Doğan Harman`ı yitirdik...
Hakkında kitap yazılacak adamdır, siz bakmayın bu memlekette her önüne gelenin, her aklının kesmediği hakkında konuşmasına Kıbrıs Türk Halkı, önemli bir evlâdını yitirdi
Tam da Mevlâna'nın söylediği, "kırk kapıdan kovulmuş" ama dimdik bir dağ gibi ayakta ölmüş bir insandır, Doğan Harman
1970'lerde, Ankara'da okuyan iki Kıbrıslı öğrenci, komünist oldukları gerekçesiyle, Türkiye'den sınır dışı edilirler Biri Doğan, öteki Naci Doğan, öğrenimine Rusya'da Lomonosov Üniversitesi'nde devam eder ve felsefe doktorası alır Ama bu defa da Rusya'dan sınır dışı edilir Rejime muhalefet ettiği için Kendinin bana anlattığına göre, kendisini uçağa bindiren KGB görevlisi, "Bir daha Rusya'nın hava sahasından bile geçme! Yoksa nerde kaybolacağını kimse bilemez" demiş Oysa o eski sınır dışı kararı gereğince, Türkiye'ye girişi de yasaktır! Gelmiş İstanbul gümrüğüne, doğru içeri " Bu ülkeye giremeyeceğiniz için, yasalarımız gereği, sizi geldiğiniz yere geri göndereceğiz!" Hade bakalım! Geri giderse ne olacağı söylenip, kovulmuş bir adamı, geri KGB'nin kucağına göndermek ne demektir? Doğan, olup biteni anlatıp, bir tek telefon açma hakkı istemiş ve almış! Rauf Denktaş'ı aramış! Ve Türkiye'ye de girmiş, Kıbrıs'a da gelmiş
"Denktaş"la arası iyi diyenlerin, bu meseleden haberi olmadı tabii
Tanıdığım en üst düzey felsefe bilgisi ve algısına sahip adamdır Bizim gibilerde eksik olan sistematik yaklaşım, onda bir derinliğe dönüşmüştü Zaten bu derinlik olmasa, Marxizm ile Sufizm'i mezcetmesi de mümkün olmazdı O da anlaşılamadığı bir durumdur
Uniqe, "yegâne", kendine has, her daim yalnız, her daim ayakta bir aydınını yitirdi Kıbrıslı Türkler
Bir filozofu, düşünürü kaybettik
Bütün öteki özellikleri, bunun gerisinde kalır... Doğan Harman, TMT öncesi 9 Eylül Cephesi kurucularından, şehit Kubilây Altaylı'nın kız kardeşinin çocuğu idi
Son sohbetlerimizden birinde, bana: "Dayımın yatağı, evde duruyor" dediydi
1957'den beri
Milliyetçi geçinen hokkabazlara karşı agresifleşmesinin bir nedeni buydu herhalde
Sola karşı hırçınlaşmasının sebebi ise sol fikir dünyamızın felsefi sefaleti idi
Bu memle kette, ben dahil kavga etmediği adam kalmadı Birikiminden dolayı, kendi doğrusundan o kadar emindi
Doğan, yukarıda da söyledim; bir yazı ile anlatılamaz Teşkilât günlerinde yaptıklarını mı anlatayım Oturup, bir kasa rakıyı içmesini mi? "En güzel kavga, Rusça yapılır Onun için kendinize Rus eş seçin!" demesini mi? Telefonu açıp, "N'oldu be karabatak? Gene kayboldun ne!" diye sövmesini mi?
Dün akşam, kimsenin sevmediği kadar sevdiği ama her gün de kavga ettiği "Hambo" ile buluşup, masayı kurmuşlardır, eminim Naci Talât'a, Hambo derdi
Başımız sağolsun Kıbrıslı Türkler Her "statüko" dediğinizde, bu deyimi ilk defa kullanan adamı hatırlayın Güle güle sevgili dostum
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.