Para değil, güven önemli

Yayın Tarihi: 26/06/26 08:00
okuma süresi: 4 dak.

Para, her şey, ya da çok şey midir?

Ticaret, üretim, bir ürünü pazarlamak ve sonrasında ürünün arkasında durmamak, ticaret bu mu?

Ticari başarı, sadece kar elde etmek değildir.

Aynı zamanda müşterilerine, topluma, ülkeye, devlete, sosyal yaşama, sivil toplum örgütlerine karşı da önemli sorumlulukları var.

Evet, kolay değil, sorumluluk çok.

Bir yanda, hukuk, adalet ve etik davranışlar da, yine büyük sorumluluklardır.

Ticaret ahlakı, paranın çok önündedir.

Dünya devi Bosch markasının kurucusu Robert Bosch’un ticaretin önemini anlatan "İnsanların güvenini kaybetmektense, para kaybetmeyi tercih ederim" sözü bu noktada aklıma bir kez daha geldi.

"Müşteri her zaman haklıdır" felsefesi de, 1909 yılında Harry Gordon Selfridge tarafından, müşteriye saygıyı, kaliteli hizmeti, her şeyin önünde tutan ticaret anlayışıdır.

Ticari faaliyetlerin, dürüstlük, adalet ve sorumluluk ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi bir kültürdür.

Bir ürünü satmaktan, kar elde etmekten çok daha önemli kazanımlar vardır.

Bir iş yerine, işletmeye girdiğiniz zaman, çalışan davranışları, bir güler yüz, işyerinin kendi özel sorunlarının müşteriler önünde tartışılmaması, müşteri memnuniyeti açısından ilk izlenimlerdir.

Ticari hayatın, daha uzun ve sürdürülebilir olması için yazılı olmayan ticari kurallara uygun davranmak önemlidir.

Ürününün arkasında durmak, güvenmek ve güven vermek, ürün hakkında doğru bilgi verilmesi, yanıltıcı bilgilerden kaçınılması, tecrübeli, işi, ürünü bilen ve müşteri haklarından haberdar çalışanların olması, müşteriye saygı göstermesi de önemlidir.

Bir işletmeye girer girmez, ortam ve davranış şekli ile ilk andan itibaren fikir sahibi olabilirsiniz, ya güvenir, ya da güvensiz olduğuna kanaat getirebilirsiniz.

Çok eski tecrübeli işletmelerin yıllarca aynı seviyede kalmayı başarması tabi ki tesadüf değildir.

İşin sırrında, müşteriye karşı dürüst olmak, ticari politika ile güven kazanmak, bu ilkelerle bir müşteri kitlesi oluşturmayı başarmak.

Bir müşteri, bir ihtiyacını karşılarken, nelere dikkat eder, benim aklıma ilk gelenler, dürüstlük ve şeffaflık, gerçekçi, fırsatçı olmadan yapılacak fiyatlandırma, kaliteli ürün ve hizmet, müşteri ayni tüketici haklarına saygı.

Bu yazdıklarımın elbette sebepleri var.

Bir tüketici olarak, yaptığım gözlem ve analizler, yaşadığım ve şahit olduğum ticari ilişkiler, sürekli eleştirilen kamusal alandaki hizmetlerle karşılaştırma.

Bir kere tüketici hakları diye bir kavramdan pek çok insanın, işletmenin haberi bile yok.

Ürünü sattıktan sonra, ortaya çıkan herhangi bir olumsuzluğu sahiplenen ve müşterisinin mağduriyetini ticaretin güvenirliği açısından gideren çok az işletme var.

Tüketici de, piyasa da, tüketici haklarından habersiz, kimse için bir önemi de yok, maalesef öyle.

Etik değerlere bağlı işletmeler, müşteri güvenini kazanır ve marka olur, bu aynı zamanda itibardır.

Müşteri ne kadar memnunsa ticari başarı o kadar kalıcıdır.

Ticarette başarı sadece kar elde etmek, kazanç sağlamak değildir.

Bu belki kısa sürede para getirir, kazanç sağlar, ancak dürüstlük, güven ve adalet ilkeleri ticaretin temelidir ve bu gerçeğin yerini tutan hiçbir şey yoktur.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.