, bir araya geliyor.
Bunca karmaşa içinde nasıl bir sonuç çıkacağını görmek gerek.
Mülkiyet tutuklamaları, en basit müzik konserlerinin iptal edilmesi baskıları, Barcelona'nın Kuzey Kıbrıs'ta bir çocuk futbol kampı düzenlemesini engellemesini istemek, hiçbir güven artırıcı adımı samimi göstermez.
Söylemden öte bunu uygulamada göstermek gerek.
Ne yazık ki böyle bir beklenti yok.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.