YANKI

Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR
chaglarm@yahoo.co.uk
Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR

Kıbrıslı Türk olmak ve Kıbrıslı Türk kalabilmek

Yayın Tarihi: 15/08/22 05:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Kıbrıs'ta değişim bizim için nedir?
Muhatabımızın, Annan Planı'nındaki gibi tüm dünya olması demektir.

Kıbrıs’ın kuzeyine sıkışıp kalmaktan kurtulmak, ve dünya ile bağlaşık olmaktır.
Değişim, olayları rasyonalize edecek bir takım kalemlerle, yerel kalmak demek değildir.

Çünkü siyasette statünüzü, protokolünüzü muhatabınız belirler.
Muhatabınız kadar dikkate alınırsınız.

İşte yine, hem de Konya’da düzenlenen 5. İslam Dayanışma Oyunları'nda, sporcularımıza uygulanan son "ambargo"dan da görülmüştür ki,

Sayın Tatar da kendi muhatabının sınırlarıyla çevrilidir, ve doğal olarak muhatabı ile özdeşleşme durumu yaşamaktadır.


Kimin mantığı, kimin aklı?
Fakat gelin görün ki, gün geçtikçe edilginleşen, rıza gösteren, güvenini kaybetmiş bir toplum haline geliyoruz...

İyiyi, kötüyü, güzeli, çirkini, doğruyu, yanlışı hep “onlar” biliyor!
“Onlar” biçimlendiriyor.
Kıbrıs'la ilgili rüyalarımızı onlar gördürüyor ve yorumluyor...
Siyasi, ekonomik, sosyal hastalıklarımızın adlarını “onlar” koyuyor...
Suyu, yeşili, betonarmeyi, trendi belirleyip, kentlerimizi düzenliyorlar...

"Bizim" olan, "Bizden" doğan ne var ki?

Ne kaldı ki bizim olan?
Biz kimiz, neyiz?
Özgür düşünceye sahip bağımsız varlıklar mıyız?
Bu toleranssızlığın, bu monotonluğun, bu çıkmaz sokağın liderlerleri olmaktan hiç mi çekinmiyoruz?

Kültür bir birikimdir. Binlerce yılın mirasıdır.
Sanattan mutfağa, müzikten davranışlara, siyasetten insan ilişkilerine kadar uzanır.
Üretimden tüketime, yaşamın her alanında insanoğlunun ürettiği ve taşıdığı herşeydir.
Toplumun zikridir kültür...

 Binbir renkli dünya ebrusu içerisinde,

dünyanın tüm renkleriyle içiçe yaşarken,

kendi rengini kaybetmeden, yok olmadan...
kendi rengini korumak istiyor Kıbrıslı Türkler.

Kıbrıs'lı Türkler modernleşmenin özneleri olmak istiyor.
Kendilerini dünyanın herhangi bir yerinde "evde" hissetmek istiyorlar.

Yüzyıllarca Kıbrıslı Türk olarak yaşayan Kıbrıslı Türkler,

Yirmi birinci yüzyılın modern dünyasında da Kıbrıslı Türk olarak kalmak istiyorlar...

Modern olmak nedir?
Marx’ın deyişiyle modern olmak:

“katı olan her şeyin buharlaşıp gittiği”

bir evrenin parçası olmaktır...
Artık bilginin çeşitlendiği, dolaşıldığı ve paylaşıldığı ağ toplumlarında yaşıyoruz...

Toplumlar da bu ağlar üzerinde kuruluyor...
Peki, bu ağların merkezleri mi var?!

Ama sizler Kıbrıs Türk kültürünü, salt Anadolu ve Orta Asya kültürünün bir alt birimi olarak değerlendirerek, bu yönüyle siyasallaştırıp, etnik benlik içerisinde yeni oluşan siyasi koşullara, ve barış olgusuna karşı bir "direnç" olarak kullanıyorsunuz!
Sizlere göre toplumun ilerlemesinin yolu,  "adam yemek"!

"Tanıtamadık" diyorsunuz...
Neyi tanıtacaktınız?
Kumarhane ve gece kulüplerini mi?
Yoksa! Tüm ülkelerin bağlı olduğu temel hukuki şartlara bağlı olmadığımızı mı?

Bilim, sanat, kültür, beceri, yetenek, ve sezgi...
Bunların tümü insan sermayesi!
Peki ya siz, "düzen" yerine, insana yatırım yaptınız mı ki!?

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR yazıları