Güney Kıbrıs’ta seçimler ve siyasi partilerin konumlanışı!
Güney Kıbrıs’ta Seçimler ve Siyasi Partilerin Konumlanışı!
Güney Kıbrıs’ta (Kıbrıs Cumhuriyeti) 24 Mayıs 2026’da gerçekleşecek olan parlamento seçimlerine artık bir haftadan az bir süre kaldı…
Seçimlere katılacak olan siyasi partilerin kampanyaları çerçevesinde siyasal anlamda konumlanmaları ortaya çıkarken anketlerde çıkan sonuçlar da dikkat çekmektedir…
Güney Kıbrıs’ta bugüne kadar seçim öncesi yapılan anketlerdeki sonuçlar ve seçim günü sandık çıkışı anketleri (exit polls) ortaya çıkan resmi sonuçlara yakın sonuçlar verdiği bir gerçeklik…
Son yıllarda özellikle yakın coğrafyamızda merkez ve geleneksel düzlemde siyaset yapan partilerin kan kaybettikleri bir olgu, bu olgunun önümüzdeki hafta adanın güneyinde gerçekleşecek olan seçimlerde de önümüze çıkması pek muhtemel görünüyor… Yeni oluşan siyasi hareketlerin ve partilerin seçimlere damga vurmaları bekleniyor, ancak buna karşın iki büyük parti; AKEL ve DİSİ’nin ilk iki sırayı paylaşmaları beklenmektedir…
Solun en büyük partisi AKEL emek eksenli söylemiyle seçimlere girerken, çalışanların haklarına odaklanan, kemer sıkma ve neo-liberal politikalara karşı duruşuyla dikkat çekmektedir. Buna ek olarak AKEL konut edinme, sosyal devlet ve gelir dengesizliği üzerinde durmaktadır !
AKEL dış politikada, dış müdahalelere karşı duruşun altını çizerken, İsrail’in Netanyahu yönetimiyle yakınlaşmaya ve ilgili işbirliklerine net şekilde tavır almaktadır. Bunlara ek olarak AKEL Kıbrıs’ın yeniden birleşmesine ve anti-emperyalist, özelleşitirmeye ilişkin karşı duruşunu sürdürmektedir.
Sağın en büyük partisi (-Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) ise seçimlerde; İstikrar ve Sorumluluk kavramlarını ön plana çıkarırken, popülizmden uzak, iş çevrelerinin söylemlerine yakın muhafazakar-liberal söylemleri seçim kampanyasının özellikle ilk günlerinde ön plana çıkarırken, aşırı sağa karşı ve Avrupacı bir kimlik anlayışını benimsemiştir. Ancak seçimlere çok kısa bir süre kala DİKO ve ELAM ile ortak bir koalisyona doğru yönelimi olduğu siyasi kulislerde oldukça fazla dillendirilmeye başlanmıştır. Nikos Christodoulides ve yakın çevresinin bu koalisyon oluşturma sürecinde ne kadar rol aldıklarına ilişkin de siyasi çevrelerde farklı yorumlar yapılmaktadır. Teknokrat ve elit merkezli bir siyasal anlayışa sahip olan DİSİ’nin böylesi bir koalisyona girip girmeyeceğini önümüzdeki hafta birlikte göreceğiz.
DİKO (Demokratik Parti) seçim sonrası kilit parti olma özelliğini korumaya çalışıyor, Kuzey Kıbrıs’taki Demokrat Parti’nin büyük partileri siyaseten ‘’esir alma’’ politikasını sürdüren merkezde, orta ve yaşlı kesime hitap eden ve Kıbrıs sorununda muhafazakar politikasını seçim kampanyası boyunca sürdüren bir parti. Anketlere göre partinin yarışı 4 veya 5.sırada tamamlaması bekleniyor.
Sosyalist EDEK ise seçim kampanyası süresince Kıbrıs’ta federal bir zemin üzerinden birleşmeye şüpheci ve karşı duruşla yaklaşırken, Kıbrıs Elen milliyetçiliğini öne çıkaran bir söylemi benimsemiştir diyebiliriz. Partinin sol kimlik iddiasına ek olarak, Kıbrıs Elen milliyetçiliğinin ön plana çıkarması, partinin seçmen karşısında çelişkili bir pozisyonda kalmasına yol açtığını söyleyebiliriz. EDEK’in parlamentoya girmekte sıkıntısı olduğunu belirtmek durumundayız.
Demokrasi Cephesi (DİPA) seçimlerde gözünü özellikle DİKO ve DİSİ seçmenine dikmiş durumda merkez politikaları benimseyen bir anlamda statükocu bir parti izlenimi vermektedir. DİSİ’nin son 1-2 hafta içerisinde yeniden toparlanma sürecine girmesiyle DİPA’nın baraj sorunu olabileceğini söyleyebiliriz.
Ulusal Halk Cephesi (ELAM)
Seçimlerde büyük bir patlama yapmayı hedefliyor, Elen Milliyetçisi, federal çözüm karşıtı ve göçmenlere tavır alan ELAM Yunanistan’daki Altın Şafak’ın devamı niteliğinde… ELAM’ın üçüncü parti olacağına kesin gözle bakılıyor.
Volt Kıbrıs
Avrupa çapında örgütlenen pro-Avrupa perspektifli, yeşil liberalizmi ve Avrupa genelinde ve Kıbrıs özelinde federal yapılanmayı savunan bir parti kimliğine sahip. Parti bunlara ek olarak, LGBTQ haklarını ve şeffaf bir yönetim vurgusunu kampanya boyunca ön plana çıkardı. Partinin bu seçimlerde kendi çapında büyük bir başarı gerçekleştirerek parlamentoya girmesi bekleniyor. Volt partisinin iki toplumlu olma çabası da dikkat çeken bir özellik.
Doğrudan Demokrasi (ADK)
Fidias Panayiotou’nun insiyatifiyle kurulan parti, var olan tüm kurumlara ve siyasi yapılara kuşkuyla bakan, yeni kuşaklara daha fazla hitap eden, sosyal medya popülizmini ön plana çıkaran ve kurumlara güvenmediğini dile getiren ideolojik anlamda istikrarsız-değişken diyebileceğimiz bir siyasal parti. Partinin %8 civarında oy alması ve parlamentoda 2-3 sandalyeye sahip olması beklenmektedir. Partinin özellikle 2000 sonrası doğan gençler üzerine siyasetini dijital dünya üzerinden yaptığını söyleyebiliriz.
Ekologlar Hareketi (Yeşiller)
Parti dünyadaki Yeşil partilerin aksine devletçi-muhafazakar bir kimliğe sahip ve ulusalcı söylemlere oldukça yakın durmaktadır. Çevreci politikayı da ön plana çıkarmaya çalışan partinin parlamentoya çok da güçlü bir şekilde girmesi beklenmiyor. Doğrudan Demokrasi ve Volt gibi partilerin seçimlerde boy göstermesi AKEL ve DİSİ'ye oy vermeyecekler için yeni alternatif olmaları Yeşiller gibi partilere yönelimleri durdurmuştur diyebiliriz.
Adamızın güneyindeki seçimlere çok kısa bir süre kaldı, Pazar akşamı çıkacak sonuçlara ve koalisyonlara dair daha rahat yorum yapabileceğimize inanıyorum. Herkese iyi bir hafta diliyorum.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.