Ana Sayfa >> Yazarlar Erçin ŞAHMARAN | 11 Ocak 2017, Çarşamba
Zamana bırakmak belirsizliğin devamıdır
Paylaş  
13
25
12

Kıbrıs sorunu müzakere süreci Cenevre’de devam ediyor.

Kıbrıs adasının ve ada insanlarının gözü kulağı Cenevre de.

Kıbrıs’ın kaderi, geleceği konuşuluyor.

Konu elbette zor, zor olmasının en büyük sebebi, zamanla her iki tarafta da mevcut durumun kalıcılaşması.

Yani sorun yine zamana bırakılırsa, ötelenirse, karmaşık durum daha da zorlaşacak.

Önemli bir fırsat var, 1960 yılından buyana ilk defa bir zirve modeli gerçekleşecek.

Uluslar arası konferans, çoklu veya 5’li adı ne olursa olsun, hem adadaki taraflar, hem de garantör ülkeler ilk kez bir araya geliyor.

Liderlerin geleceği aşama, garantör ülkelerin katılım seviyesini, müzakere konularını daha da netleştirecek.

Türkiye elbette başka konularla sıkıntılı günler yaşıyor.

Terör, ekonomi, Başkanlık sistemi ile ilgili Anayasa değişikliği süreci, Kıbrıs konusundan daha öncelikli.

Özellikle bölgesel güvenlik, garantörlük konusuna daha fazla önem verilmesini getiriyor.

Bu konu 12 Ocak’ta gündeme gelecek ve belki de müzakerelerin bitmesine veya devam etmesine sebep olacak.

Bunun yanında mülkiyet de önemli ve zor konu, özellikle bizim için.

Kıbrıslı Rumlar için güvenlik ve garantiler yanında yönetim ve güç paylaşımı da esas sorunlardan.

Kıbrıslı Türklerle devleti, adayı yönetmeyi paylaşmak.

Biz toprak vermek konusunda ne kadar hassas noktada isek, onlar da yönetimi paylaşmak açısından o kadar hassas ve isteksiz.

Yoksa aynı konular yıllardır konuşuluyor, yıllar geçtikçe de konular zorlaşıyor, toprak ayarlaması zorlaşıyor, bölgesel güvenliğe bağlı olarak garantiler konusu zorlaşıyor, Rum tarafının tek başına yönettiği devlet ve imkânlarını, uluslar arası tanınmışlık avantajını paylaşmak zorlaşıyor.

İç siyasete ve zamana bırakılan süreç gün geçtikçe zorlaşıyor ve zorlaşmaya devam edecek.

Bugün yakalanan çok önemli bir fırsat var.

Kıbrıs’la ilgili tüm taraflar ilk kez bir araya geliyor, bu fırsat iyi niyetle kazanıma dönüşmeli.

Zaman, özellikle Kıbrıslı Türkler için çok önemli, çünkü zamanla eriyen, çözülmedikçe, çözülen, her türlü hukuksuzluk ve keyfiliğe mahkûm edilen taraf, Kıbrıs Türk tarafı.

Tabi ki her şey sadece bizim elimizde değil, ama belirsizliğin bitmesi, ihtiyacımız olan en önemli beklenti.

Kıbrıs adasının her alanında eşit söz hakkına sahip olmak, yaşadığı ülkenin yönetimine katkı koymak, uluslar arası tanınan ve bilinen bir ülkenin vatandaşı olmak, bunlar en önemli kazanımlarımız olacak.

Kıbrıs adası tüm bunlar yanında barışı kazanmalı, toplumlar arası barış tüm kazançlardan en önemli ve en anlamlısıdır.

Daha önce yine yazdım, yeri geldi şu cümleleri tekrarladım;

“Esas mesele gerçekten istemek ve radikal adım atmak. 

Aslında çözmekten çok, barışmaktır yapılması gereken. 

Barış olduktan sonra zaten çözüm kendiliğinden gelir. 

Geçmişten ders çıkarmak, af dilemek ve affetmek. 

Bu sorunun zararı, bugüne kadar kazandırdıklarından çok. 

Güney kazandı, kullandı ama artık sonuna geldi. 

Bizde azınlık da olsa kazanan ve devamını isteyen bir kesim elbette var. 

Söylediğim gibi barışmak çözmenin ilk adımıdır.” 

Olur mu, olmaz mı, bunu yaşanan süreçler için de göreceğiz.

Altını bir kez daha çizmek gerek;

Uzayan süreç soruna çare değil, engel olur, mevcut durum kalıcılaşır, toprak ve mülk hareketleri içinden çıkılmaz noktalara gelir, nüfus hareketliliği gün ve gün değişir.

Cenevre önemli bir fırsat ve dönüm noktasıdır.

Amaç masadan kaçan taraf olmamak değil, Kıbrıs adasına barışı getirmek olmalıdır.

Sadece kendi önceliklerini, kendi toplumsal çıkarlarını düşünen bir müzakere şekli, çözümü kendince şekillendiremez.

Kendi toplumu yanında, diğer toplumunda benimseyeceği bir çözüme katkı koymaya çalışmak, her iki taraf müzakerecileri için en önemli başlangıç noktası olmalı.

Bu düşünce her iki taraf için de geçerlidir.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
22 Mart 2017, Çarşamba    Önce gözünün önündekileri gör
20 Mart 2017, Pazartesi    Akaryakıt şirketleri neden sessiz?
17 Mart 2017, Cuma    Uyansak da kabus bitmeyecek
15 Mart 2017, Çarşamba    Neden susuyoruz?
13 Mart 2017, Pazartesi    Dürüst ve Atun sadece siyasetçi
10 Mart 2017, Cuma    Matbaa yok, yasa var
8 Mart 2017, Çarşamba    Üzülme KKTC
6 Mart 2017, Pazartesi    Başbakan neden seçim istemişti?
3 Mart 2017, Cuma    Turizmci umutlu ama mutsuz
1 Mart 2017, Çarşamba    Maliye Bakanı Denktaş; "Üleşilecek miktar 4 milyon TL'dir"

Önce gözünün önündekileri gör
Erçin ŞAHMARAN | 22 Mart 2017, Çarşamba
Millet nedir, milliyetçilik, vatan, toprak.
Sınırların olması, sınırlarda askerin nöbet tutması yeterli mi?
Güvendir vatan, huzurdur, yaşamdır, özlemektir, bırakamamak, ayrılamamak, kokusunu, toprağını, insanını, kü...
Akaryakıt şirketleri neden sessiz?
Erçin ŞAHMARAN | 20 Mart 2017, Pazartesi
Vergi nedir?
“Halk hizmetlerini yerine getirmek için devletin yurttaşlardan herkesin geliri ölçüsünde topladığı paradır. Vergi, kanunlara dayanılarak alınır.”
En basit tanımlamayla vergiyi bu şekilde özetleyebiliriz...
Uyansak da kabus bitmeyecek
Erçin ŞAHMARAN | 17 Mart 2017, Cuma
Git gide normalleşiyor.
Her gün olmasına, acılara, gözyaşına, feryatlara, ocakların sönmesine, çocukların öksüz kalmasına alışıyoruz.
İçimde tarifsiz bir acı var, gerçekten anlatmam mümkün değil.
Tüylerim diken dik...