Kamu hizmeti anayasal bir haktır
Günümüz, içinde olduğumuz zaman, çağımız, teknoloji dönemi.
Sadece günlük yaşam değil, iş alanı, sosyal ve kamusal alanda günün nimetlerinden, en başta teknolojiden yararlanmak gerek.
Teknolojiyi etkin bir şekilde, kamusal alanda kullanma konusunda, istenilen düzeyde olmadığımız bir gerçek.
Elbette eskiye göre çok daha iyi noktada ama çok hızlı değişen, gelişen, zamanı ve ekonomiyi iyi kullanan bir dönemde, bu gelişmelere ayak uydurmak gerek.
Devlet en önemli ve büyük yatırımları teknoloji alanında yapmalı, kamuyu bu alanda daha da geliştirecek altyapı yatırımlarına öncelik vermeli.
Devletin gücü, güvenliği, hafızası, artık sadece arşivlerde, odalarda olmamalı, vatandaşının işi ne kadar hızlı, adil ve doğru çözülürse, devlet görevini o kadar iyi yapmış demektir.
Hemen hepimiz birçok iş için kamu kurumlarına gidiyoruz, gitmek zorunda kalıyoruz, yine eminim ki birçok insan, vatandaş, kamu kurumlarına gitmek istemiyor, eziyete dönüşüyor, bir hizmet almaktan çok sabır sınanma sınavına dönüşüyor.
Bir belge eksik, bir imza yanlış, bir onay bekleniyor, görevli arkadaş yok, bildik birçok aksilik.
Koridorlarda geçen saatler, ertelenen işlemler ve bitmek bilmeyen prosedürler, bürokrasinin hizmet üretmek yerine zaman tüketen bir yapıya dönüşmesi.
Oysa bürokrasi, devlet çarkını düzen içinde döndürmek için olmalıdır, çarkın dönmesini yavaşlatmak, kamusal hizmeti sekteye uğratmak için değil.
İki seçim bir arada olacak mı, bu tartışma uzun zamandır yapılıyor, görünen o ki hemen her kesim iki seçimin bir arada yapılacağını kanıksamış, tüm hazırlıklar bu yönde yapılıyor.
İşte bu noktada yine teknolojik altyapının önemini görüyoruz, bu bir yerde de test olacak.
Umarım en iyi şekilde, teknolojiyi en üst noktada kullanmak sağlanabilir.
Dünyada birçok ülke, kamu hizmetlerini, dijital ortamda birkaç dokunuşla, tıklamayla sunarken, biz hâlâ aynı bilginin farklı kurumlara defalarca verilmesini isteyebiliyor, bekliyor, zaman harcıyor, bir evrakın masadan masaya dolaşmasını engelleyemiyoruz.
Bu çağda, dijital dünyada, eski alışkanlıklarla yönetilmeye çalışılan bir kamu sistemi ile boğuşmaya devam ediyoruz.
Az ve yavaş da olsa bazı noktalarda iyileştirmeler var, evet, daha fazlası olabilir, olur.
Elbette bürokrasinin ağır işlemesi yalnızca vatandaşı yormuyor.
Kamu çalışanları da gereksiz evrak yükü, karmaşık prosedürler ve bitmek bilmeyen onay zincirleri arasında asıl görevlerine yeterince odaklanamıyor.
Böylece verimlilik düşüyor, motivasyon azalıyor ve kaybeden yine toplum oluyor.
Devletin gücü, yaşatılması, vatandaşa çıkardığı engellerle değil, o engelleri kaldırmak için atılan adımlarla ortaya çıkar.
Gereksiz prosedürleri azaltan, yetkiyi ve teknolojiyi etkin şekilde kullanan, sorumluluk, inisiyatif alan, bilgili, liyakatli, bir kamu yönetimi, hem vatandaşın güvenini artırır hem de ekonomik ve sosyal kalkınmayı hızlandırır.
Seçim sürecindeyiz ve yine bu konularla ilgili siyasi partilerin vaatlerini, plan ve projelerini duymak, görmek ve elbette uygulamada test etmek gerekliliğine inanıyorum.
Kamu hizmeti bir lütuf değil, anayasal bir haktır.
Bu hakkın önüne gereksiz bürokratik duvarlar örmek, yalnızca zamanı değil, güveni de tüketir.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.