Hükümetin yarattığı enformasyon zehirlenmesi

Yayın Tarihi: 24/01/23 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Enformasyon boşluğu diye bir şey var.

Bu boşluk artık sıklıkla bilginin doldurması gerekirken boş bırakılması nedeniyle ‘ağzı olanın ağzından çıkan şeylerle’ doldurulduğu bir alan haline dönüşüyor ne yazık ki!

Başbakan Ünal Üstel geçtiğimiz günlerde Ankara ziyareti sırasında üç ana müjde ile ülkemize döndü.

Bunlardan ilki kablo ile elektrik projesi.

İkincisi toplu konut projesi.

Üçüncüsü ise Sosyal Güvenlik Kurumu ile Sosyal Sigortaların iş birliği projesi.

Müjdeler aynen bu şekilde son derece yüzeysel bir açıklama ile duyuldu.

Peki içerikler neler? Kimler bundan yararlanacak? Hangi sorunumuzu çözecek? İşleyiş nasıl olacak? Ne zaman hayat bulacak? Ve daha binlerce cevaplanması gereken soru var.

Müjdeler açıklandığından, ‘Durun bakayım. Müjdelerin içeriğini bir anlayalım. Sonra eleştirecek olan eleştirir, destekleyecek olan da destekler’ dedim bir programımda.

Ve sabırla bekledim.

Hala daha Sosyal Sigortaların birlikte hareket etmesinden kimlerin sağlık hizmetlerine hangi ülkede yararlanacağı net değil.

Sosyal Konut Projesi'ne kimlerin başvurabileceği, hak sahipliği müessesesinin kriterlerinin ne olacağı ve arsa meselesi ile ilgili sıkıntıların nasıl açılacağı net değil.  

Kablo ile elektrik konusu. Birileri üretecek bizde kablo üzerinde enerji mi satın alacağız yoksa, bizim ürettiğimiz ama limitleri zorladığımız güneş enerjisinden elektriğin iletilebileceği iki yönlü bir hat mı olacağı da net değil.

Netlik olmadığı için ise ağzı olan bir laf, sivil toplumu olan bir açıklama, telefonu olan bir sosyal medya paylaşımı yapıyor.

Enformasyon boşluğu işte bunlarla doluyor ve toplum ciddi bir enformasyon zehirlenmesi yaşıyor.

Hükümetin bu konularda açıklayıcı olmamasının altında iki neden yatabilir.

Ya Kıbrıs Türk halkının ne düşündüğü onlar için hiç önemli değil, dolayısıyla onları bilgilendirmek ve tartışmalara son vermek gibi bir gaile taşımıyor. Ya da gerçekten müjde diye duyurduklarınım içerik ve detaylarını onlar da bilmiyor.

Kendi hesabıma söyleyeyim.

Karşılıklı sigortaların iş birliği yürütmesi ve karşılıklı sağlık hizmetinin sigortalar mahsuplaşması üzerinden alınması bir devrim olur. Alkışlarım.

Dar gelirli gençlerin TOKİ modeli bir sosyal konut projesi ile kolaylıkla ev sahibi olmalarını, bu ekonomik ortamda elbette ki alkışlarım.

Elektrik temini konusunda daha hesaplı ve daha güvenli bir yöntem varsa ve kablo da bunlardan biri ise yine alkışlarım.

Ancak bilmiyorum.

Başbakan, adaya döner dönmez. Bir basın toplantısı ile gerçek gazetecilerin karşısına geçip, gelebilecek bütün sorulara hazırlıklı bir şekilde bu müjdeleri detaylandırsa, bu ülke günlerce saplandığı kısır tartışmaya girer miydi? Girmezdi elbette.

Ve ben bu müjdelerin aslında tam olarak neyi içerdiğini biliyor olurdum.

Ancak bilmediğim ve hükümetim benimle iletişim kurmaktan kaçtığı için de burada, bilgi eksikliğime rağmen kendi kendime yorum yapıyorum.

Herkesin yaptığı gibi, hükümetin yarattığı enformasyon zehirlenmesine ben de katkıda bulunuyorum.

Özür dilerim.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Rasıh REŞAT yazıları