“Ortaya konan bazı fikirler” ne olabilir?

Yayın Tarihi: 01/07/26 08:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Kıbrıs sorununda, son günlerde güney basınından gelen iddialar, yeni bir dönemin mi başlıyor, sorusunu sorduruyor?

Ancak gerçekçi olmakla, umut ve beklentileri yükseltmek, hayal kırıklığı ile yan yana.

İşte bütün mesele bu.

Rum basınında yer alan haberlere göre Birleşmiş Milletler ’in hazırladığı iddia edilen yeni çözüm taslağında Maraş, Güzelyurt ve Mesarya bölgelerinde önemli toprak düzenlemeleri gündeme geliyor.

Buna karşılık Kıbrıs Türk tarafına doğrudan ticaret, doğrudan uçuş, uluslararası temasların artırılması ve siyasi eşitliğin güçlendirilmesi gibi başlıklar öneriliyor.

Bunlar, Annan Planına benzer girişimlerin farklı bir sunumu olarak görülüyor.

Yine iddiaya göre “Kıbrıs’ın NATO’ya katılması halinde adada Türk, Yunan, Fransız, İngiliz ve Amerikan askerlerinin belirli bir güvenlik yapısı içinde bulunabileceği bir model tartışılıyor.”

Ortada dolaşan iddialar var, bir kez daha altını çizeyim “iddia”.

Cumhurbaşkanı Erhürman;

“Şu an için ortaya konulan bazı fikirler var, ancak bırakın kabulü falan, kamuoyu önünde tartışılacak olgunluğa, anlamlılığa ulaşan herhangi bir şey yok. Elbette Kıbrıs sorunu ile ilgili girişimler uluslararası çok aktör tarafından değerlendiriliyor. Ancak ‘5+1’ dendiğinde herkesin anladığı gibi, son söz hak sahibi Türk halkı olduğu iki taraf ve üç garantör ülkelerindir.”

Bu açıklamaların ilk başında ki, bazı fikirler kısmı biraz akıl karıştırıyor.

Kamuoyunun sıkça tartışmasına sebep de bu durumdur.

Cumhurbaşkanı Erhürman’ın daha net olması, bu tartışmaların sağlıklı yürümesi için daha faydalı olacaktır.

Yani, ortada olmayan bir şey mi tartışılıyor, soru bu?

Ve yine toplum olarak bir bölünmüşlük var.

Destekleyenler, böyle bir formülün Kıbrıs Türk halkının uluslararası izolasyondan çıkmasına katkı sağlayabileceğini savunuyor. Karşı çıkanlar ise toprak tavizlerinin geri dönüşü olmayan sonuçlar doğuracağını iddia ediyor.

Bir de yeni garantörlük sistemi ve NATO iddiaları, çok taraflı tartışmalar.

Türkiye bu tartışmaların neresinde?

Gelişmeler sürüyor, iddialara yenileri ekleniyor, belli ki yeni bir süreç başlatılıyor.

Yeni bir çözüm süreci mi başlıyor, yoksa yıllardır farklı isimlerle önümüze gelen aynı senaryonun yeni bir denemesini mi izliyoruz?

Önemli olan zaman sınırı ve olası başarısızlıkta sorumlunun ortaya konması, bedel ödemesi.

Kıbrıs sorunu ve yaşanan hak kayıpları tek taraflı değil, ne yazık ki kendi içimizde, bunu bile ortak bir noktaya getiremedik.

Kaybeden sadece Kıbrıslı Rumlar değil, özellikle mülkiyette.

Kıbrıs sorunu 1974 yılında da başlamadı.

Kıbrıslı Türkler hem mülkiyet, hem de Kıbrıs Cumhuriyeti’nden kazanılan haklarında kayıplar yaşadı.

“Rum İstinaf Mahkemesi, Baf Havalimanı ve Andreas Papandreu Hava Üssü’nün bulunduğu bölgelerde kalan taşınmazlarının iadesini isteyen Kıbrıslı Türklerin başvurusunu reddetti. Mahkeme sadece mülk iadesi talebini değil, 1974 yılında Kıbrıslı Türklerin Güney’deki mallarından zorla çıkarıldıkları yönündeki iddiayı da kabul etmedi. Davacılar tazminat taleplerinde de sonuç alamadı.”

Bu bir hamaset veya bir fırsatı değerlendirme paylaşımı değildir.

Kıbrıslı Türklerin benzer mülkiyet talepleri Rum mahkemelerinde reddediliyor.

Bir tarafın taleplerinin kabul görmediği, diğer tarafın taleplerinin ise ön şartı haline getirildiği bir ortamda, bir çelişki yok mu, haklar ve kayıplar karşılıklı değil mi?

Tartışılan bu iddiaların ve söz konusu “bazı fikirlerin” şeffaf olarak anlatılması gerek.

Yoksa bu bilgi kirliliğinin önüne geçilemez.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.