YANKI

Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR
chaglarm@yahoo.co.uk
Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR

Tam zamanıdır...

Yayın Tarihi: 19/04/21 07:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

YAP- İŞLET- DEVRET DEVLETİ!

KKTC'nin “Yap-İşlet-Devret (YİD)” modeli bir devlet kurumuna dönüştürülmesine,

Kurum ve kuruluşlarıyla telif haklarının da Türkiye'ye devredilmesine,

Kullanım şartlarının ise,

Kıbrıs'tan sorumlu şahsın iki dudağı arasına sıkışmasına az kaldı diye,

8 yıl önce yazmıştım...(Karıncapolis ve Egalizasyon Sistemi! Yenidüzen: 5 Şubat 2013)

 

SOSYAL DARWİNİZM!

Bugün önce yönetimdeki iktidar yapısı,

Siyasal ve iktisadi kültür,

Bu yönde kontrol ve manipüle edilmiş,

Toplumun hayat tarzından,

Her türlü kültürel dokusundan,

Değerlerinden, inançlarından,

ve aile yapısından geriye ne kalmışsa,

"Bizden" olmayanların, "bize" benzemeyenlerin  elenmesi

ve ayıklanması düşüncesiyle hallediliyor.

"Sosyal Darwinizm" böyle bir şey!

Bunu da yazmıştım bir vesileyle yıllar öncesinden…(Sosyal Darwinizm. Yenidüzen: 7 Mayıs 2013). 

 

DAHA FAZLA BENZEŞME!

Peki! Neden bu gelişmeler göz göre göre oluyor?

Çünkü kendimiz üzerine düşünmez ve kendi değerlerimizi korumaz ve seçmezsek,

O zaman başkalarının seçimlerine ve arzularına göre yaşayacağız demektir.

Bu da daha fazla nüfus, daha fazla müdahale,

Daha fazla hamaset, daha fazla kutuplaşma,

Daha az okul, daha az tiyatro, daha fazla cami,

Daha az sanat, daha az meslek eğitimi, daha fazla kur'an kursu ile olur,

"Gelenin gidenin tekmelediği bir futbol topu gibi olma durumu" olur yani…

Hani beylik bir söz var ya,

“kamu yararına uygun” gerekçesiyle ideolojik icraat uygulaması olur,

Olur da olur...

 

BAŞKALARININ BİLİNCİNDE YAŞAMAK!

Bakın! Bugün hükümet edenler,

Hangi yöntemlerle çabucak "başkalarının bilincine varabiliriz"i tartışıyorlar…!

“Bu devleti biz kurduk” diyen

ve bugünkü azınlık hükümetinin büyük partisi olan partinin

 belagatine dikkatinizi vermenizi rica ediyorum.

Söyledikleri şunlardan ibaret:

“Biz halâ kendimizi yönetecek olgunlukta değiliz!

Bu yüzden asla kendi başımıza bırakılmamamız gerekiyor!

Çünkü çıkarımızın ne olduğunu bilemeyeceğimiz için,

Özgürlüğümüzü nerelerde har vurup harman savuracağımız belli olmaz!

 

Bundan dolayı, özgürlüğün değerini bilemeyeceğimiz için

Başımıza onun değerini bilecek "birileri " dikilmelidir!

O birileri hem özgürlüğün değerini bilir, hem bizim değerimizi bilir!

Ve bu değerlerle bizim çıkarımızı uzlaştırmanın da üstesinden gelir!”

 

ORTADA DURARAK OLMAZ!

"Kıbrıslı Türk"  eşya ile aynı şey mi?

"Yönetilen" bir kimlik midir Kıbrıslı Türk?

Değildir ama;

Ama’sı:

Sen kendinden koptuğunda,

Kendinden ve değerlerinden vazgeçtiğinde,

Nereye doğru evrileceksin farkında mısın?

Ötekine benzeyeceksin...

Onun değerlerini ödünç alacaksın...

Hatta ödünç diye alınan bu değerler,

Gün gelir senin değerlerini alaşağı ederek, seni kontrol eder.

Çünkü insan nereye ait olduğunu unutursa, kendini de unutur.

Bunu gözlemliyoruz!

 

“Bu devleti biz kurduk, sonsuza kadar yaşatacağız” diyenler,

Toplumu ve toplumsal değerleri yerle yeksan ederken,

Geri kalan bizler de muhalefet olarak yeterince karşı duramadık yıllar itibarı ile bu gidişata,

Hatta sırasında bu çarpık sistemi tamir etmeye bile çalıştık,

belki iyiniyetle, belki de bu çözümsüzlük şartlarında araya sıkışıp kalmışlıkla,

Ancak çok güçlü alternatifleri ortaya koyamadık, öteledik hep,

Yıllardır beklenen ve istenen çözümden ve barıştan sonraya bıraktık…

Toplumu ve yaşamı,

Bu bozuk düzeni ortadan kaldıracak hedeflere yeterince yönlendiremedik.

Çoğunlukla da "ortada durduk!"

Oysa ortada durarak,

Geleceğimizi şu an yaşadığımız zamandan daha iyi yapmak mümkün değil ki!

Politik gericiliğe karşı,

Moral ve motivasyon olarak da ilerlemenin yolunun,

Kesinlikle ortada durmak olmadığı artık umarım anlaşılmıştır!

 

Bugün artık KKTC'deki hukuk sistemi de,

Gittikçe belli bir kesimin yaşayış tarzına doğru kaydırılıyor...

Devlet ise “mukaddes” mahiyetini kaybediyor...

Tek bir mertebeler dizisi kalıyor:

Birilerinin inisiyatifine dayanan bir hiyerarşi!

 

Artık mücadele derinleştirilmelidir toplumsal varlığın korunması

ve ileriye taşınabilmesi açısından…

Çünkü siyaset denilen şey,

Sadece sandıktan çıkmakla sınırlı değildir…

 

İşte bu yüzden,

Demokratik değerleri koruyan, dik durabilen,

Farklılıklara tahammül ederek birlik kurabilen,

İnsandan taraf olan insanlarımızı,

Sorunların da,

Çözümlerin de,

Her şeyin odak noktasına yerleştirmenin,

tam zamanıdır.

 

Bu ülkede yaşayan tüm yurttaşlarla birlikte,

Toplumsal mücadeleyi çözüme ve barışa ulaşıp,

Dünya ile bütünleşene kadar sürdürmenin,

Ve ülkemizi insanca ve özgürce yaşanası bir ülke yapmanın tam zamanı…

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR yazıları