Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ulaş BARIŞ | 30 Haziran 2017, Cuma

Guterres, Gordion'un düğümünü çözebilecek mi?

Paylaş  
33
80
39

Crans Montana’da devam eden Kıbrıs Konferansı’nın üçüncü günü, adeta bir Godot havasında beklenen BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ‘Gordion’un düğümünü’ çözüp çözemeyeceğine kilitlenmiş durumda.

Babacan bir adam olan Guterres’in bu düğümü çözüp çözemeyeceğini ilerleyen saatlerde göreceğiz ancak Genel Sekreter'in toplantının başında “Kıbrıs sorunu çok duygusal bir konu. Onun için burada Antonio olarak bulunuyorum, Genel Sekreter olarak değil” demesi, ardından da “Biz Akdenizliler birbirimizi iyi anlarız. Ne zaman Atina, İstanbul ya da Lefkoşa’ya gitsem kendimi evimde hissediyorum” ifadelerini kullanması, dün müzakereler üzerinde toplanan kara bulutları bir anda dağıtıverdi.

Ancak daha yapılacak çok iş olduğu açık…

Sabah saatlerinde sohbet imkanı buluğum üst düzey bir diplomat konferansın kaderinin bugün çizileceğini ifade etti ancak durumun çok zor olduğunu da sözlerine ekledi.

Diplomata göre Guterres’in düğümü çözmesi için adeta ‘şapkadan tavşan çıkarması’ gerekiyor.

Ve Anastasiadis’in seçime çok takmış olmasının süreci zehirlediğini de sözlerine ekliyor.

İlk iki günde burada bunun emarelerini zaten gördük.

Öyle ki dün yapılan Masa 2 toplantısına Rum Liderin “Burada görüştüğümüz konuları teknik komitelere havale edelim, Masa 1 toplantılarına yoğunlaşalım” demesi Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı adeta küplere bindirdi.

Rum Lider bu tavrı ile konferans öncesine ön şart olarak ortaya koyduğu “güvenlik ve garantileri halledelim de sizin konulara da bakarız” anlayışını aynen devam ettiriyor.

Anastasiadis böyle yaparak, Kıbrıs Türk tarafının elindeki kartlarını açmasını zorlaması ve kendi elinde bulunan siyasi eşitlik/etkin katılım konusunu rehin tutması süreci tıkıyor.

Burada yapılması gereken çok açıktır: Konular bir paket olarak masaya yatırılacak ve karşılıklı al-ver yapılarak bu iş halledilecektir.

Ancak Rum tarafı buna yanaşmamaktadır.

Öyle ki, Türkiye’nin konferansın ilk günü yaptığı çok hayati öneriye bile burun kıvırmaları inanılır gibi değildir.

Dahası Türkiye’nin masaya koyduğu teklifi “siz de siyasi eşitlik, dönüşümlü başkanlık konusunda adım atınız, bu teklifi daha da ileri götürmeye hazırız” şekline sunmasını reddetmek ne demektir?

Böyle bir mantıksızlık olabilir mi?

Eğer Rum Liderliği Kıbrıslı Türklere asla siyasi eşitlik vermeyecekse bu iş çok açık olmayacak.

Ve eğer Türkiye hatırı sayılır bir asker çekmez, 1960 garanti sistemini 2017 yılına modifiye etmezse bu iş yine olmayacak.

Onun için en iyi yol karşılıklı tavizlerde bulunup, her iki tarafın da yararına olacak bir formül bulmaktır.

Ancak önce bunun nasıl yapılacağının yolunu bulmak gerekiyor.

Eğer o formül bulunursa Kıbrıs sorununun çözümü için gerçek bir şans olabilir.

Bunu ilerleyen saatlerde anlayacağız…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
0
 
0
 
2
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
23 Eylül 2018, Pazar    Bu işi temizlemek Başbakan'a düşer...
21 Eylül 2018, Cuma    Bütünü henüz yokmuş, parça parça yapalım…
3 Eylül 2018, Pazartesi    Kissinger'in tavsiyesi, adanın kaderi...
1 Eylül 2018, Cumartesi    Marazi zihin faaliyetleri
18 Temmuz 2018, Çarşamba    Ferdi Başkan, Zorlu, İnönü ve tarihi gerçekler…
5 Temmuz 2018, Perşembe    Lute hanım ve olası senaryolar
26 Haziran 2018, Salı    Akıncı, stratejik anlaşma ve tek yumurta ikizleri...
11 Ağustos 2017, Cuma    Veda yazısı...
9 Ağustos 2017, Çarşamba    Düşman ikizler...
8 Ağustos 2017, Salı    Aslında ev yok…

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Bu işi temizlemek Başbakan'a düşer...
Ulaş BARIŞ | 23 Eylül 2018, Pazar
Cumhurbaşkanı çok üzgündür.
Sadece üzgün değil ayrıca kızgındır da...
Cumhurbaşkanı derken Mustafa Akıncı’dan bahsediyorum.
Üzüntüsünün ve kızgınlığının sebebi ise Derinya ve Aplıç kapılarına saplanıp kalan siyasi ...
Bütünü henüz yokmuş, parça parça yapalım…
Ulaş BARIŞ | 21 Eylül 2018, Cuma
Bütünü henüz yokmuş, parça parça yapalım…
Geçen gün programda Araştırmacı ve benim gibi Kıbrıs sorunu için fazlaca mesai yapan Mete Hatay, ‘big bang’ ya da Türkçesi ile ‘toptan/bütünlüklü çözüm’ yerine, ‘parça parça ...
Kissinger'in tavsiyesi, adanın kaderi...
Ulaş BARIŞ | 3 Eylül 2018, Pazartesi
Tarih 13 Ağustos 1974…Sabah saat 9.00…Yer Oval Ofis, Beyaz Saray-Washington…
Amerikan Başkanı Gerald Ford, Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Henry Kissinger ile Ulusal Güvenlik Konseyi’nden General Brent ...