Twitter hükümeti olmayın beyler

Yayın Tarihi: 09/02/18 07:00
okuma süresi: 8 dak.
A- A A+

• Velev ki hükümet üyeleri daha çok kitleye ulaşmak isteyip de facebook üzerinden paylaşımlarda bulunsalar dahi bu da tamam değil. Çünkü herkes facebook kullansa dahi birçok vatandaş facebooku hükümetin icraatlarını takip etmiyor. Yani bu da demek oluyor ki bir hükümet üyesi facebook ya da twitter üzerinden bir paylaşımda bulunduğunda çok kısıtlı bir kesime ulaşıyor. Yanılmıyorsam facebookun izin verdiği arkadaş liste sınırı zaten 5 bin civarında ama siz Başbakan olarak 188 bin seçmen ve 18 yaş altı ve vatandaş olmayan binlerce insanın başbakanısınız. Yani bu tarz bir iletişim yöntemi inanılmaz bir ayrımcılık taşıyor.

• Başbakan Tufan Erhürman'ın Ankara Hükümetiyle ve AK Parti'yle oldukça iyi dostlukları olduğunu uzun zamandır sıkça duyanlardanım. Bu nedenle AK parti Hükümetinin Erhürman Hükümetine tam destek beyan etmesine hiç şaşmıyorum. Bu son derece de güzel bir olaydır bence. İki ülkenin iyi ilişkiler içerisinde olması elbette ki Kıbrıs Türk halkının menfaatinedir.

Sevgili meslektaşım Ulaş Barış dün çok güzel bir yazı paylaştı ve hükümet üyelerini çok haklı çerçevede eleştirdi. Yazısını okudum. Sonuna kadar katılıyorum dostumun yazısına. Başbakan Tufan Erhürman'dan tutun da kabine üyelerinin hepsi sosyal medya hesabından paylaşımlarda bulunuyorlar. Aslında bu tarz vatandaşa ulaşma metodu muhalefet dönemlerinden kalma bir alışkanlık ama son derece yanlış bir durum artık.

Bunun eksilerini dile getirelim. İster başbakan olsun ister diğer hükümet üyeleri olsun öncelikle şunu bilmeleri lazım, bu ülke de herkes twitter kullanmıyor. Yani bir başbakan ya da yardımcısı twitterden mesaj attığında bunu görenlerin sayısı oldukça az. Diğer yandan twitterden daha aşağı bir tarz olan hani twitter meselesi daha entelektüel ve aydınların kullandığı bir mesajlaşma aracı olduğunu göz önünde bulundurursak, facebooksade insanların, yani ölümlülerin !kullandığı bir haberleşme aracıdır.

Velev ki hükümet üyeleri daha çok kitleye ulaşmak isteyip de facebook üzerinden paylaşımlarda bulunsalar dahi bu da tamam değil. Çünkü herkes facebook kullansa dahi birçok vatandaş facebooku hükümetin icraatlarını takip etmiyor. Yani bu da demek oluyor ki bir hükümet üyesi facebook ya da twitter üzerinden bir paylaşımda bulunduğunda çok kısıtlı bir kesime ulaşıyor.

Yanılmıyorsam facebookun izin verdiği arkadaş liste sınırı zaten 5 bin civarında ama siz Başbakan olarak 188 bin seçmen ve 18 yaş altı ve vatandaş olmayan binlerce insanın başbakanısınız. Yani bu tarz bir iletişim yöntemi inanılmaz bir ayrımcılık taşıyor.

Elbette ki bu bir alışkanlık ve tarz ve gerek Tufan hoca gerekse diğer hükümet üyeleri bu tür bir iletişim kurmak isteyebilirler ama bir iletişimci olarak bunun doğru olmadığı gibi yeterli olmadığını da söylemem gerekiyor.

Yani Ulaş Barış'ın eleştirileri son derece yerinde.

Bu arada kimse alınmasın ama bilinmesinde fayda var ki şu an vatandaştan hükümete ciddi tepki oluşmaya başladı. Yani bu konu eleştirisel anlamda herkesin ağzında. Siyasiler yoğunluktan bazı şeyleri duymayabilirler. Bizden söylemesi.

Böyle olunca hükümetin ağırlığı olmuyor. Örneğin siyasiler iyi soru soran gazetecileri sevmezler ve onlarla çok muhatap olmak istemezler. Ulaş buna da değindi. 19 yıllık gazetecilik hayatımda hükümet üyelerinin pek azı benimle mülakat yapmış ve pek azı bana konuk gelmiştir. Nedir bunun sebebi ? Mutlu olmayacakları soruları çekinmeden soracak olmamdır. Bilgiden büyük silah mı var ?! Bu nedenle pek azı bana konuk gelirler.

