Metodoloji
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, adada ki temaslarını tamamladı.
Son üç gündür, Kıbrıs’ın ve ilgili merkezlerin en önemli gündemi bu ziyaretti.
Ziyaret ve gelişen süreç, kimini umutlandırdı, kimini zaten bir beklenti yoktu, beklenen oldu, noktasına getirdi.
Genel Sekreter ilk günden mesaj ve niyetini ortaya şu cümlelerle koymuştu;
"Bölgede yaşanan kaos ve jeopolitik değişimler nedeniyle Kıbrıs sorununun çözümü bugün daha da önemli hale geldi. Bu gelişmeler, Kıbrıs’ı ani biçimde istenmeyen gelişmelerin merkezine taşıyabilir. Kıbrıs’ın böyle bir durumla karşı karşıya kalmaması için çözüm bulunmasına özel önem veriyoruz."
Genel Sekreter adaya ilk geldiği zaman bu sözleri söylemişti.
Aslında işin özü buydu.
Ve bir de özet olarak şunları özetleyebiliriz, dört önemli noktanın altını şu şekilde çizebiliriz;
“Kıbrıs sorununun çözümünün Kıbrıslıların kendilerine bağlı olduğunu ve kendisinin de Rum ve Türk Kıbrıslılara yardım etmek istediğini söylemesi.
Kıbrıs sorununa yönelik çabalar ve çözüm konusunda garantör ülkelere de atıfta bulunması ve çağrı yapması.
Kıbrıs sorununa yardım etme konusundaki kararlılığını ortaya koyması.”
Erhürman ve Hristodilidis ile yapılan üçlü görüşme sonrası yaptığı açıklama içinde de mesajlar var, şöyle ki;
“Metodoloji ve güven yaratıcı önlemlerle ilgili hazırlıkların ardından 5+1i toplamayı hedefliyoruz. Belirlenen bir tarih yok en hızlı ve etkili şekilde gerçekleşmesini umut ediyorum.”
Metodoloji söylemi bize yabancı değil.
Cumhurbaşkanı Erhürman’ın seçim döneminden bu yana sıkça vurguladığı ve sonuç için müzakere yapılması adına ortaya koyduğu şu yaklaşım.
1)Müzakere metodolojisinin ilk maddesi, siyasi eşitlik ilkesinin tartışma ya da pazarlık konusu yapılmaması.
2)Metodolojinin ikinci maddesi, müzakere sürecinin yıllarca belirsiz şekilde sürmesini engelleyecek bir zaman çerçevesinin olması.
3) Üçüncü madde, geçmişte varılmış teknik ve siyasi yakınlaşmaların yeniden tartışmaya açılmaması.
4) Rum tarafının masayı terk etmesi halinde, Türk tarafının statükoya dönmemesi.
Bunlar biliniyor ve uzunca bir zamandır gündemde, tartışılıyor.
Genel Sekreter Guterres metodoloji derken, bunlardan esinlenmiş midir?
Türk tarafının uzunca bir zamandır söylediği bunlar, ya da Genel Sekreter başka bir yöntemden mi bahsediyor?
BM Genel Sekreteri Guterres, çözüm bulunması yönündeki çalışmaların devam edeceğinin de altını çizdi ve yeni bir 5+1 toplantısı için hazırlık yapılacağını da söyledi ancak ortada bir tarih yok.
İşin özeti müzakerelerin yeni başlaması için bir girişim yapıldı, bir ortak zemin yoklaması denendi, ancak şuan için bunun mümkün olmadığı görüldü.
Kıbrıs’ın özellikle bulunduğu coğrafyadan dolayı güvenlik sorunu hatırlatıldı ve çözümsüzlüğün adayı hedef yaptığının altı çizildi.
Cumhurbaşkanı Erhürman süreci değerlendirdiği açıklamalarında bazı konulara daha yer verdi, onlarda önemlidir;
“Görüşmede karma evliliklerden kaynaklanan sorunlar, spor alanındaki izolasyonlar ve genel izolasyon konuları da gündeme geldi.
Rum tarafının son dönemdeki silahlanma faaliyetleri ile askeri girişimlerini de gündeme taşıdık. Bunların adadaki güvenlik ortamını olumsuz etkileyebileceğini ifade ettik.”
Bunların nasıl karşılandığını elbette bilmiyoruz, umarım sadece konuşulmakla kalmaz.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.