Siyasette Hakikat Ötesi ve Sığ bir dönem…

Yayın Tarihi: 05/05/26 07:30
okuma süresi: 3 dak.

Siyasette Hakikat Ötesi ve Sığ bir dönem…

Çelişkilerin ve belirsizliğin yaşamımızı derinden etkilediği, siyasette derinliksiz ve hakikat ötesi söylemlerin zirve yaptığı bir dönemden geçiyoruz…

Dünya genelinde böylesi bir süreç yaşanıyor ve ülkemiz de bu hakikat ötesi düzlemde savrulup duruyor….

Ralp Keyes’in 2004 yılında yazdığı kitap ‘’Hakikat Sonrası Çağ’’ ve ‘’Hakikat Ötesi’’ kavramı her geçen gün daha fazla değer kazanmakta…

Keyes kitabında gerçeklerin değersizleşme sürecine girdiğinden bahsederken doğruların toplumlar tarafından eskisi kadar değer görmediği bir dönemden geçildiğini vurguluyor… Hal böyle olunca da Keyes’e göre insanlar doğrular yerine duygularla hareket etme durumunda kalıyorlar…  Böylesi bir durumda da nitelik-liyakat kimi kavramlar yerine nepotizm, duygular ve küçük kişisel çıkarlar ön plana çıkmakta…

Ülkemiz özelinde de siyasette kişisel ihtirasların ve nepotist hallere oldukça sık rastlanmaktadır!

Liyakatın-niteliğin arka plana atıldığı durumlarda da siyaset ve medyada bilgilerin çarpıtılması veya göz ardı edilmesi söz konusu olmaktadır…

KKTC özeline baktığımızda da yapısal tartışmalardan uzaklaşan, hakikat ötesi söylemlerin ön plana çıktığı, popülizmin zirve yaptığı bir dönemden geçiyoruz…

Sistemsel ve doğrular üzerinden siyaset yapanların sayısı gün geçtikçe azalıyor veya yapmaya çalışanlara imkan tanınmıyor…

Bu durum kalıcı mı?

Diyalektik denen bir şey var ve bu da bazı yaşanması gereken süreçlerin yaşanmasının ardından, dönüşümle birlikte kalıcı bir durum olmayacaktır…

Bir değişim söz konusu olacaktır, bu değişim salt yönetenler bağlamında değil sistem-yapı anlamında olacaktır… Ancak bu yapısal dönüşümün orta ve uzun vadede konjoktürle birlikte ve hakikatların ortaya çıkmasıyla mümkün olacağı muhakkaktır…

Bugünlerde yaşadığımız sığ tartışmaları, doğallıktan ve doğruluktan uzak süreçleri siyasi tarih yazacaktır… Çocuklarımız ve torunlarımız bu siyasi tarihi okuyacaklardır… Bizlerin geçmişi okuduğu gibi… Hatta görsellikle de bu yaşananlar gelecek kuşaklara aktarılacaktır…  Siyasi tarihin muhtevasında devletlerin işleyişi, diplomatik ilişkileri, siyasi kültür, siyasi partilerin konumlanmaları ve çalışma biçimleri kadrolaşmaları-kadrolaşamamaları, dış politika yönelimleri, ekonomi politikaları, v.s. Kıscası her şey var….

Siyasetin sığlından yakınmakla kalmamak gerek, aynı zamanda bu sığlığa karşı eleştiri ve özeleştiri mekanizmalarını çalıştırmak durumundayız…Aksi halde su alıp yan yatan gemiden kaçmaktan başka çare kalmaz!


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM yazıları