Ankara'nın kredisi ne kadar süreli

Türkiye Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay, koalisyon ortaklarını bir bir ziyaret edip Türkiye hükümetinin desteğinin yüksek olduğunu ve işbirliği yapmaya hazır olduklarını söylüyor. Son derece güzel bir davranış. AK Parti Hükümeti'nin bizim hükümetimize büyük destek vermesine sevinmek lazım. Ama benim asıl merak ettiğim bu desteğin süresi ne kadar? Yani vadesi ne kadar? Nereye kadar sürecek bu destek?

Demem o ki hali hazıra imzalanmış olan ve uygulanmayan mali protokolü bu hükümet uygulayacak mı? UBP-DP uygulamıyordu. Ondan önce CTP-UBP'de uygulamamıştı aynı protokolü. Peki şu an ki hükümet geri kalan 10 aylık sürede uygulayacak mı? Yani uygulamazlarsa bu destek devam edecek mi?

Keza 2018 yılının sonunda üç yıllık yeni bir protokol imzalanması gerekiyor ki söz konusu dörtlü koalisyon bu konuda "evet müzakere etmeden imzalayacağız" diye bir söz verdiler mi? Ya da "müzakere edip de imzalayacağız, durun bakalım bize uyarsa" mı diyecekler ?

Bu nedenle ben sorma ihtiyacı hissettim, Ankara hükümetinin "sonsuz destek, en büyük destekçiniz" olacağız söylemleri mevcut durumun devamıyla söz konusu olabilecek mi?

Ankara'nın iyi niyetinden şüphemiz yok

Yeri gelmişken şunu da söylemekte fayda var. Ankara Hükümeti'nin Kıbrıs Türk halkının hem güvenliği hem de ekonomik refahı için ortaya koyduğu özverinin manevi karşılığı hiçbir şekilde ödenemez. Kıbrıs Türk halkı bugünkü refah yaşamını Türkiye Hükümetine borçludur. Bizzat Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a borçludur. İsteyen kabul etsin istemeyen etmesin ama gerçek budur. Fakat bizde siyasi partilerin adetidir "Anavatan der, uyum içindeyiz der, hep birlikteyiz der" ama bildiğini okur. Bu durum kimsenin bilmediği bir durum değil. Aktörler bir nebze değişti ama umarım partilerin huyları da değişmiştir. Birikim Özgür, "CTP, artık ekonomik protokol imzalamayan parti olmamalıdır" dedi seçim kaybetti. Sadece küçük bir hatırlatma.

Ankara, Erhürman'a güveniyor

Son söz olarak şunu da söylemeden yazıyı sonlandırmayalım. Başbakan Tufan Erhürman'ın Ankara Hükümetiyle ve AK Parti'yle oldukça iyi dostlukları olduğunu uzun zamandır sıkça duyanlardanım. Bu nedenle AK parti Hükümetinin Erhürman Hükümetine tam destek beyan etmesine hiç şaşmıyorum. Bu son derece de güzel bir olaydır bence. İki ülkenin iyi ilişkiler içerisinde olması elbette ki Kıbrıs Türk halkının menfaatinedir.

****************

Angolemli bakan olacaktı !

Hüseyin Angolemli'nin Meclis Başkanlığı bir süredir tartışılır oldu.Angolemli'yi severim. Neredeyse benim meslek hayatımdan daha eski bir siyasetçi. Yaş itibarıyla artık siyasetin son demine gelmiş biri. Haliyle bu yaşta birisine elbette ki meclis başkanlığı yakışır. Hani birazda onurlandırmak açısından. Fakat yeri gelmişken Hüseyin Angolemli'nin bir açıklamasına kısa bir dipnot düşeyim dedim. Angolemli hani ben makam meraklısı değilim dedi ya, bence de öyledir, yani Angolemli'nin makam meraklısı olduğuna inanmam. Fakat parti içi dengeler açısından Angolemli'nin bakan olması konusunda karar kılındığını sonrasında yaşı nedeniyle bundan vazgeçildiğini, zira partide ciddi itirazların olduğunu da bilmeyenlerin bilmesinde fayda var. Yoksa parti içi itirazlar olmasaydı Meclis Başkanı değil Çalışma Bakanı olacaktı. Hani bakanlık daha yoğun ve daha çok enerji isteyen bir makam. Genç bir kimsenin enerjisi elbette ki daha fazla olur. Bunu SnAngolemli'yeeleştiri olsun diye yazmıyorum. 70 kusur yaşına gelmiş bir siyasetçiye yakışan haliyle Meclis Başkanlığı gibi bir makamdır. Hem temsilidir hem ağırlığı vardır.

*******************

Günün Sözü

Korkma bana âşık olmaktan ya da çekip gitmekten. Çünkü kalbimdeki hiçbir cesedi sahipsiz bırakmadım ben.

Nazım Hikmet

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları