Ahkâm-ül evkaf hakkında

loading
2 Haziran, Salı
£

8.49

7.56

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Ahkâm-ül evkaf hakkında

Dünden devam ediyorum…

1878'de adanın İngiltere'ye devrini düzenleyen 1878 Kıbrıs Konvansiyonu'nu ek anlaşmasının bir maddesi, Kıbrıs'taki Müslüman evkafının, padişah ve İngiltere'nin atayacağı birer murahhas tarafından yönetileceğini belirler. (2. Madde)

Osmanlı'nın Kıbrıs karşısında İngiltere'den istediği tek şey, adanın 92.500 sterlin karşılığı yıllık vergisinin toplanıp, İstanbul'a verilmesidir. Oysa bir kaynağa göre o devirde Evkaf'ın yıllık akarı, 5 milyon sterlinin üzerindedir! İngiltere o "vergi"yi de toplamış ama İstanbul'a bir tek kuruş ödeme, yapmamış, Düyun-u Umumiye. Borçlarına karşılık, el koymuştur.

1878 tarihli Kıbrıs Konvansiyonu gereğince Evkaf'ın Türk Murahhası, Sadık Efendi'dir. 1903'te, Evkaf Murahhası Sadık Efendi ölünce, Evkaf tercümanı Musa İrfan Bey'in başını çektiği bir karışıklık çıkar. Önce kadı Vecihi Efendi'nin zikir toplantıları, padişaha "Jön Türk toplantısı" diye jurnal edilir. Sonra, ayni kişiler, İngiliz yöneticilere de kadıyı "padişahçı" diye şikayet ederler. Kadı, girdiği bunalım sonucu, çıldırır!

26 Şubat 1904 günü, müftünün de desteğini alan Musa İrfan, Şeyhülislâm tarafından, Evkaf Murahhaslığı'na atanır. 1906'da bu defa da Musa İrfan, kadılık tarafından İstanbul'a "Jön Türktür" diye jurnallenir ama, Evkafı Hümayun Nezareti, kendisine dokunmaz! Onun yerine, hükümeti yanılttığı gerekçesiyle kadı geri çağrılıp, Kıbrıs Kadılığı'na Numan Efendi atanır.(1907) 1912 yılında Kıbrıs'ta öğretmen olarak bulunan Müçteba Öktem'in anlattıklarından, "Evkafçılar / İrfancılar"ın zaten yönetimin adamı olduklarını,"sözde" Osmanlı hükümetine tabi olan müftünün de aslında, İngilizlere "mütemayil" olduğunu, "gerçek milliyetçilerin" , öğretmen Remzi Bey (Okan), Jön Türk Mehmet Rifat Bey (halk arasında, hala Con Rifat diye bilinir) gibi birkaç aydın olduğunu anlamaktayız.1

Musa İrfan'dan sonra uzun yıllar, İngilizler Türklerin lideri olarak Evkaf Murahhası'nı tanırlar. Ne de olsa, Evkaf-ı Hümayun Nezareti tarafından atanmıştır. 1913'te yasama meclisine de girmeği başararak, İngilizler nezdinde Türk Toplumu lideri rolüne yükselip, müslüman Evkafı'nın yani " yıllık beş milyon sterlinlik bir akar"ın2 İngilizler elinde, adanın Türk halkına hiçbir hayrının dokunmamasının, sağa sola peşkeş çekilmesinin, Rumlara dağıtılarak tapulanmasının, mimarı olur.

1925'te Evkafçılar'ın lideri, murahhas Musa İrfan aniden ölür. Evkaf Murahhaslığı'na Defterdarlıkta muhasip (bazı kaynaklara göre tercüman) olarak çalışmakta olan, müftünün kardeşi Cemal Efendi'nin oğlu ve kızının kocası Mehmet Münir atanıverir.

20 Kasım 1928 tarihinde yayınlanan bir emirname ile, İslam Malları İdaresi (Evkaf Yönetimi) yeniden düzenlenir. Buna göre:

a) Kıbrıs'ta İslam Dini'ne ait her türlü camii, mezarlık, okul ve diğer dini kurumlara ait, taşınır ve taşınmaz malların yönetimiyle ilgili yasalar yapmak yetkisi, valiye veriliyordu.

b) Artık. Evkafı yönetmek üzere atanacak iki murahhastan. Kıbrıslı olanı da vali atayacaktı.

c) Evkaf çalışanları, sömürge memuru statüsünde olacaklardı.

d) Bunların maaşları, evkaf gelirlerinden karşılanacaktı

e) Vakıf mütevellilerinin atanması ve azli, valinin de onayı ile evkaf murahhası tarafından yapılacaktı.

f) Evkafın gelir fazlası, eskiden olduğu gibi. İstanbul'daki Evkaf hazinesine değil. Kıbrıs Evkaf hazinesine yatırılacaktı.

g) Vali gerekli gördüğü zamanlarda, bu yasaları değiştirilebilecek, vergi ve harçları saptayabilecekti.

h) Uygulamada, bu fermanın hükümleri esas alınacaktı.

Ahkâm ül Evkaf artık ölmüştür…

Taa 1959'a kadar… 1960 KC anayasasında adı yeniden geçer… Bugün de anayasada vardır…

Bu tarafta bütün bunlar oluyorken, Kilise mallarının ve Hıristiyan vakıflarının idaresi, tamamıyla başpiskoposluğun yetkisinde idi. Neden? Nasıl olur? Onu da yarın anlatacağım ama İslâmi bir hayır kurumunun, bir gayri müslim tarafından yönetilmesine katlanmayan Türkler bu durumu, gelişmelerinin önüne bilinçli olarak konmuş bir engel olarak algıladılar! Haklı olarak…

Devam edecek…

1 - Prof. Derviş Manizade , 65 Yıl Boyunca Kıbrıs s.515

2 - C. Ünlü , Kıbrıs'ta Basın Olayı s.34

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.