Ana Sayfa >> Yazarlar Erçin ŞAHMARAN | 17 Şubat 2017, Cuma
Mesai saatleri, Güzelyurt Hastanesi, işte biz
Paylaş  
9
23
8

Akşamdan sabaha herşeyin değişebileceği bir ülkede yaşıyoruz.

Bu anlamda bir istikrarın sahibiyiz.

Daha önce yazmıştım, hayatımız belirsizlikler üzerine kurulu.

Siyasete, seçimlere, kazanmaya, saçma sapan gündemlere harcadığımız zamana, enerjiye yazık.

Daha organize, daha güçlü bir sistem kurulmalı.

Her dönem, her isteyen, keyfine göre devlet çarklarıyla oynamamalı.

Böyle devlet olunur, insanlar devlete böyle güvenir, inanır, benimser.

Peki, nasıl olacak?

Kendi mesai saatlerini bile bir düzen ve sistem içinde düzenleyemeyen, çalışma organizasyonunu dahi yapamayan bir mekanizma.

Kamuda çalışma saatlerinin krize dönüştüğü bir devlet.

Özel sektör de bir işçi, gecenin bir saati, çamur yoğurma makinesine düşerek hayatını kaybediyor, üstelik hafta sonu.

Ne saati belli, ne günü, ne zamanı, kimsenin derdi olmadı.

Devlet sadece kamu kaynaklarını kullananların, sadece vergi, sadece hamaset, sadece sözle yaşatılmak değil.

Devlet bir irade, bir gelenek, kural, kanun, plan ve ciddiyetle yaşar, yaşatılır.

Devletle, devlet olanaklarının partileştiği bir düzen bizimkisi.

Kamusal reformları, kendi işleyişini, bürokrasisini düzenlemeyi, güncellemeyi, vatandaşına kamusal hizmeti hızlı ve kaliteli sunmayı, ekonomik protokollere bağlayan, buna rağmen yapamayan bir sistem neyi düzeltecek.

Hamasete, siyasi manevralara ve günlük kısır kavgalara heba ediliyor güzelim memleket.

Geçtiğimiz Pazar gecesi saat 22.30 civarı telefonum çaldı.

Dipkarpaz Belediye Başkanı Suphi Coşkun.

“Şuan hastaneye geldik, çocuk hasta, sıcaklığı düşmüyor. Sadece iki hemşire var. Doktor yok, ilaç yok, eczaneler kapalı. Şimdi biz ne yapalım? Derdimizi kime anlatalım? Bunlarda gündeme getirilsin.”

Sağlık tartışmaları sürerken bir başka pencereden, bir başka bakış açısı, başka bir gerçek.

Bunları kim, nasıl düzeltecek, var mı böyle bir dert?

Bir hastane yapılmasını bile yüzüne gözüne bulaştıran bir yönetim.

Bu saatten sonra Güzelyurt hastanesi yapılsa ne olur, yapılmasa ne olur.

İllaki birileri memnun olacak, illaki birileri pastadan pay alacak.

Bu iki olayın ortak bir noktası var.

Bu iki olay bizim gerçeğimiz ve 1974 sonrası yarattığımız düzenin, normalleştirdiği, sıradanlaştırdığı, şaşırmadığımız, gülüp geçtiğimiz yaşanmışlarımız.

En kötüsü, bu tür gelişmeler Kıbrıslı Türklerin geneline yakıştırılıyor.

Kıbrıslı Türklerin kendine güvenini zedeliyor, ülkesine inancını törpülüyor.

Kişiselleşmeyi, aynılaşmayı, düzene ayak uydurmayı güçlendiriyor, teşvik ediyor.

İçimizdeki doğruları, yanlışlarla imtihan ediyor.

Ortak kayıplar artarken, ortak sevinçlerimiz azalıyor.

Paylaştığımız, sevindiğimiz, konuştuğumuz, ortak başarı öykülerine, güzelliklere, mutluluklara, ortak vicdan muhasebesine ihtiyacımız var.

Bu ülkede güzellikler de var demeyi özledik.

Ortak derdimiz vicdan olsun diyorum.

Vicdanımıza soralım, vicdanımızla cevaplar arayalım.

Bu hale nasıl geldik, bu düzeni nasıl kurup, hala korumayı başarıyoruz.

Soralım vicdanımıza;

Bu kadar küçük bir ülkede, bu kadar yerleşmiş sorunlar da payımız nedir?

Bulunacak cevaplar ortak düşüncemiz olsun.

Ortak düşüncelerimizin birleştiği gün, aydınlıklar yakındır.

 

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
24 Nisan 2017, Pazartesi    Arabesk
21 Nisan 2017, Cuma    Başbakan "Resmi devlet törenine özel araçla gidemezdim" demişti
19 Nisan 2017, Çarşamba    KKTC'den mesaj almak
17 Nisan 2017, Pazartesi    Türkiye'nin referandumu, Rum tarafının tavrı ve Kıbrıs
14 Nisan 2017, Cuma    Trafik cezaları neden geç geliyor?
12 Nisan 2017, Çarşamba    Sigorta var fakat ödenmiyor
10 Nisan 2017, Pazartesi    "Bu toprağı öptüğüme pişmanım"
7 Nisan 2017, Cuma    Hukuk isyanı
5 Nisan 2017, Çarşamba    Güven artırıcı önlemlerin amacı nedir?
3 Nisan 2017, Pazartesi    Hayvanlar ve insanlar arasında ki farklar

Arabesk
Erçin ŞAHMARAN | 24 Nisan 2017, Pazartesi
Bir insan, bir başka insana kıymışsa, esas sorun budur.

Can almanın, kıymanın, cinayetin, erkeği, kadını, dili, dini, ırkı olmaz.

Sorun budur, öz, gerçek, önemli olan bir insan yaşamının, bir başka insan istedi diye...
Başbakan "Resmi devlet törenine özel araçla gidemezdim" demişti
Erçin ŞAHMARAN | 21 Nisan 2017, Cuma
Başımızı kuma sakladıkça değişen bir şey olmayacak.
Bir ülkede, bir düzen olur, sistem, oturmuş mekanizmalar, kendi kendini tamamlayan çarklar olur.
Hükümet, iktidar kim olursa olsun, bu çarklar çalışmaya devam eder...
KKTC'den mesaj almak
Erçin ŞAHMARAN | 19 Nisan 2017, Çarşamba
Türkiye seçimini tartışadursun.
Bu referandum kolay kolay unutulmayacak, sular durulmayacak.
AKP 2001 yılında kuruldu, 2002 yılında tek başına iktidar oldu.
İktidarın ilk yıllarında geleneksel ve muhafazakâr siyase...