Uzun bir yaz olacak
Kıbrıs sorunu, uzun zamandır çözümsüz ve zaman geçtikçe, mevcut durum, düzen kökleştikçe, adı ne olursa olsun, çözüm zorlaşıyor.
Her iki taraf, her iki halk, elbette ilgili diğer taraflar, hepsini, beklentilerini anlamak, anlamaya çalışmak gerek.
Adanın geleceği için her ne olacaksa, anlaşarak, ortaklaşarak olacak.
Gerçek bu ve bu gerçeği herkes, her taraf anlamalı, kabullenmeli.
Ne tek taraflı suçlama, ne de tek taraflı bir bakış ve politika bu sorunu çözmeyecek.
Bugüne kadar böyle oldu, bundan sonra böyle olmasın, olmamalı.
BM Genel Sekreteri'nin Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín Cuéllar adaya geldi.
Ziyaretler, görüşmeler yaptı, amaç, tıkanan müzakere sürecinin yeniden başlatılması.
Yeni bir dönem için, 5+1 gayri resmi toplantının yaz aylarında yapılması planlanıyor.
Kıbrıs sorunun da konuşulmayan konu kaldı mı?
Kıbrıslı Türk ve Rumların tüm isteklerinin gerçekleşmesi mümkün mü?
Gün gelecek, güç gösterisinden çok, başka çıkarların şekillendireceği, adadaki iki toplumun kendi önceliklerinden daha başka noktalarla sınırlandıracağı süreçler yaşanacak.
Peki, bunlar bugünkü gibi bir güç yaratacak mı, yaratılmasına izin verecek mi?
Elbette hayır.
Karşılıklı suçlama veya tek taraflı kazanımları öne çıkarmak, çözüme hizmet etmez.
Bu yine tüm taraflar için geçerli bir konudur.
Diyalog, iletişim, önemlidir, olmalıdır, ancak sırf olmak için olmamalıdır.
Türk devletleri ile güney Kıbrıs ilişkiler kurabilir, bunun sorumlusu Türk tarafı değildir.
Bu gelişmeler, Türk devletlerinin kendi çıkarları ile örtüştürdükleri adımları atmaları, onların kendi çıkarları tercihi ve de ayıplarıdır.
Holguín’in yürüttüğü diplomasi, 5+1 gayrı resmi toplantı, sonuç için olmalıdır, sırf yapıyor gibi görünmek adına yapılmamalıdır.
Yoksa kimsenin buna karşı olduğu, iletişimin kesilmesini savunduğu yok.
Böyle bir tartışma yaratılıyor, amaç nedir, sonuca gitmek, her iki halkın onayladığı bir çözümü hayata geçirmek mi, yoksa müzakereler başlasın mı, amaç ne olmalıdır, sonuca bakmaktır mesele, sonuca gitmek nihai beklentidir.
2028 yılında Güney Kıbrıs’ta başkanlık seçimi var, parlamento seçim sonucuna bakıldığında, Kıbrıs sorununa ortaklaşa bir çözüm bulmanın zorlaştığı da değerlendirilebilir.
Bu şartlarda, çözüm ve sonuç yakın görünmüyor, bu bir temenni değil, gerçekçi bir bakış açısı ve yorumdur.
Çözüm gerçekten amaç ise zaman sınırı ve çözümün bulunmamasında kusurlu tarafın bedel ödemesi ile çözüme ulaşılamaması durumunda statükonun devam etmemesi, etmeyeceği garanti altına alınmalıdır.
Bunlar bir ön şarttan çok, BM’nin daha önce ki taahhütlerinden ortaya çıkmıştır.
Kıbrıs sorununun çözümsüzlükte ki uluslararası yükünü Kıbrıslı Türkler çekiyor, adeta cezalandırılıyor.
Çözüm modeli kadar, iki halkın barışması için de neler yapılabileceği de, sosyal ve sivil güvenin nasıl sağlanacağı da, planlı bir çalışma istiyor.
Belki de bu daha güvenli bir ilişki ve çözüm modelinin önünü açar.
Hem iç hem de dışta, Kıbrıs konusunda, iç gelişmelerde, sıcak ve uzun bir yaz bizi bekliyor.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.