Kurumsallaşma, kişiler değil, sistemler konuşsun

Yayın Tarihi: 03/07/26 07:49
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Cumhuriyet Meclisi son Genel Kurulu’nda Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRT) Yasası ile Polis Yasası kabul edildi.

Yıllardır beklenen, üzerinde çokça çalışılan iki önemli kurum için önemli bir gelişme.

Yasaların kabulünün ardından, UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel;

“Her iki düzenleme de uzun yıllardır bekleniyordu. Hükümet bu konuda irade ortaya koydu.

BRT Yasası’nın Cumhuriyet Meclisi’nden geçmesinde muhalefetin de katkısı var. Hükümet olarak, uzun yıllardır bekleyen BRT Yasası’nı Meclis’e getirdik ve yasalaştırdık. Bu düzenlemeyle hem kurumun daha güçlü bir yapıya kavuşmasının hem de çağın teknolojisine uyum sağlamasının önünü açtık. Aynı zamanda BRT çalışanlarını uzun yılların ardından güvence altına aldık.

Polis teşkilatının uzun süredir gündeminde bulunan özlük ve kurumsal sorunlarına yönelik hazırlanan yasal düzenlemeler de Cumhuriyet Meclisi’nde kabul edilerek yasalaştı.

Düzenlemeyle polis mensuplarının özlük hakları güçlendirildi ve görevlerini daha iyi şartlarda yerine getirebilmelerine yönelik, önemli iyileştirmeler yapıldı.

Yasal düzenlemenin hazırlanmasına katkı koyan milletvekillerine, komitelerde görev alanlara ve polis teşkilatına teşekkür eder, düzenlemenin hayırlı olmasını dilerim.”

Her zaman değişimin, değiştirmenin, günümüze ayak uydurmanın önemli olduğunu söylüyor, yazıyorum.

İki önemli kurumla ilgili yaşanan gelişmelerle yazıya başladım.

Çünkü işin özünde kurumsallaşma var.

Atılan bu adımların, en önemli getirisi, kuramsallaşma olmalı, bu adımlar devam etmeli, desteklenmeli.

İçinde bulunduğumuz çağda artık kurumlar için en önemli unsur, profesyonelleşmiş bir yönetime sahip olmadır.

Kamu kurumları da bu anlayışla yönetilmeli.

Birçok kurum, kuruluş, hizmet vermeye başladığı yıllardaki vizyon ve anlayışla bugüne geldi ve birçoğu hala bu şekilde yönetiliyor.

Ancak zaman artık öyle değil, artık hız önemli, aynı yöntemlerle yönetilmeye devam edilmesi, hizmet kalitesini, gelişimi engeller.

Böyle olunca kurumsal kararlar değil, kişisel kararlar ön plana çıkar, etkili olur.

Bu noktada profesyonel yöneticilik çok büyük önem kazanıyor.

Profesyonel, liyakat ilkesini benimsemiş yönetim, doğru insanların doğru görevlere getirilmesini, hesap verebilir bir yönetim kültürünün oluşturulmasını ifade eder.

Olması gereken budur, yöneticiler değişebilir fakat kurumsal hafıza, işin ehli çalışanlar ve şeffaf yönetim anlayışı başarının gelmesini ve sürekliliğini sağlar.

Mesele sadece yasa yapıp, düzenlemeleri hayata geçirmek değil, bunlarla bitmiyor, sadece bir altyapı oluşturuluyor.

Geriye iyi bir kurgu ve planlama kalıyor.

Profesyonelleşme, değerlerin sistemli biçimde korunmasını sağlar.

Kişilere bağımlı olmaktan çıkarır, kurumsallaşma olur, kendi kendini yönetir.

Önemli noktayı bir kez daha hatırlatmakta fayda var, kişiler önemli değildir, olmamalıdır.

Önemli olan kurumların güçlü, sistemli, bilimsel, liyakati öncelik yapan, hesap verebilirliği benimseyen, profesyonel yönetim anlayışını bir kültür haline getirmektir.

Tüm bunlardan uzak mıyız, maalesef evet, bugün için bunlardan çok uzağız.

Kişisel ilişkiler, alışkanlıklar ve günlük kararlar en büyük sorun.

Hem Polis Teşkilatına, hem de BRTK’ya hayırlı olsun.

Kurumsallaşma adımları başta kamu kurumları olmak üzere yayılarak, güçlenerek, devam ettirilmeli.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.